  
Net aktif vergisi gündemde mi?
Yaşanılan ekonomik kriz, ekonomideki tüm dengeleri alt üst etmiş durumda. Özellikle 2001 yılı bütçesinin gider hedeflerinde, çok ciddi sapmalar oldu. Başta faiz ve personel giderleri olmak üzere, birçok gider kaleminde, katrilyonlarca liralık bir artış sözkonusu. Bu aşamada, üzerinde durulan hususlardan biri de, ilk kez Nisan 1994 krizinde tanıştığımız, "Ekonomik Denge Vergisi" ve "Net Aktif Vergisi" gibi, kriz dönemi vergilerinin yeniden getirilmesi ile ilgili. Bilmeyenler ya da unutanlar için kısaca özetlemek gerekirse, Ekonomik Denge Vergisi'nde, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, geçmiş yılda beyan ettikleri kazancın yüzde 10'u oranında ilave bir vergi ödediler. Net aktif vergisinde ise, aktif toplamının veya hasılatın belirli bir yüzdesi oranında vergi alındı. Bu vergiler getirildiğinde, şiddetli tepkiler oldu ve aleyhine binlerce dava açıldı.
Yine kümestekiler
Şimdi ise aynı filmin benzeri bir senaryonun hazırlıkları sözkonusu. Ancak, kriz nedeniyle net aktif vergisi, ekonomik denge vergisi ya da benzeri vergilerin getirilmesi, şu anda krizde olan reel sektörü çok daha zor durumda bırakır. Şu ana kadar onbinlerce işyeri kapandı, yüzbinlerce kişi işten çıkarıldı, protesto olan senetler, karşılıksız çıkan çekler, ödenemeyen banka kredileri vergi mükelleflerini alt üst etmiş durumda. Piyasada adeta yaprak kımıldamıyor. Böyle bir ortamda yine "kümesteki kazları" yani kayıtlı vergi mükelleflerini hedef alan ilave vergilerin getirilmesi, çok ciddi tepkilere neden olur.
Anayasamızın 73. maddesine göre verginin ödeme gücüne göre alınması gerekir. Başka bir anlatımla az kazanandan az, çok kazanandan ise çok vergi alınması gerekir. Mevcut vergi sistemine baktığımızda; az kazanandan çok, çok kazanandan ise hiç ya da çok az vergi alındığı farkediliyor. Bununla ilgili sayısız örneklere, bu köşede daha önce yer verildiğini dikkatli okurlarımız anımsayacaktır.
Yasal hırsızlık
Haksız vergileme ya da sınırsız vergileme ile ilgili çok sayıda söz var. Bunlardan birkaçı aşağıdaki gibi.
* Gerekli olduğundan fazla vergi tahsil etmek yasal hırsızlıktır. (Calvin Coolidge)
* Sınırsız vergileme gücü, neticede tahrip etme gücüne sahiptir. (John Marshall)
* Vergileme sanatı, kazı bağırtmadan, ondan mümkün olduğu kadar tüy almaktır. (Jean Baptiste Colbert)
Bir kez daha belirtmek gerekirse, mevcut sistemde "kazı bağırtmadan yolma" konusunda, ciddi sorunlar var. Kazlar üçlü bir ayrıma tabi tutuluyor. "Kümesteki kazlar", "Kümesin dışındaki kazlar" ve "yaban kazları" gibi... Sürekli olarak, kümesteki kazların üzerine gidildiği ve "kazın üzerinde yolunacak tüy kalmadığı", dışarıdaki kazların, özellikle de yaban kazlarının üzerine gidilmesi gerektiği, sık sık belirtiliyor.
Fransızların, "daha fazla vergi almak vergiyi öldürür" diye bir sözleri var. Şu kriz ortamında net aktif vergisi, ekonomik denge vergisi ya da benzeri bazı vergiler getirilmesi son derece yanlış olur ve çok büyük tepkiler doğar. Bu aşamada, vergi sistemi ekonomik faaliyetler için engel teşkil etmemelidir.
|