kapat
28.03.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansinvest
 
METİN MÜNİR(mmunir@sabah.com.tr )

'Birinci Sınıf' bankalar ve borçları

Türk bankaları bu yıl ödemeleri gereken dış borçlarının yarıdan fazlasının vadesini uzatamayacak ve bu, sıkışık olan sektörde yeni gerilimlerin doğmasına neden olacak.

Türk bankalarının yabancı bankalara, bu yıl içerisinde geri ödenmesi veya uzatılması gereken borcunun miktarı 6 milyar dolar.

Sektörün toplam öz varlıklarının tutarının 7 milyar dolar olduğu dikkate alınacak olursa bu paranın ne kadar önemli olduğu ortaya çıkar. Normal koşullarda bankalar dış kredilerin vadesini kolaylıkla uzatırlar. Ancak, yaşadığımız iki krizin ardından yabancı bankaların Türkiye risk konsepti değişti. Eskiden risksiz sayılan bazı bankalar, yabancı bankaların borç verebileceği listenin dışına çıktı.

Devalüasyondan önce Türk bankalarının toplam öz varlıklarının miktarı 10 milyar dolar idi. Devalüasyon bu miktarı 7 milyara indirdi. (Bütün Türkler gibi, bankalar da aynı yerde durmak için koşmak zorundadırlar.) Goldman Sachs adlı Amerikan yatırım bankasının hesaplarına göre bu öz varlıkların "neredeyse tamamı" dört büyük bankadadır. Yabancı bankaların First Tier (Birinci Sınıf) olarak sınıflandırdığı bu bankalar Akbank, Garanti, İş Bankası ve Yapı Kredi'dir.

Sektörün özvarlıklarının dış borçlarına nerdeyse eşit olması bu borçların vadelerinin uzatılmasını kritik bir operasyon haline getirdi.

Bu nedenle, Garanti Bankası'nın kısa bir süre önce tamamladığı borç rollover veya vade uzatma operasyonu üzerinde biraz durmak gerekir.

Garanti'nin bu yıl uzatması gereken toplam borç miktarı 975 milyon dolardır. Giriştiği 400 milyon euro'luk rollover operasyonu, bu yılın ilk vade uzatma operasyonu olduğundan, sonuç bankacılık çevrelerinde merakla bekleniyordu. Çünkü Garanti'nin elde edeceği koşullar diğer bankalar için bir kıstas teşkil edecekti.

Garanti Bankası'nın bu muameleyi yürütürken karşılaştığı şanssızlık herhalde çok az bankanın başına gelmiştir. Borçlanmanın başlaması ile bitmesi arasında geçen zaman içersinde dövize hücum meydana geldi, ödemeler sistemi kilitlendi, bankacılık sisteminin neredeyse tümü devlet bankaları yüzünden temerrüde düştü, kur rejimi değişti, devalüasyon oldu ve ekonomi İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra karşılaştığı en büyük krize girdi.

Buna rağmen borçlanmanın tamamlanmış olması Garanti Bankası için büyük bir başarıdır. Kredinin fiyatında bir pahalılaşma meydana geldi ama bu bankanın değil Türk ekonomisinin risk durumu ile ilişkilidir.

Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen "İşlemin (...) düzenleyici bankaları dahi şaşırtan bir başarı ile tamamlanmış olması sadece bankamız için değil, (...) Türk bankacılık kesimi için de gurur ve ümit verici bir gelişme olarak değerlendirilmelidir," diyor.

Garanti operasyonu yabancı bankaların sağlam Türk bankalarını en ağır şartlar altında bile yalnız bırakmayacağını gösteriyor. Bu Garanti ve diğer 'Birinci Sınıf' bankalar için sevindirici bir gelişmedir. Ama bu kural bütün bankalar için geçerli değildir. Küçük ve orta ölçekli bazı bankalar -hiç olmazsa ortalık duruluncaya kadar- dış borçlarını uzatamayacaklar ve geri ödemek zorunda kalacaklar. Yabancı bankacılar bunun sektördeki konsolidasyonu hızlandırıcı bir etken olduğunu söylüyorlar.

Bütün koşullar on yıllardır başıbozuk bırakılmış bankacılık sektörünü bir rasyonelleşmeye zorluyor.

 
Sabahonline'nın değişen tasarımını nasıl buldunuz?

Eskisine göre çok beğendim
Eskisi daha iyiydi
Farketmez

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır