kapat
29.03.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 

Paramızı kimler paraladı


İktisat tarihçisi Prof. Pamuk: Osmanlılar yıllık ortalama yüzde 1.3 enflasyon ile Avrupa Birliği standardını tutturmuştu. Genç Cumhuriyet ise dedelerine inat fiyatları 19 milyon kat arttırdı!
ANKARA- Devlet İstatistik Enstitüsü enflasyonun 529 yıllık tarihini ortaya çıkardı. 1469 yılından itibaren, temel gıda ve tüketim mallarındaki fiyat artışlarını esas alan endeks, Prof. Şevket Pamuk tarafından hazırlandı. Enflasyonun tarihçesi, Osmanlı döneminde, yıllık fiyat artışlarında bugünkü Avrupa Birliği hedeflerinin tutturulduğunu gözler önüne serdi. İmparatorluk döneminde, yıllık ortalama enflasyon yüzde 1.3 seviyesinde kaldı. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında fiyat istikrarını yakalayabilen Türkiye, 1970'li yıllardan itibaren enflasyonla yaşama alışkanlığını edindi.

Tüketici fiyatlarının 5 asırlık öyküsünde; gıda malları endeksi, fiyatları en sık ve en düzgün olarak tutulan 5 mal üzerinden (un, pirinç, bal, yağ, zeytinyağı) hesaplandı. Hesaplamalarda, 3 ayrı noktadan alınan veriler kullandı. Vakıf, saray mutfağı ve narh fiyatları için ayrı ayrı endeksler oluşturuldu.

İstanbul'da genel fiyat düzeyi, 1469'dan 1914 yılına kadar yaklaşık 300 kat arttı. Bu toplam artış, ortalama olarak yılda yüzde 1.3'lük bir artış hızı olduğunu gösteriyordu.

ARTIŞIN NEDENİ: TAĞŞİŞ
Osmanlı tarihinde iki hızlı enflasyon dönemi gözlendi. Birinci olarak 16. yy'ın sonlarından 17. yy'ın ortalarına kadar uzanan bir enflasyon dalgası sırasında fiyatlar yaklaşık olarak 5 kat arttı. İkinci olarak, 18. yy. sonlarında başlayan ve 1850'lere kadar süren çok daha güçlü bir enflasyon dönemi yaşandı. Bu dönemde fiyatlar 12-15 kat artış gösterdi.

İstanbul'da, tüketici fiyatlarının 1914'ten 1998 yılına kadar olan dönemde ise toplam olarak 19 milyon kat arttığı izlendi...

Uzun vadeli perspektiften bakıldığında Osmanlı para birimlerinin değerli maden içeriğinin devlet tarafından azaltılmasının, fiyat artışlarının en önemli nedeni olduğu görüldü.

Osmanlı döneminde enflasyonun en önemli nedeni tağşişlerdi. Tağşiş, devletin çoğunlukla ek gelir sağlamak amacıyla paranın ayarını düşürmesi, gümüş içeriği daha düşük sikkeleri piyasaya sürmesi anlamına gelmekteydi.

DEVALÜASYON İSYANI
Fatih Sultan Mehmet döneminin (1444-1481) tağşişlerine karşı direniş çok erken gelişti. 1444 yılındaki ilk tağşişle akçenin ağırlığı ve gümüş içeriği düşürülünce 90 günlük ücretlerini yeni ve gözle görülür küçük akçelerle alan yeniçeriler, başkent Edirne'de bir tepede toplanarak, ya tağşişten vazgeçilmesini ya da ücretlerine zam yapılmasını talep ettiler. Yeniçeriler, er ya da geç tağşişlerin fiyat artışlarına yol açacağını çok iyi biliyorlardı. Toplumun diğer kesimleri gibi onlar da her kent ve kasabada oluşan para piyasalarını izlemekteydiler. Tağşişle birlikte, bugünkü döviz büfelerine benzer biçimde köşe başlarında faaliyet gösteren sarraflardan, akçenin Venedik Dükası karşısındaki kur değerinin düştüğünü öğrenmişlerdi.

Tağşişlerin zamanlaması incelenirken, savaşları da dikkate almak gerekiyor. Çünkü savaşlar bir yandan devletin kaynak yaratma gereksinimini hızla artırırken, öte yandan halkın olağanüstü kabul etme eğilimini yükseltti. Ek gelir bulma ihtiyacı artan devlet, piyasaya sürdüğü düşük standartlı sikkelere "Cihadiye" adını vererek, bunların halk tarafından daha kolay kabul edilmesini sağlamayı başardı.

DÜNDEN BUGÜNE ÜCRETLER
İstanbul'da ücretler 15. yy'ın sonlarından 16. yy'ın ortalarına kadar geriledi, daha sonra 16. yy'ın ortalarından 18. yy'ın ikinci yarısına kadar dalgalı ancak yatay bir seyir izledi. 18. yy'ın son çeyreğinden 20. yy'ın başlarına kadar yükselme eğilimi gözlendi. 1914 yılına gelindiğinde, düz inşaat işçilerinin günlük ücretlerinin satın alım gücü 1500 yılındaki düzeylerinin yaklaşık yüzde 20, usta inşaat işçilerinin ücretlerinin satın alım gücü ise 1500 yılındaki düzeylerinin yaklaşık yüzde 50 üzerindeydi.

İŞÇİ İYİ KAZANIRDI
16. yüzyılda bir düz inşaat işçisi bir günlük ücreti ile 8 kilo ekmek veya 2.5 kilo pirinç veya 2 kilo koyun eti alabilmekteydi. Vasıflı inşaat işçilerinin günlük ücretleri ise 1.5 ila 2 kat daha yüksekti. Bu düzeyde ücret geliri sağlayan vasıflı işçilerin, yılda 200 gün çalışmasalar bile, hem genel nüfusun ortalamasından hem de kentli nüfusun ortalamasından daha yüksek yaşam standardına sahip olduğu ortaya çıkıyordu.

Okan MÜDERRİSOĞLU

 
Sabahonline'nın değişen tasarımını nasıl buldunuz?

Eskisine göre çok beğendim
Eskisi daha iyiydi
Farketmez

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır