Mesleksiz kul yığınlarını hamaset afyonlamasıyla uyutmak, artık eskisi kadar kolay değil..
Yönetenlerin, yönetilenleri kazıklayıp durması gitgide zorlaşıyor. Hazine arazilerinin ortaklaşa hapazlanması da zorlaşıyor; devlet bankalarının, geri dönmeyen kredilerle ortaklaşa yağmalanması da...
Eskiden, hayat cehenneminde paçası tutuşmuş olanlar; paçayı kurtarmak için en sağlıklı çarenin, "halkı kurtarma" gerekçesiyle ülke yönetimini ele geçirmek olduğunu çaktıklarında, kürsülere fırlar ve nutuklarına:
- Şanlı tarihimizin kahraman evlatları, diye başlarlardı.
Bazıları, II. Dünya Savaşı'nın dışında kalınmasını şiddetle eleştirir ve şöyle bağırırlardı:
- Sizleri savaşlara sokmayarak, erkekliğinizi igdiş ettiler..
Ve kul yığınları, muazzam bir alkış salvosuyla, savaşlarda ölmemiş olmaktan duydukları kahrı şahlandırırlardı...
Şimdi uzaktan gözlediğimiz kadarıyla, "Türk'e Türk propagandası" yapma uzantısında, hamaset afyonlaması eskisi kadar etken olamıyor.
Bakkalı, şoförü, manavı, berberi, kapıcısı, satıcısı; ülke ekonomisiyle öyle bir ilgilenmeye başladı ki, hepsi artık hep aynı soruyu soruyor:
- Kemal Derviş, 12 milyar dolarlık borç yardımını alabilecek mi, alamayacak mı?
Böyle bir borç yardımı bulunamazsa, kul yığınlarının nasıl uyutulacağı konusunda herhangi bir hazırlık da yok gibi..
Parti liderleri, TV'lere çıkıp:
- Kimse merak etmesin, vatandaşlarımızın tümünü milletvekili
yapacağız. Onlar da bizler gibi krizden asla etkilenmeyecekler..
Diyebilirler mi?
Elbet diyemezler.
Öyleyse kul yığınlarının nasıl uyutulabileceği konusunda; şimdiden anketler, açık oturumlar, seminer çalışmaları falan yapmaya başlamak gerek.
Vaktiyle, dilediğin rüyayı görme olanağı sağlayacak yeni bir aygıt üstünde çalışıldığı haberleri çıkmıştı...
Kol saatine benzer bir aygıttı bu. Bileğine takıyordun ve uykunda neler yaşamak istiyorsan, ona göre ayarlıyordun...
Erkeksen ve rüyanda çırılçıplak bir bakireyle beraber olmak istiyorsan; oluyordun.
Yoksulsan ve zengin olmak istiyorsan; onu da oluyordun.
Dilersen, 800 m. dünya şampiyonu olduğunu da görebiliyordun; ABD'ye Başkan olduğunu da..
Kemal Derviş, 12 milyar dolarlık borç yardımını bulamazsa...
Ve kazara hiperenflasyon tehlikesi baş gösterirse...
Ankara egemenleri için, kul yığınlarını yirmi dört saatte, yirmi dört saat uykuda tutabilme olanağını; o kadar rahat sağlayabilir ki, böyle bir aygıt..
Her yurtsever kişi; ülkemizi, her türlü krize karşı huzur içinde tutabilecek böyle bir aygıt bulmayı düşünmek zorunda..
Bu vatan bizim...
Bir Türk cihana bedel..
Türküm, doğruyum, çalışkanım..
Hele bir de, uyurken dilediğin rüyayı görebileceğin bir aygıtın varsa...
Kriz ne kadar büyük olursa olsun; vatan da kurtulur, vatandaş da..
Blaise Pascal, "Düşünceler" yapıtında, "her gece rüyasında dilenci olduğunu gören bir kralla, her gece rüyasında kral olduğunu gören bir dilenci arasında hiçbir farkın bulunmadığını" yazar...
Ankara egemenleri açısından, kul yığınlarını mutlu edecek müthiş bir çare işte...
Üstelik her siyasetçi, göğsünü gere gere övünebilir de TV'lerde:
- Sizi uykularınızda biz mutlu etmedik mi? Halkımızı uyandırmak isteyen gafillere asla izin vermeyiz...