  
Derviş'i rahat bırakın
Kemal Derviş'in uydurma senaryolarla meşgul edilmesine tepki gösteren Başbakan Ecevit, Derviş'e "aldırmamasını" tavsiye etti. Başbakan, krizin birkaç ayda aşılabileceğini söyledi
BAŞBAKAN Bülent Ecevit, Devlet Bakanı Kemal Derviş konusunda siyaset kulislerinde konuşulan ve basında yer alan senaryolara tepki gösteriyor ve isim vermeksizin koalisyon ortakları da dahil herkesi uyarıyor: "Derviş'i rahat bırakın..."
SABAH'ın sorularını yanıtlayan Başbakan, bugün Türkiye'nin en önemli sorununun siyasetteki tıkanıklıklar, siyasetin ve medyanın soyut ve kısır tartışmalara kilitlenmesi olduğunu söylüyor. Özellikle Devlet Bakanı Kemal Derviş hakkında her gün yeni bir senaryo üretilmesine tepki gösteren Ecevit şunları söylüyor: "Siyasette ve medyada, günlerdir, somut ve ivedi ülke sorunlarından çok birtakım soyut konular ve senaryolar, o arada sayın Derviş'in geleceği tartışılıyor. Oysa Türkiye'nin gündeminde reel sektörü yeniden canlandırma, enflasyon, işsizlik, eğitim, enerji, kaynak sorunları, örneğin dış ticarette ve turizmde gereğince yararlanabilme sorunları var... Sanayicinin, çiftçinin sorunları var... Ama siyaset ve medyada, bir türlü, soyut tartışmalardan bu gibi gerçek ve ivedi sorunlara geçilemiyor."
DERVİŞ'İN BUNLARA ALDIRMAMASI GEREKİR
Derviş adı etrafında bu kadar çok spekülasyon yapılıyor olmasını, geleceğe dönük senaryolar üretilmesini neye bağladığını sorduğumuzda da şu yanıtı veriyor Başbakan: "Şimdi sayın Derviş'in kişisel durumu gelecek ile ilgili kişisel planlarını filan böyle mesele yapmak istiyor medya ve bazı siyasetçiler. Sayın Derviş'in bunlara aldırış etmemesi, psikolojik olarak bunlardan etkilenmemesi önemlidir. Çünkü, politikaya adım atan herkes birtakım şeylerle, sorunlarla, güçlüklerle ve dedikodularla karşılaşır. Bunlara tahammül etmek de zordur. Ama şimdiye kadar gördüğüm kadarıyla moralini muhafaza edebiliyor. Bu da sevindirici bir şey. Çünkü zaten bütün zamanını, bütün düşüncelerini ekonomide yoğunlaştırması gerekiyor. Türkiye açısından sorumluluk üstlenmiş bir kimseyi birtakım uydurma senaryolarla meşgul etmek çok yanlış. Bir rahat çalışabilme olanağının sağlanması gerekiyor. Biz ona dikkat ediyoruz. Yani hükümet içinde liderler düzeyinde herhangi bir sıkıntı olmadı."
KASTI OLMAYAN SÖZCÜK BİLE BORSAYI ETKİLİYOR
Ecevit diğer sorularımıza da şu yanıtları verdi:
* Krizin çok uzun süreceği değerlendirmelerini nasıl yorumluyorsunuz?
Ben kısa sürede aşılabileceği kanısındayım. Ekonomi ve siyaseti iyi idare edebilirsek, moral bozukluğu yaygın bir hale gelmezse, kısa sürede aşarız. Çünkü ekonomide psikolojik ortam son derece önemli. Bir siyasetçi, hiçbir kastı olmadan bir sözcük kullanıyor borsa hemen etkileniyor. Bilmiyorum başka ülkelerde bu kadar hassaslıklar var mıdır? Onun için siyasetçilerin de medyanın da çok dikkatli olması gerekiyor. Yani herkese sorumluluk düşüyor.
MORAL BOZULMAZSA BİRKAÇ AYDA AŞARIZ
* Bunlar olur, koşullar uygun gelişirse kriz nisan veya mayıs aylarında aşılabilir mi?
Belki mayıs ayı fazla erken olabilir. Ben ekonomist değilim, iddialı konuşamam ama, moral bozukluğu olmaz, olumsuz bir psikolojik ortam ortaya çıkmazsa, birkaç ayda düzelebileceğini sanıyorum. Çünkü ekonomik alanda kritik çok yapı var. Bu yapıları harekete geçirmek gerekiyor. Örneğin işsizliği aşabilmek için illa da yeni fabrikalar yapmak zorunluluğu yok. Hazır tesisler var. Ama sorunlarının çözümü gerekiyor. En önemlisi de kaynak sorunu. Sayın Derviş'in dışarıda dış kaynak bulma girişimleri inşallah olumlu sonuç verir. Bir taraftan da iç kaynakları harekete geçirmeliyiz. O konuda kapsamlı bir çalışmayı gelecek hafta gündeme getireceğiz. Bir an önce bu ortamın değiştirilmesi gerekiyor. O bakımdan ticaret ve sanayi odaları çok olumlu bir davranış içine giriyor. Çağrıları topluma moral verici, özgüveni arttırıcı yönde. Ekonomik ve Sosyal Konsey'de de aynı havayı bulabilirsek, ve bulabileceğimizi umuyorum o zaman topluma tam bir özgüven gelebilir.
Ortaklarda sorun var
* Son dönemde siyasette ve özellikle de parlamentoda bir tıkanıklık olduğu gözleniyor?
Evet, öyle ve bu durum beni çok kaygılandırıyor. Tabii üst üste iki krizin gelmesi, siyasetçilerde bir moral bozukluğu, geleceğe kuşku ile bakmak ortaya çıkarttı. Halbuki bu psikolojiye düşmemek gerekir. Çünkü devletin sorumluluğu siyasetçilerin üzerinde. Onun için öncelikle siyasetçinin moralinin bozulmaması gerekir. Geçen yasama dönemi çok yüksek moralli ve verimli geçti. Hükümet çok süratli bir çalışma yaptı. Hükümetin üç ortağı arasında tam bir uyum vardı, Meclis ile ilişkiler çok iyiydi. Meclis'in de çalışma temposu görülmemiş ölçülere varmıştı ve ilk defa kamuoyunda Meclis'e takdir duyguları ortaya çıkmıştı. Hatta muhalefet ile de diyalog kurulabiliyordu. Aslında hükümete yönelen övgüden muhalefet de pay alıyordu. Fakat şimdi maalesef Meclis'e devam konusu ciddi bir sorun haline gelmeye başladı. Onu mutlaka çözmemiz gerekiyor.
* Aslında iktidar partilerinin 350 milletvekili olduğu gözönüne alınacak olursa Meclis çalışmaları bakımından hiç sorun olmaması gerekmez mi?
Sorun olmaması için elimizden geldiğince çalışacağız tekrar. DSP nisbeten devamlılık konusuna özen gösteriyor. Fakat diğer partilerde sorun oluyor....
* Bu durum koalisyondaki uyumda bir sorun olmasından mı kaynaklanıyor?
Hayır. Siz de gözlemliyorsunuzdur, biz sayın Bahçeli ve sayın Yılmaz ile sık sık biraraya geliyor, hemen her konuda uyum sağlayabiliyoruz. Ama ortaklarımızın kendi partilerindeki sorunları çözemeyiz tabii...
DSP'YE GELMESİNİ TEMENNİ ETTİ
Başbakan Ecevit, Bakan Kemal Derviş'in politikaya girmemesine ilişkin tartışmalara da açıklık getirdi.
* Derviş'in DSP'ye katılmaması sizde bir kırgınlık yarattı mı?
Hayır. Yani bir partiye girmek istemediğini söyledi. Önceden pazarlık etmemiştik, onun için bir şey söylemeye hakkım yok tabii. Temenni ederim gelmesini.
ABD TÜRKİYE'NİN DEĞERİNİ BİLİYOR
- ABD Başkanı'nın Türkiye'ye destek mesajını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çok güzeldi. Çok olumluydu. ABD, Türkiye'nin değerini biliyor. Yani bu kadar Türkiye'nin değerini ve önemini vurgulayan ifadeler kullandıklarına göre, herhalde bunun somut sonuçları da olacaktır.
* Mali yardım konusunda somut bir işaret var mı?
Bilemiyorum. Tabii Sayın Derviş'in gelmesini bekleyeceğiz. Bu arada tabii ABD'de de kendi ölçülerine göre bir ekonomik bunalım denmese bile ekonomik sıkıntı döneminden geçiyor.
|