  
İşte Ankara
Ankara'nın siyasi havasını anlatmak için derin analizlere gerek yok... Sadece "şu konuşma" bile "manzarayı" gözler önüne sermeye yeter sanırız.
Ekrem Pakdemirli:
- Ne yapacaksan hemen yap... On beş günde yaptın yaptın... Gecikirsen herşey yatar...Ve altı ay sonra da.... Bu mekanizma seni öğütür.
Kemal Derviş:
- Farkındayım hoca.
***
TBMM... Halkla İlişkiler binası... B Blok'tayız.
Prof. Ekrem Pakdemirli'nin odasında.
Hoca, bir zamanlar üniversitede "ihtimaller hesabı" dersi vermişti.
Sorduk:
- Derviş'in başarılı olması... Bu işlerin derlenip, toparlanması ihtimali... Nedir?
Ekrem Hoca dedi ki:
- İki cevabım olacak... Bir... Çok kolay... Ve mümkün... İki... Fevkalâde zor... Ve imkânsız.
"Hocam" dedik:
- Bu nasıl cevap?
Pakdemirli'nin yanıtı:
- Meclis bir oy makinesi... Üç lider toplanır, "şu kadar kanunu çıkaracağız" diye anlaşırlar... Hele gruplarına bilgi vermek nezaketini, muhalefetle işbirliği aramak inceliğini de gösterirlerse... Bu işin içinden çok kolay çıkılır... Ama...
- Ama... Nedir?
- Herkesin ayrı bir senaryosu, farklı bir hesabı var... Bu durumda... İşin içinden çıkmak çok güç.
***
"İktidar milletvekili" Prof. Pakdemirli'ye açık seçik sorduk:
- Derviş'in başarılı olacağı konusunda... Derviş'in arkasındaki siyasi destek konusunda... Şüpheleriniz mi var?
Hoca'dan yine "açık seçik" yanıt:
- Bilmiyorum... Kafamda bazı sorular dolaşıp, duruyor.
***
Ekrem Hoca "pratik insan."
Bir ara şöyle konuştu:
- Akşam karar alırsın... Sabah uygulamaya geçersin... Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, milletvekilleri hemen kemerlerini sıkarlar... Meclis lojmanları derhal satılır... Bakanlık sayısını yirmiye indirirsin... Halka moral verirsin... Dolar 825 bin lira olur.
Ve devam etti:
- Türkiye'yi bu krizden çıkaran adam, yarın lider olur.
- Bu kişi Derviş olabilir mi?
- Derviş çok iyi bir stratejist... Başarılı bir kalkınma stratejisi uzmanı... Oysa... Krizden çıkmak için bize "müteahhit kafalı adam" lazım.
***
Ekrem Hoca ile vedalaştık.
Meclis'in "ana binasına" geçtik.
Yine "bir iktidar milletvekilini" gördük... Rıdvan Budak'ı.
Basın toplantısı yapıyordu:
- ...Kemal Derviş... Kıskançlık ve çelme takma belirtileri...
Bunlar "ilginç sözler."
Hemen kulak kesildik.
Rıdvan Bey "veryansın" ediyordu:
- Birbirinin arkasından konuşan bakanlar... Dar siyasi hesaplar... Ufuksuz ve öngörüsüz siyasetçiler...
Sonra da...
Pakdemirli'nin söylediklerinin sanki "fotokopisi" olan sözler:
- İndirirsin Bakanlık sayısını yirmiye... Olur, biter.
***
Ve gazeteye döndük.
Gaziantep'ten bir konuğumuz geldi:
Büyükşehir Belediye Başkanı Celal Doğan.
"Selam sabahtan" sonra, sorduğu ilk soru:
- Demokrasi yaşayacak mı?.. Mutlaka yaşatmalıyız... Söyle... Yaşayacak mı?
İşte "her yönüyle Ankara."
|