"Gazeteciler yüzünden evden dışarıya adım atamıyorum. Bütün gün play-station oynuyorum. Bakkala gitsem bile fotoğrafımı çekiyorlar."
"İstanbul büyük şehir ve çok güzel. Ancak buradan soğumaya başladım. Burada yıldız olmak çok zor. Sokağa çıkamaz biryere gidip bir şeyler içemez oldum. Evime kapandım adeta rahip hayatı yaşıyorum. Magazin basınının ve dışarıdaki insanların aşırı ilgisinden bunaldım. Alışverişe çıkamaz, yolda yürüyemez, bir yerde yemek yiyemez oldum. Kendime yeni bir dünya kurdum. Evde Play Station oynuyorum. İddia ediyorum sanal alemde de kral benim. Ailemin yokluğu moralimi bozuyor"
Maç kaybedince adeta ölüyorum
"Benim her zaman kazanmak isteyen bir yapım var. Ben 'winner'ım'.. Herşeyim kazanmak üzerine kurulu. Kaybettiğim zaman adeta ölüyorum. Sonra kendimi kaybediyorum. Moralman çöküyorum ve hiçbir şeyden keyif almıyorum. Hedefsiz kalınca üzülüyorum. Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etmesi gerek. Bunun için de elimizden gelen herşeyi yapmalıyız. Tüm arkadaşlarımla gerçekten iyi anlaşıyorum Ama, forvette Ahmet Dursun ile yan yana oynamayı her zaman tercih ederim"
Kalma konusuna karar vermedim
"Futbolu aslında sevmiyorum. Diğer maçların ne olacağı ve kimlerin oynadığı beni ilgilendirmiyor. Futbola, sadece meslek olarak bakıyorum. Yarınla ilgili gerçekten de hiçbir planım yok. Şu anda önümü göremiyorum. Sezon sonunda Beşiktaş'ta kalıp kalmayacağım konusunda bir şey söyleyemem. Çünkü şu anda netleşmiş bir kararım yok. Bazı sıkıntılarım var ve bunlar önemli sıkıntılar. Ben de sezon sonunu bekliyorum. Herşeyi zaman çözecek.'"
Cep telefonunu Scala'ya fırlatsam ölmüş olurdu
"Scala, benim manevi babamdı. Her zaman da babam olarak kalacak. Ben, o gün kampta cep telefonunu Scala'nın kafasına fırlatmadım. Sinirlenip duvara attım. Zaten eğer ben birinin kafasına telefon atarsam, onun kafasında büyük bir delik oluşur. Emin olun, Scala da ölürdü. Bana 2 cep telefonu verin. Sevmediğim birini 20 metre uzağa koyun. O telefonlarla o kişiyi öldürebilirim."