kapat
30.03.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansinvest
 
RUHAT MENGİ(rmengi@sabah.com.tr )

Cezasız hukuk devleti!

"Türkiye laik, demokratik bir hukuk devletidir" sözü kalıp halinde ağzımıza takılıp kalmıştır ama söylemiş olayım ki bu sözün son kısmına inanan artık kalmadı.

Ne yazık ki Türkiye'de hak, hukuk tarihe karıştı artık. Haberlere baktığınızda içiniz parçalanıyor; her gün feci bir (ya da birkaç) trafik kazası, hayatının baharında ölen genç öğrenciler, meslek sahipleri, aileler.. Beline tabancayı takıp sokağa çıkan ve kendisine tek söz söyledi diye karşısındaki genci vurup sonra da üzerinden arabayla geçen ve kaçan magandalar.. Evlere saldırıp hırsızlık yapan, kadınlara tecavüz eden, iki bilezik için öldürenler.. Arabalara, insanlara saldıran, Migroslar'ın önünde pusuya yatan, büyük otellerdeki toplantılara kadar sızan kapkapçı grupları..

Bu olaylara planlı şekilde neden olan herkes mutlu.. Sokakta.. Yeni alçaklıklar peşinde. Artık gazetelerde "Trafik kazasında 8/8 suçlu bulundu" haberini görünce, demek ki serbest diyoruz. Akla gelebilecek en ağır suçlardan yargılanan milletvekili "şartlı salıverme"den yararlanıyor.

Kapkaççıları davalardan kurtarmak için her türlü hukuki yardım düşünülmüş. Yaş küçükse serbest. 16 yaşındakilerin bile nüfusa geç kaydettirilerek çocuk sınıfına sokulduğu, aileleriyle bu işleri birlikte düzenledikleri gözönüne alınmıyor, bu detaylar (!) önemli değil. Mahkemeler saldırganlara avukat veriyor, mağdura vermiyor. Mağdurlar "Suçlu ve cezalandırılması gereken onlar mı biz mi?" diye soruyorlar.

Şehirler bir yandan af yasasıyla sokaklara salıverilen onbinlerce suçlu, bir yandan işsizlik nedeniyle suç işlemeye hazır insanlarla dolu..

Ve memlekette ceza yok. Hiçbir suç hakettiği cezayı almadığı için işleyende en ufak bir korku yok (tek korkan namuslu vatandaş.) Yakalandıklarında da, kısa süre sonra serbest kalacaklarını bildikleri için tüm suçlular gülüyorlar zaten..

Amerika'da cezaların arttırılmasıyla ve tartışmasız uygulanmasıyla suçların asgariye indirildiğini defalarca yazdık. Ceza vermeden suçu önleyemezsiniz dedik, karşılık olarak af çıkardılar. Cezaları da tamamen kaldırdılar. Ne toplumda suç işleyene bir ceza var, ne siyasette..

Türkiye "hukuk devleti" tanımının hangi bölgesine düşüyor, keşke hukukçularımız TV'lerde anlatsalar da öğrensek!

Üniversite kapatmak haksızlık!
Fatih Üniversitesi'nin YÖK tarafından "irticai eğitim yapıldığı" gerekçesiyle kapatılmasına karar verilmesi çok büyük bir haksızlık.

Okullarda irticai eğitimin önlenmesi için her türlü önlemin alınmasına bir itirazımız yok, ama yönetimi böyle bir amaç taşıyor diye zaten çok az sayıda olan ve öğrencilerin girmek (ve sonra da bitirmek) için aylarca, senelerce uykusuz kaldığı, ailelerin ise çocuklarını okutabilmek için yemeyip yedirdiği, giymeyip giydirdiği bir üniversitenin kapatılmasına elbette var!

Kurunun yanında yaşın yanmasına, eğitim almaktan başka düşüncesi olmayan binlerce öğrencinin mağdur edilmesine var.

Devlet nasıl ki hatalı yönetilen bankaları fona devrediyorsa, aynı şekilde yönetim hatası olan okulların idaresinin de farklı yönetimlere geçmesini sağlayabilir.

Tepedeki birilerinin hatasını hep toplumun çekmesinden bıktık. Bakanlık ve YÖK tam öğretim yılının sonunda yapılan bu haksızlığa derhal çare bulmak zorundadır.

"VIP"LER

Economy Class"a..
New York'ta yaşayan bir arkadaşım Bush'un başkanlığa seçilir seçilmez Amerikalı bakan ve parlamenterlerden halkla birlikte Economy Class'ta yolculuk etmelerini istediğini ve şu anda bunun uygulanmakta olduğunu söyledi.

Duyunca ABD'nin durumuna üzüldüm doğrusu, maddi sıkıntı içinde olmalılar. Keşke onların ekonomisi de bizimki kadar iyi olsaydı. Bizde milletvekilleri, hele hele bakanlar asla Economy'de yolculuk etmezler. Hatta bırakın onları eşleri, kızları, oğulları, damat ve gelinleri, torunları bile halkın arasına karışmayı sevmez. Hepsi doğru Vip Salonu'ndan geçer ve First Class'a girerler. Haklılar da doğrusu.. First Class insan oldukları başka nasıl anlaşılacak, değil mi ama?

THY Ankara-İstanbul arasındaki uçuşlarda, uçağın ön tarafında bulunan "C-Class"ı 12 yıl önce hangi nedenle kaldırdı biliyor musunuz?

Bakan, milletvekili veya üst düzey bürokratlar gidip C-Class'ta beğendikleri yere oturuyorlar ve koltuğun asıl sahibi gelince de kalkmayı reddediyorlardı. Hepsi kendilerine ayrıcalık tanınmasını istedikleri için her uçuşta tartışmaların, kavgaların arkası kesilmiyordu.

Neticede C-Class kalktı ama aynı düzen devam ediyor. Bu kez THY ön tarafta onlar için belli koltukları ayırıyor, oralara kimse oturamıyor.

Konuştuğum bir üst düzey THY yetkilisi "Tek çare özelleştirme. Daha iyi hizmet vermemizin tek yolu bu. En kötü özel sektör en iyi devlet sektöründen iyidir. Yoksa bu tür yanlışlar önlenemez" diyor.

Yerden göğe kadar da haklı.. Bu kurumlar daha fazla vakit kaybedilmeden özelleştirilmeli.. Sadece THY, Türk Telekom değil, devlet bankaları ve zarar eden tüm kuruluşlar, siyasi itirazlara kulak asılmadan derhal özelleştirilmeli. Ama ondan önce bizim siyasetçi ve bürokratlarımızın da Economy Class'ta uçması sağlanmalı.

Bunu gerçekleştirmeyi de Başbakan Bülent Ecevit'ten bekliyoruz.

 
Sabahonline'nın değişen tasarımını nasıl buldunuz?

Eskisine göre çok beğendim
Eskisi daha iyiydi
Farketmez

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır