kapat
30.03.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 


Ulusoy'un dansı

Üsküp'te kaldığımız otel şehrin tepesinde bir yerde. Her yeri kuşbakışı görebiliyoruz. Maçtan bir gece evvel saat 20.00. Stadın ışıkları yanıyor. En az 15 gazeteci arkadaş, yazar, muhabir ve foto muhabiri, hem yemek yiyoruz hem de sohbet ediyoruz. O sırada bizim Milli Takım da sahada çalışıyor. Antrenman basına kapalı. Şenol Güneş o muazzam taktiklerini futbolcularına son defa uygulatıyor herhalde.

İşin ilginç yönü, antrenman yapılan yer Makedonlar'ın alanı. İstedikleri yerden idmanı izlerler. İşin başka ilginç yönü, bizim Şenol Güneş bundan evvel Makedon takımını canlı olarak hiç izlemedi. Mutlak kasetten seyretmiştir. Ben de izlemedim. Ama Üsküp'te yaşayan, futboldan anlayan çok Türk çocuğu var. Onlara sordum; "Erman hoca" dediler. "Bunlar inatçı bir ırk değil. Eğer korkar da üzerine gitmezsen, seni gelip parçalamaya kalkarlar. Ama biraz dişini göster, bırakıverirler. Hem maçı, hem mücadeleyi."

Nitekim o çocukların söylediğini ertesi günkü maçta aynen gördüm. Ama Şenol Güneş göremedi. Seyretmediği bir takımı nasıl görsün ve çözsün. Ben teknik adamın uygulamalarda iki özelliğine bakarım. Biri oynayacağın yakın tarihteki maçları elindeki imkanlarla ve futbolcu yelpazesiyle en hasarsız biçimde geçmek. Diğeri yeni yeni genç çocuklar bularak, tepedeki artık tabii senatör olma yolunda hızla ilerleyen doymuş futbolcuları tedirgin etmek ve takımı gençleştirmek. Şenol Güneş'te bunların ikisini de göremiyorum. Zahmet edip bir gün evvelki ümit maçını bile seyretmiyor.

Haluk Ulusoy, A Milli Takım'ın çekirdek kadrosuna hemşehrilerini yerleştirdi. Denetleme hiç yok. Maçın sonunda da Şeref Tribünü'nde fenalık geçirmiş. Ulusoy dikkat et. Allah muhafaza sonun, getirdiğin adamlar yüzünden olmasın! Futbol Federasyonu iki şekilde gider. Biri milli maçlar, diğeri hakemler. Sen şu anda iki grubun üzerinde ateş dansı yapıyorsun. Bu kafayla da daha çok fenalıklar geçirirsin.

Hem Mutlu! Hem Çelik!

Ben hakemin Mutlu, Çelik ve Ahlaklısını severim. Mutlu, Çevik ve Ahlaksızını değil. Bu genç çocuk maalesef daha doğmadan yok oldu. Biraz futbol oynamış, sahada sağa sola da koşuyordu ama zaman geçtikçe yönünü şaşırıp ters yönlere koşmaya başladı. Sağda solda "Haluk Ulusoy babamız. Ne derse onu yaparım" diyormuş.

Bak Mutlu, baban senden ne istiyor bilemiyorum. Ama gittiğin yol yanlış. Seni Antalya'daki baraj maçları dahil, uzun zamandır dikkatle izliyorum. Hızla uçuruma doğru ilerliyorsun. Ama seni bu yanlışa götürenler kimler.

Bülent Yavuz, Makedonya'da Gürcan Bilgiç'e diyor ki; "Mutlu az bile oyuncu atmış. En az iki kişi daha atması gerekirdi." Bülent Yavuz'un böyle konuştuğu bir yerde sen de öyle hakemlik yaparsan çok normal. Zaten aksini beklemiyorum.

Eğer bir hakem, hakemse... Ve öncelikle adamsa, çıktığı yoldan geri dönmez. Onlara Türkiye'de 'dönek' diyorlar. Yola çıkmışsın, yanlış veya doğru 4 kişiyi atmışsın. Konyalı futbolcu geliyor sana bir yarım kaburga-dalak çalışıyor. Halini hatırını soruyor, yardımcın da aynı muhataplara maruz kalıyor. Topu üstüne fırlatıyor ve sen ani bir U dönüşüyle depar atmaya devam ediyorsun.

Sana kamuoyunda 'tetikçi' diyorlar. Doğru mu yanlış mı bilemem. Ama senin yerinde olsam bu işi bırakırım. Hakemlik camiasını daha fazla ayaklar altına almanı istemiyorum. Kabahatin yüzde 50'si sende. Yüzde 50'si de Bülent Yavuz'la 'babam' dediğin Haluk Ulusoy'da.

Ama helal olsun sizlere babalar ve oğulları, adeta Sefiller romanı gibi oynuyorsunuz.

Uyanın ey milletvekilleri

Ekonomik olarak hızla derine inmeye başladık. Mayınlanmış denizaltı gibi. Böyle bir ortamda ahlaksızlık da süratle su yüzüne çıkacaktır. Yıllar önce çapkın erkeklerimiz, demirperde ülkelerine giderek 20-30 dolara zamparalık yaparlardı. Ve derdik ki; Rusya'da veya Romanya'da veya Moldova'da memur maaşları 30-60 dolar arasındaydı. Şimdilerde bizim memur maaşları da artık 100 dolar sınırına geldi. Bu hızla 3-5 sene sonra 50 dolar olacak. O zaman da Avrupa'dan Türkiye'ye seks turları düzenlenirse kızmayacağız. Millet Meclisi'nde kadın milletvekilimiz çok az. O zaman erkek milletvekili arkadaşlarımız, biz neler yaptık da bu hale geldik diye hayıflanmasınlar. Bütün sorumluluk onların olacak. Çünkü biz onları Millet Meclisi'ne namusumuz olarak gönderiyoruz, onlara emanetiz. Bilmem anlayabiliyorlar mı?

İnsan bir selam verir

Makedonya'da yaşayan Türkler, yıllardır oradalar. Oradan buraya göç var da, buradan oraya yok. Hiçbir şekilde Milli Takım'ın ahengini bozacak ve futbolculara hakaret ederek konuşacak kimse yok. Çok saf ve temiz bir gruplar. Böyle bir grubu Milli Takım futbolcularına yakınlaştırmak, onlarla biraz sahbet etmek, onlarla fotoğraf çektirmek gerekirdi. En önemlisi maça çoğu 40'la 120 kilometre mesafeden gelen en az 5 bin taraftarın gönlünü almak çok da zor değildi. Bunu yapmak da başta Can Çobanoğlu olmak üzere Şenol Güneş'e düşüyordu. Hadi oyunda futbol olarak çok kötü şeyler yaptınız. Zaman zaman aciz duruma düştük. Ama hiç olmazsa o güzel insanların önüne gidip, bir selam verip öyle içeri girseydiniz. Futbol oynamadınız, bari sonunda centilmenliği iyi yapsaydınız.

 
Sabahonline'nın değişen tasarımını nasıl buldunuz?

Eskisine göre çok beğendim
Eskisi daha iyiydi
Farketmez

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır