  
Türbe ekonomisi
Salıyı çarşamba'ya bağlayan gece, ANAP'ın Meclis Grubu toplantısında yapılan konuşmalar hayli ilginç... Bazı konuşmalardan "özetler" verecek olursak...
EKREM PAKDEMİRLİ:
- Sakın yeni vergi falan getirilmesin... Zira millet çok kızgın... Halk burnundan soluyor.
EYÜP AŞIK:
- Ne yapacaksak hemen yapalım... 550 milletvekili çok... Milletvekili sayısını 300'e indirelim... Bakanlık sayısını da 15'e.
***
GÜNEŞ TANER:
- Kimse Türkiye'ye 25-30 milyar dolar vermez... Gelecek olan para 10-15 milyar doları geçmez... Gerisini, kendi kaynaklarımzdan bulmaya mecburuz... Kasım krizi, gemiye sancaktan vuran dalgaydı... Şubat krizi iskeleden... Dalgalar bitti sanılmasın... Acil önlem alınmazsa, üçüncü dalga arkadan vurur.
***
AYDIN AYAYDIN:
- Türkiye bu krizi aşar... Ama iyi bir ekonomi yönetimi gerekir... Ayrıca... Mali piyasalar polisiye önlemlerle düzenlenmez... Ekonomide bir terör havası estirilirse, işin içinden çıkmak daha da güçleşir.
***
LÜTFULLAH KAYALAR:
- Bankalar birbirlerine, sisteme ve hükümete güvenmiyorlar... İç ve dış mali piyasalar ise Türkiye'ye hiç güvenmiyorlar... Bürokrasi bir türlü tam kapasite ile çalışamıyor... Krizin üzerinden kırk gün geçti... Yönetim zaafı hâlâ sürüyor.
***
Bunların hepsi de "doğru sözler."
Keşke "geceyarısı, kapalı toplantıda" değil de...
"Güpegündüz söylenseydi."
TV'ler naklen yayınlasaydı.
***
"Bir husus daha" var.
"Doğruları" söyleyen, sadece yukarıda isimlerini yazdığımız ANAP'lılar değil.
Meclis'te bir tur atınca görüyoruz ki...
Milletvekillerinin çoğunun "ayağı yere basıyor."
"Gerçeği" görüyorlar... Söylüyorlar.
Ama sadece söylemek "yetmiyor."
Sorunların çözülmesi için, söylemlerin "ortak bir siyasi iradeye" dönüşmesi gerekiyor.
Ankara'da "işte bu yok."
***
"Eski program" zaten aynı nedenle duvara toslamadı mı?
Programın direksiyonuna "iki üst bürokrat" oturtuldu.
Hükümet "geri çekildi."
Arkasında güçlü bir siyasi irade olmayan... Dümeni, "siyasi otorite tarafından tutulmayan" bir programın başarıya ulaştığı nerede görülmüş?
***
Şimdi "öyle şeyler" yaşanıyor ki...
Çok kişi "yeni programın da akıbetinden kuşkulanmaya başlıyor."
Örneğin...
İki üst bürokratın yerine bu defa "yarı siyasi bir kişi" oturtuluyor... Kemal Derviş.
Ama onun da arkasında yine "güçlü bir siyasi irade" yok.
Eğer olsaydı...
Derviş Amerika'da kapı, kapı dolaşırken siyasetten "onu çimdikleyen söylemler" çıkar mıydı?
***
Güneş Taner, ANAP grubunda haykırıyor:
- Yazık değil mi bu millete... Bu program da başarısız olursa... Halk kimden medet umacak?
Taner "işin o yanını" merak etmesin.
Ankara'da, İtfaiye Meydanı'nda "Karyağdı Türbesi" var. Yıllardır "ulaşamadığı bir arzusu olanlar" bu türbeye gider, adak adarlar.
Eğer "Derviş programı da başarıya ulaşmazsa..."
Milletçe Karyağdı Türbesi'ne gideriz.
Olur, biter.
|