kapat
28.03.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansinvest
 
ERDAL BİLALLAR(ebilallar@sabah.com.tr )

Bu yazıyı değiştirin

Mustafa Kemal'in "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" cümlesi yaklaşık 80 yıldır beynimize kazındı, tabelalar yapılıp boş bulunan her yere asıldı. Asırlarca padişahlıkla yönetilen, buyruklarla idare edilen bizlere, demokrasinin faziletleri tabelalarla aşılandı...

Başarılı olundu ki; parti tabelalarının sayısı durmadan arttı!.. Her yeni parti kurulmasından sonra halka dönülüp, "Sevinin! Demokrasi pekişiyor" nutukları atıldı..

Sonuçta, "Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir" yazılı tabelaların mesajını değil, kendi partisinin imajını demokrasinin gereği zannedenler sayesinde, Mustafa Kemal'in sözü "Egemenlik kayıtsız şartsız liderlerin" yapıldı...

Düne kadar "Her şeyi ben bilirim" saplantısındaki liderler "Herkesi ben seçerim" diye tutturunca, Millet Meclisi'ndeki Başkanlık Kürsüsü arkasına asılan bu söz sulandı... Çünkü milletvekilleri sıralaması, seçilecek sıraya konulması liyakata göre değil, liderine gösterdiği sadakata göre ayarlandı...

Sonuçta halk iradesi yok sayıldı...

*

Eğer bugün Meclis itibarını tüketiyorsa, milletvekilleri hayat kadınlarıyla alenen alem yapıyorsa, çiçek suluyorsa(!), polis dövüyorsa, birbirleriyle yumruklaşıyorsa, yakınlarını devlet kadrolarına atıyorsa hatta eroin kaçırıyorsa temelde yatan en büyük neden onları halkın değil liderlerin seçmesi...

Halk iradesinin işlememesi...

İşte bu gerçekten yola çıkıp, tüm siyasi parti liderlerine soruyorum:

Neden kendi istediğimizi değil de, sizin gösterdiğinizi seçelim?

Hangisi demokrasi söyler misiniz?

Bizim tercihimiz mi, sizin emriniz mi?

SORUYORUM

Birileri bizi kerizliyor mu?
Biri Bizi Gözetliyor adlı "röntgen" programında koğuş ağalığını üstlenen Murat Kamar'ın, programın yapımcısı Senkron adlı firmanın sahibi Levent Altınay'ın adamı olduğu, finale kalıp 100 milyar liralık ödülü kazanacağı ve parayı götürüp patronunun eline sayacağı konusundaki iddialarla ilgili olarak Show TV Genel Müdürü Murat Saygı'ya yönelttiğim sorulara yanıt alamadım...

Sayın Saygı'nın vereceği yanıtlara yardımcı olması için sorularımı biraz daha açmak istiyorum;

1. Amatörlerden oluşacağını söylediğiniz bu programda ağalık yapan Murat'ın, Bursa'nın yerel kanalı AS TV'de bir dönem program yaptığını biliyor musunuz?

2. Yine aynı Murat'ın Bursa'da yayın yapan Radyo S'te de bir süre programcılık görevinde bulunduğundan haberiniz var mı?

3. Bir televizyon kanalında yayınlanan Yılan Hikayesi adlı dizide rol aldığını duydunuz mu?

4. Bu programda kimin eleneceğine kimler karar veriyor? Karar veren kişiler nasıl seçildi? Bu kararı hangi kıstaslara göre veriyorlar? Jüri de diyebileceğimiz bu kişilerin isimlerini açıklayabilir misiniz?

5. Murat finale kalıp 100 milyarı alırsa yazdıklarımın doğruluğu kanıtlanmış olmayacak mı?

6. İki gündür gündeme getirdiğim iddialarla ilgili olarak Senkron firmasının sahibi Levent Altınay'la konuştunuz mu? Ne cevaplar aldınız?

*

SON SÖZ: Show TV Genel Müdürü Murat Saygı'dan yukarıdaki sorularıma yanıt istiyorum... Kendim için değil, programı izleyenler ve en önemlisi başında bulunduğu TV kanalının temiz kalması gereken ismi için...

Serbest Kürsü

İETT şoförü!
23 Mart 2001 Cuma günü saat 15.30 sıralarında 42-M hattında 92-234 No'lu otobüste görev yapan İETT şoförüne sesleniyorum!.. "Bu caddeler babanızın tarlası değil. O kullandığınız araç da babanızın malı değil. Küçük araçları sağdan geçip dehşet manevralarla diğer araçları da tehlikeye attınız. Sizi kornalarıyla uyaran diğer araçlara yaptığınız kol hareketi herhalde size kurumda öğretiliyor. Bir de kurumunuzda 'Bayan şoförleri sıkıştırın da kaza yapsın' telkinleri de oluyor galiba..." Bu konuyla ilgili olarak İETT Genel Müdürlüğü ne yapacak merak ediyorum.. NALAN SAYKIN

İĞNE
Televizyon izlerken uzaktan kumanda aletini kimseye vermiyorsak...

BİZ ADAM OLAMAYIZ

DÜNÜN GAFI
Bergamalılar iş için Eurogold'un kapısında sırada.

SÖZÜN DOĞRUSU
Çözüm Washington'da değil, Ankara'da... TÜSİAD Başkanı Özilhan

Halk size güvenmiyor!
* Eroincilerin Meclis'e girmesinde suçsuz olan sadece halk. Çünkü bizler liderlerin belirlediği isimlere oy veriyoruz... Bu seçim sistemi değişmeli.. Mahmut Dinç (Ümraniye)

* Toplumsal huzurumuz bu siyasiler tarafından tahrip ediliyor.. Çocuklarımızın geleceğini, güvenmediğim bu siyasilerin ipotek altına almalarını kabullenemiyorum. S. Bozoğlu (Silifke)

* Milletvekillerine zerre kadar güven duymuyorum.. Kendilerine güvenleri olmadığı için dokunulmazlık zırhı arkasına saklandıklarını da biliyorum.. Ender Yıldırım (İstanbul)

* Ben 3 şehit vermiş bir vatandaş olarak başta siyasiler olmak üzere bu ülkede söz sahibi olan ve bu ülkeyi yöneten herkesten iğreniyorum... Fevzi Yalçın (İzmir)

* Dokunulmazlıkların kaldırılması için Meclis'e bir süre verelim... Eğer bu süre sonunda bu zırhlardan çıkmazlarsa millet olarak protesto edelim.. Doğan Göker (İstanbul)

SÜRECEK

 
Sabahonline'nın değişen tasarımını nasıl buldunuz?

Eskisine göre çok beğendim
Eskisi daha iyiydi
Farketmez

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır