- Değerli bakan arkadaşlar, sayın başkanlar, muhterem zevat ve basının mümtaz temsilcileri...
Kuvayı Milliye ruhuyla bir ekonomik seferberliğe çıktığımız şu sırada...
Analar babalar bacılar, el ele, ekonomik krize göğsümüzü siper ederek yaşarken...
İhracat fazlası malını düşük fiyatla iç piyasaya veren Dolartramplen firması Genel Müdürü Sayın Can Yeşilsever'i huzurunuzda en içten duygularla tebrik eder, başta kendisi olmak üzere bütün çalışanların gözlerinden öperim...
Hepinizi öperim...
Türkiye'nin sizin gibi insanlara ihtiyacı var.
Tekrar tekrar kucaklar öperim.
(Bakan kürsü terk)
- Sayın bakan bu ödülü bize layık gördüğünüz için çok teşekkür ederiz, huzurunuzda saygıyla eğiliyoruz.
Biz de ellerinizden öpüyoruz efendim.
(Sürekli alkışlar)
Efendim bu ödülde en çok payı olan ihracat sorumlusu arkadaşımız Fuat Alsat'ı huzurlarınızda kürsüye davet ediyorum.
Onu da alnından öpüyorum...
Evet alnından öpüyorum...
(Sürekli alkışlar) (Genel Müdür kürsü terk)
- Sayın Genel Müdürüm bu benim için çok büyük bir onur.
Ben hep bu anın hayaliyle yaşadım, şimdi gerçek oldu.
Sizin ellerinizden, çalışma arkadaşlarımın gözlerinden öperim.
Yaşasın bu vatan, yaşasın ekonomik istiklâl...
("Yaşa", "Nurol" sesleri, sürekli alkışlar, "Dağ Başını Duman Almış Marşı)
- Oğlum Ali? Sen bir şey anladın mı törenden?
- Ne olmuş ki?
- Yahu bizim Genel Müdür, "Azıcık kafası bassaydı bugün, bu kriz olmazdı" dediği bakanın elinden ödül aldı.
Bir de "Ellerinizden öperiz" dedi.
- Ya ne diyecekti?
- Yani!
- Peki oğlum, bizim ihracat sorumlusu Fuat Alsat'a ne demeli?
Gitti, Genel Müdüre "Ellerinizden öperim" dedi.
- Neden demesin?
- Yahu bu Genel Müdür bizim Fuat'ın maaşını yarıya indirmedi mi?
Emrine verilen makam arabasını altından almadı mı?
Hadi son haber... Şirkete ait cep telefonunu da elinden almışlar.
Sonra da bu Fuat demedi mi?..
Bu yönetim bu kafayla giderse seneye biraz zor ihracat şampiyonu olur...
Üçüncü sınıf otel odasında atılan imzanın bereketine kaldıysak...
Demedi mi bunları?
Hani sonra da Genel Müdürün sekreterinden haber geldi...
Genel Müdür de yönetim kurulunda, "Çok konuşmasın, Fuat giderse Muat gelir.
Bir Fuat'a kaldıysak, yarın batalım" dememiş mi?
Şimdi de karşılıklı ellerinizden öperim, gözlerinizden öperim muhabbeti...
Kel alaka abicim?
- Sen gerçekten bu işleri hiç anlamamışsın, bari anlatayım... İyi dinle...
- Anlat bakalım...
- Köylünün bir eşeği varmış. Bu eşeğe her işini yaptırırmış... Odun taşıyacak mesala... Odunları yığarmış eşeğin üzerine, tepesine de kendi otururmuş. Eşek dili dışarıda bunları taşırmış... Tarla sürecek, vur eşeğe sabanı tarla sür. Kasabaya gidecek, hadi eşek deh deh... Uzun yola çıkıp gece soğuğu vurduğunda eşeğe sarılıp yatarmış, sıcak tutuyor diye...
- Eeee...
- Dinle... Arada bir de eşeği öpermiş... "Benim canım eşeğim, bir tanem" diye... Bir gün yine bu eşeği öperken arkadaşları görmüş, demişler ki "Ulan bu eşek! Eşeği öpüyorsun! Eşek öpücükten ne anlar?" Köylü cevabı yapıştırmış... "Biz insanlığımızı yapalım da!"
- Vallahi süper anlattın, şimdi çok iyi anladım. Krizdeyiz ama insanlık ölmedi!
Zor şartlarda sevgi saygı... Yoksa yanlış mı anlıyorum?
- Valla artık ne anlarsan o!