|
|
 |
| |
|
|
Kim gözetliyor?
Çok değil, 3 yıl geriye dönün. Milli takımımızın maçlarına bir bakıverin. Müthiş bir coşku... Görsel medyada günlerce yayın, yazılı medyada yorum üstüne yorum, haber üstüne haber. Olağanüstü bir rekabet. Şimdi ise ne Slovakya, ne de Makedonya maçları ilgi çekmiyor. Geçmişte milli maçlarımız rating patlaması yapardı. Maç sırasında sokaklarda in ile cin top oynardı. Şimdi rating tabana vuruyor. İşte Slovakya maçı. "Biri Bizi Gözetliyor" adlı yarışma programı, Slovakya karşılaşmasının önüne geçmiş. Hem de bir hayli fark yaparak. Federasyon aynı federasyon, futbolcular üç aşağı beş yukarı aynı. Sadece teknik kadro değişmiş. Peki bu kan kaybının nedeni ne acaba?
CIN TONIK VE AJAN
Geçen hafta hakem camiasındaki bazı Türk büyüklerinin (!) takma isimlerini vermiş ve devamının geleceğini yazmıştım. Bu yazımdan sonra elektronik posta adresime mesaj üstüne mesaj yağdı. Meğer benim bilmediğim ne çok takma isim ve ilginç öyküler varmış. Mesaj gönderme yürekliliğini gösteren hakemlerden bazıları, Kuşadası'ndaki seminerlere dikkat çekmişler. "Neden hep ölü sezon?" ve "Neden hep Haluk Ulusoy'un oteli?" diye soru sormuşlar. Ne yazık ki, bu sorunun muhatabı ben değilim. Bunu, seçimle işbaşına gelen Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu'na sormak lazım.
Gelelim yeni takma isimlere...
* CİN TONİK: Camianın kaşarlanmış isimlerinden. Uzun zamandır ilk 36 içinde yer almasına karşın, bir türlü FİFA olamadı. Beş yıldızlı otellerin barlarında demlenmesiyle tanınır. Nedense hep ikinci ve üçüncü lig maçlarını ister.
t AJAN: Kalpaklı Bülent Yavuz'un en güvendiği isim. Tam bir "asker." Emekli ve yaşı geçkin olduğu için prens değil. Konuşulan her şeyi "Bülent Başkan"a aktarmasıyla tanınıyor. İddiaya göre, Bülent Yavuz gözlemcileri, "Oğluma iyi bakın" diye özel olarak uyarmış.
* NÖBETÇİ TETİKÇİ: Son haftalarda görevini en iyi biçimde yapanlardan. Bülent Başkan ne zaman sıkışsa "Aman doktor derdime bir çare" deyip O'nu devreye sokuyor. Bu prensimizi, yakında her hangi bir Diyarbakırspor maçında görürseniz şaşmayın.
Beyaz Opel
Bizim "Tuzluk" (ünlü bir hakemimizin lakabı) birkaç yıl önce sürpriz bir ismi klasmana çıkarır. Adam kısa sürede 3. lige, ardından da 2. ligde düdük çalmaya başlar. Ne var ki, berbat bir hakemdir. Yardımcıları, "Hoca sen nasıl hakem oldun" diye sorarlar. Adam başlar şakımaya, " Tuzluk hocam arabasını değiştiriyordu. Bir Opel beğendi. Parası yetmiyordu. 500 milyon ucuza almasına sağladım". Bu hakem, Tuzluğa güvenerek çevresindekilere "B klasmanına çıkacağım" derken, sınavda 50 alır ve küme düşer. Bu hocam amatör kümelerde düdük çalıyor. Ve Tuzluk'un arabasını değiştirmesini bekliyor.
DİP NOT...
Geçen hafta bazı hakemlerin özelliklerini ve takma isimlerini yazmıştım. Birisi "Tetikçi" lakaplı prensti. Artık tüm Türkiye bu eyyamcı tetikçinin kim olduğunu biliyor. Hâlâ bilmeyenler varsa Konya'lı Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler'e sorabilir.
bayindir2000@yahoo.com
|
|
 |
|