kapat
30.03.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansinvest
 
ABDURRAHMAN YILDIRIM(yildirim@sabah.com.tr )

İş "Ağzınla kuş tutmaya" kaldı

Önce Kasım krizi ortada IMF'nin destek verdiği bir program varken ortaya çıktı.

Şubat krizi kasım ayındaki kriz tecrubesine sahipken ve döviz rezerlerimiz 28.5 milyar dolar gibi rekor bir düzeydeyken patlak verdi.

Kemal Derviş üç ortaklı koalisyon hükümetinin krizleri önleyememesi ve doğru yönetememesi sonucu hükümete dördüncü ortak gibi devreye sokuldu. Çoğumuzun aklının bir köşesinde "Bu adama da iş yaptırmazlar, çelmelerler" diye bir kuşku zaten vardı. Ancak dış kaynağı getirmek için hükümet ortaklarının başlangıçta Derviş'e yardım edecekleri ve en azından tahammül edecekleri bekleniyordu.

Böylece Derviş'le bir ayı aşkın oyalandık.

* Üç önemli gelişme- Son üç gündür işler daha bir tuhaflaştı.

* Kemal Derviş Amarika'dayken "15 Nisan'a kadar 15 kanun" diye ortaya çıktı. Bu belki mali yardımı yapacak olan karşı tarafın isteği. Belki Derviş'in taktiği.

Ancak önümüzde böyle bir takvim var. Bu takvimin gerçekleştirilmesi imkansız değil, ancak zor. Bu nedenle de mali piyasaları önceki günden itibaren müthiş şekilde germiş bulunuyor.

* Bu takvim aynı zamanda hükümet-Derviş çatışmasını ortaya çıkardı. Hükümet ortakları Bahçeli'den başlamak üzere 15 güne 15 kanunun sığdırılamayacağını söylüyor. Yani şimdiye kadar koalisyonun üç ortağı yanında Kemal Derviş dördüncü ortak gibi duruyordu. Şimdi artık Derviş ve diğerleri var. Beklenen çatışma çok erken başladı.

* Dış yardım konusunda ayaklar iyice yere basmaya başladı. 30-40 milyar dolarlık rakam 10-12 milyar dolara indi. Bu miktarda bir mali yardımın alınması elbette büyük başarı ve Türkiye'yi rahatlatır. Ancak yabancılara atfedilen yardım miktarında azalma olduğu da kesin.

* Borsada tarihi düşüş- Şubat ayından beri ürettiğimiz çözüm 15 Nisan'a kadar sonuçlanmak durumunda. Yoksa başarısızlığa uğrayacak ve daha büyük bir kirizle karşı karşıya kalabileceğiz.

Bu dehditlerin etkisi yanında Merkez Bankası'nın dün satacağı döviz miktarını açıklaması ve bu miktarı çok sınırlı tutması kurları fırlattı. Dolar yaklaşık yüzde 10 artarak 1.100 bin lira civarına çıktı.

Faizler Merkez Bankası'nın tutumu nedeniyle düşük kaldı.

Hem siyasi etkenler hem de mali piyasalardaki gelişmeler sonucu borsa tarihi düzeylerine geriledi. Seans içinde 7.068 puana inen endeks dolar bazında 0.66 ile 2.5 yıl öncesi durumuna geri döndü. Endeks en son 8 Ekim 1998'de 0.67 cente inmişti. Borsanın 20 Mart'ta 8.918 puandan başladığı düşüşü dün seans içinde en düşük 7.068'e inerek yüzde 20.7'ye vardı. Dolar endeksinin 18 Ocak 2000'de rekor seviyesi olan 3.79 cent düzeyine göre kaybı yüzde 82.58 düzeyine vardı.

* Yasalar bahane mi?- Çıkartılacak yasaların içeriğine bakınca çok acilmiş gibi görünmüyor. Bu sanki bizim önümüze zorluk çıkarmak için konulmuş gibi geliyor. Sanki"Ağzınla kuş tut öyle gel" denilmek isteniyor. Krizin çıkmasını önleyemeyen hükümet bakalım bu testi geçebilecek mi?

* Sonuç- "Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan önce kendinden başlamalıdır" Sokrates n

Özel emeklilik tamam
sıra vergi düzenlemesindeEkonomideki krizin şiddetinden bugünlerde yapılan bazı iyi işleri de görmüyoruz. Bunlardan biri Özel Emeklilik Kanunu'nun çıkarılması. Özel emeklilik fonlarının denetimi tek elde toplandı. Bu konuda sigorta ve aracı kurumlar sektöründen gelen tepkileri Meclis'te dikkate almışlar. Yasanın bu haliyle çıkmasının kendilerinin içine sindiğini belirten Kurumsal Yatırımcılar Derneği Başkanı Yusuf Ziya Toprak, ilk taslakta yer alan bir çok yanlışlığın düzeltildiğini söyledi.

Hem kişisel tasarrufları değerlendirme hem de sermaye piyasalarında kurumsal yatırımcıları geliştirme açısından son derece önemli olan özel emeklilik fonlarının hayata geçebilmesi için bir adım daha atılması gerekiyor. O da ayrı bir kanunla yapılacak vergi kanunlarındaki değişiklikler. Özellikle de işverenin katılması durumunda bunun belli ölçülerde vergi muafiyetine tabi tutulması sistemin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyor.

İşverenin işçi adına özel emeklilik fonuna katkısının vergiden indirilmesi halinde Türkiye'de 10 yılda 10-15 milyar dolarlık bir birikimin sağlanacağı tahmin ediliyor. Özel emeklilik için çerçeve kanun tamam, şimdi sıra can alıcı nokta olan vergi teşviğinin sağlanmasına geldi.

 
Sabahonline'nın değişen tasarımını nasıl buldunuz?

Eskisine göre çok beğendim
Eskisi daha iyiydi
Farketmez

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır