kapat
30.03.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansinvest
 
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )

Hoyrat girdik dost bağına..

Mozart ile Beethoven müzikleriyle emniyet teşkilatımıza katılıyorlar.. Hayırlı uğurlu olsun.. Bu sayede elin gavurunu da susturmuş olacağız.. Mozart'a karşı ayıp olacağından, kimse "Polis vatandaşa kötü davranıyor" diyemeyecek..

"Alma memurun ahını.. Çıkar aheste aheste.." Bu laf her ne kadar atasözü değerindeyse de atalarımızdan biri tarafından söylenmedi.. Amirleri tarafından sürüm sürüm süründürülen bir memurumuzun ağzından çıktı..

Lakin doğruluğu şüphe götürmez..

Memur eylemlerinde cinsdaşlarını coplayan polisleri ele alalım.. Daha haftası geçmeden "aldıkları ahların nasıl çıkacağı" belli oldu..

Kanun adına cop sallarken ölçüyü kaçıran polislerimize yasaların, mahkemelerin gücü yetmiyordu.. İşin içinden çıkamayan Emniyet Genel Müdürlüğü yetkilileri işi Mozart ve Beethoven'e havale ettiler..

***

Nasıl mı? Emniyet Genel Müdürlüğü; polislerin gösteriler sırasında sakin kalmalarını sağlamak için onlara sürekli olarak Mozart ve Beethoven'in müziklerini dinletecekmiş..

Karara göre sadece göstericilerle karşı karşıya kalan polisler değil, devriye gezenler de klasik müzikten sebeplendirilecekler.. Bütün polis otolarında sürekli klasik müzik çalınacak..

Görünüşe aldanmayın..
Bu müzik numarası kimin aklına geldiyse Allah razı olsun.. Belki bu sayede elin gavuruna karşı boynumuz bükük kalmayacak.. Önüne gelen "Vatandaşlarınıza neden dayak atıyorsunuz?" diye hesap soramayacak..

Üstelik bundan böyle haber görüntülerine de "Televole tadı" gelecek..

Bir memur eyleminde; polis memurlarını ekranda Beethoven'in opus iki numaralı keman konçertosu eşliğinde vatandaşı döverken izleyebileceğiz..

Dayak yiyen vatandaşların polise Orhan Gencebay'ın "Batsın bu dünya.." şarkısıyla direnmesi işe yaramayacak..

Diyelim ki istemezin birisi "Hükümetimizi elin gavuruna ispiyonlamayı" kafaya taktı.. Geçti TV'nin başına.. Videonun düğmesine basıp haber görüntülerini kayda aldı.. Sonra Uluslararası İnsan Hakları Mahkemesi'ne delil niyetine gönderdi..

Adamlar da koydular bandı videoya.. Baktılar..

Ekrana gelen görüntülerde bir polis memuru elindeki copu vatandaşların kaba etlerine sallıyor.. Onlar da can acısından hop hop hopluyor..

***

Bu durumda yapacakları ilk şey hükümetimizi "İnsan haklarını hiçe saymak.." ve "Vatandaşa kötü muamele etmekle.." suçlamak olacaktır.. İşte polise müzik dinletmenin yararını burada göreceğiz..

"Hayır efendim bu görüntülerde kesinlikle vatandaşa dayak atılmıyor.." diye itiraz edebileceğiz..

- "Peki ne yapıyorlar?" dediklerinde cevabımız hazır:

- Müzik bantları karıştı.. Aslında Mozart'tan alınma bir Münih uzunhavası dinletecektik.. Ancak Huri Sapan'ın "Hoppala yavrum yaz geldi.. Çarşıya kiraz geldi.." türküsü yayına karıştı..

- Eeeee!

- Vatandaşın hoplaması sevinçten.. Kiraz çıktığını duyunca böyle olurlar.. Keyiften hopluyorlar, o hareketler de folklor şeysi..

Klasik siyaseti..
Rahmetli Atatürk bu milleti medeniyet yarışında ileri götürmek için akla gelebilecek herşeyden yararlandı.. Vatandaşı gaza getirme marşları bile yapıldı..

Devlet radyolarında "Türke durmak yaraşmaz, Türk öndeee. Türk ileriii.." marşını yirmi kez çaldırdı.. Ancak gerilerden gelen "Tennenni.. Tennenni tennnei ninanay.." sesleri ahalinin ritmini bozdu..

Sadece ritmini bozsa iyi.. Uykusunu getirdi.. Çalışma isteği bırakmadı.. Rahmetli Gazi de mecburen Türk Sanat Müziği'ni yasaklayıp yerine klasik müzik çaldırmaya başladı..

Hemen hergün mahiyetin "Nasıl ahalimiz bu müziğe alıştı mı?" diye soruyordu.. Onlar da "Sormayın efendim.. Artık köy düğünlerinde bile Çaykovski'nin altıncı senfonisinin Pathetique'i ile halay çekiliyor.. Gerçi Figaro'nun düğününde kız tarafı biraz tatsızlık yapmış ama.." şeklinde raporlar veriyorlardı..

Rahmetli Gazi'ye en fazla umut veren şey de Başbakan İsmet Paşa'nın klasik müzik konserlerini kaçırmamasıydı..

İnönü'yü bütün konserlerde en ön sırada gören vatandaş "Koca İsmet Paşa bu konserlere dayandığına göre biz de dayanmalıyız. Onu cephede yalnız bırakmadık. Klasik müzik konserinde mi yalnız bırakacağız.." deyip salonlara koşuyorlardı..

Paşa'nın kulağının sağır olduğu çok partiye geçişten sonra meydana çıkmasaydı, milletçe klasik müziğin dayanılır birşey olduğuna inanacaktık..

***

Rahmetli Atatürk bir yurt gezisinde Devlet Senfoni Orkestrası'nı da yanına almış.. Nereye gitse orkestra konser veriyor.. Sivas'a da uğramışlar.. Konserden sonra verilen resepsiyonda Gazi Paşamız, davetlilerin batı müziği konusundaki fikirlerini öğrenmek istemiş.. Konseri nasıl bulduklarını sormuş..

Önce Vali konuşmuş.. "Allah sizden razı olsun paşam.. Modern müziği bize tanıtıp ufkumuzu açtınız.." türünden laflar etmiş.. Ardından komutanlar fikirlerini söylemişler:

- "Sayenizde Sivas batı medeniyeti ile tanıştı.." demişler..

Gazi kimle konuşsa aynı övücü cevabı alıyormuş..

Bakmış ki Belediye Başkanı bir kenarda sessizce duruyor.. Özellikle halktan gelen biri olduğundan onun fikrini öğrenmek istemiş ve işaret edip yanına çağırarak;

- Reis Bey.. Siz konseri nasıl buldunuz, diye sormuş..

Belediye Başkanı boynunu büküp cevap vermiş:

- Valla Paşam, demiş.. Sivas Sivas olalı Timur'dan beri böyle zulüm görmedi..

İşte benim bildiğim gerçek de bu..

O yüzden Emniyet Genel Müdürlüğü'nün polislere klasik müzik dinletme projesini sonuna kadar destekliyorum..

İnsanoğlu hilebaz, kimse fendin anlamaz..

 
Sabahonline'nın değişen tasarımını nasıl buldunuz?

Eskisine göre çok beğendim
Eskisi daha iyiydi
Farketmez

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır