  
Siyasetçileri anayasaya zincirlemek
Bu ülkede çok büyük heyecanlar yaşandığını görmüş bir kuşağa aidim.
Her seferinde; kurtuluyoruz, "makus talihi" yeniyoruz sandık, kanımız kaynadı, umutlarımız tazelendi; ama o kadar büyük düş kırıklıkları yaşadık ki artık yorulduk.
Bu, sadece bizim kuşağa özgü bir durum değil.
Ülke yoruldu.
Artık anladık ki; bu yöntemlerle siyasi kadrolar değiştirilemiyor, yolsuzlukla başa çıkılamıyor, kültür çürümesi tersine çevrilemiyor, canilerden hesap sorulamıyor.
İyice öğrendik ki; "negatif seleksiyon" bu düzenin dokularına işlemiş; kötü iyiyi kovuyor, ayaklar baş, başlar ayak oluyor.
Görünmeyen kirli eller, her şeyi düzenliyor.
Siz istediğiniz kadar uğraşın, istediğiniz kadar uyarmaya çalışın, istediğiniz kadar kendinizi paralayın; hiçbir şey değişmiyor.
Milyonlarca kişi sokağa dökülse bile, Ankara bildiğini okuyor.
Şimdi "dibe vurma" günlerine geldik.
Artık Türkiye'nin böyle devam edemeyeceğini herkes hissetmekte.
Ortalıkta kaygılı bir bekleyiş var.
Bir dönüm noktasına geldiğimiz belli.
***
Bu hale düşmemiz rastlantı değil.
Temel kurallara ve başka ulusların deneyimlerine boş verip "iyi siyasetçi" aramaya koyulduğumuz için bunlar başımıza geliyor.
Sisteme hiç dokunmadan, bir takım kurnaz siyasetçilerin bizi kurtarmasını istiyoruz.
Bunun mümkün olmadığını öğrenene kadar da başımızı o kayadan bu kayaya vurmaya devam
edeceğiz.
***
Thomas Jefferson demiş ki: "Siyasetçileri zapturapt altına almak için onları anayasaya zincirlemek gerekir!"
İşte bizim bilmediğimiz ve bir türlü denemediğimiz altın formül bu.
Siyasetçilerin iyi niyetine güvenmek yerine, onları sivil ve çağdaş bir anayasaya zincirlememiz gerektiğini bilmiyoruz.
Ama bütün gelişmiş uluslar biliyor.
Zaten bunu bildikleri için de gelişmeye devam ediyorlar.
Bu kural, demokrasinin ve gelişmenin "olmazsa olmaz koşulu".
Er ya da geç biz de bu noktaya geleceğiz.
Biz de olgunlaşıp, sorunun sistemden kaynaklandığını öğreneceğiz.
Ülkenin iyi yönetilmesinin, o kadına, bu adama değil, sağlıklı bir anayasaya ve güçler ayrılığına bağlı olduğunu kavrayacağız.
Ve ancak o zaman bu bezginlikten, bu yorgunluk ve umutsuzluktan kurtulup, normal bir ülke haline geleceğiz.
Şu anda ne yazık ki Avrupa'nın "hasta delikanlısı" yız.
Çünkü siyasetçilerimizi zaptedemiyoruz.
|