  
Suç ve ceza
Uğur Mumcu'nun başını çektiği birçok yazar, yıllar boyunca Türkiye'de işlenen suçların cezasız kalmasından yakındı.
Bu konularda yazılmış yazıları biraraya getirseniz, belki de ansiklopedi dizileri kadar büyük ciltler elde edersiniz.
Ama nedense kör bir inat, bu uyarıları görmezden geldi.
Halk, "Yapanın yanına kâr kaldığı"nı, sarsılmaz bir inanç olarak benimsedi.
Ve bu durum, Dostoyevski'nin "Tanrı olmasaydı her şey mubah olurdu" sözündeki gibi, Türkiye'de yaşayan insanları, değerler sistemini altüst eden bir nihilizme götürdü.
Madem ki ceza yoktu, o zaman suç da mevcut olamazdı.
Kimi Memurin Muhakematı Kanunu ile korunuyordu, kimi dokunulmazlıkla, kimi asker-sivil devlet göreviyle.
Sonuçta; bu ülkede suç işlenenin yakasına yapışılamıyordu.
Yapanın yanına kâr kaldığına göre, suç işlemeyenler, "enayi" sıfatını hak ediyordu.
Son yıllardaki ahlaki çürümenin temelinde, işte bu suç ve ceza dengesizliği yatıyor.
***
Şimdi Van Bağımsız Milletvekili Mustafa Bayram ışıldaklar altında.
Kırdığı ceviz bini aştığı için dokunulmazlığını kaldırıp yargılayacaklar.
Ve vicdanlar rahat edecek.
Bence bu, hak edilmeyen bir rahatlama olacak.
Sonuçta Mustafa Bayram'ın bu ülkeye verebildiği zarar, cürmü kadar.
Ama daha büyük suç işleyenler hiçbir ceza görmeyeceği gibi tam tersine "Büyük Türk büyüğü" olarak anılmaya devam edecekler.
***
Çalıntı tablo ticareti suç da, bir ülkenin geleceğini çalmak suç değil mi?
Niçin bu halk, vaktiyle Avrupa Birliği'ne Yunanistan'la birlikte üye olmak şansımız varken, bu öneriyi ellerinin tersiyle itenlerden hesap sormuyor?
Cinayet suç da 5000 genci birbirine düşürtüp öldürtmek suç değil mi?
"İti ite kırdırma" politikası ile ülkede iç savaş yaratmak cürüm değil mi?
Bir insanı öldürmek suç oluyor da bir kenti öldürmek neden suç olmuyor?
Neden dolayı İstanbul'u öldürenlerden, Marmara Denizi'ni katledenlerden hesap sorulmuyor?
Uyuşturucu kaçakçılığı suç da, Lockheed'den başlayarak bu halkın milyarlarca dolarını çalmak suç değil mi?
Son on yılda devlete 100 milyar doların üstünde kazık atarak, Türkiye'yi krizler ülkesi haline getirmek suç sayılmıyor mu?
***
Dünyanın birçok ülkesi, kendisine bu kadar kötülük yapan insanları Mussolini gibi ayağından asarak cezalandırdı.
Ama bizim halkımız ezilmeyi sever.
Kendisine kim en çok kötülük yapmışsa, ona kul köle olur.
Hangi ülkede hem ihtilal lideri, hem de onun devirdiği siyasetçi el üstünde tutulur söyler misiniz?
Bunlardan ya biri haklıdır, ya da öteki, değil mi?
İkisi birden haklı olamaz, ikisi birden saygı göremez.
Şimdi bana Nasrettin Hoca gibi "Sen de haklısın!" diyebirsiniz ama ben yavaş yavaş dünyanın en garip ülkesinde yaşadığımıza inanmaya başlıyorum.
|