kapat
25.03.2001
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansinvest
 
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )

Güle güle Başkan

Meclis Başkanı Ömer İzgi bugün "akraba ziyaretine" çıkıyor... Beş ülkeyi kapsayan "Türk Cumhuriyetleri" gezisine.

Başkana, bu yüksek devlet görevinde, başarılar diliyoruz.

İzgi ile, yola çıkmadan önce konuştuk.

"Bir konuda" çok hassastı:

- Siyasetin saygınlığı... Meclis'in itibarı.

Başkan "ne olur" dedi:

- Herkes... Medyamız da... Üzerine düşeni yapsın... Ve siyaset kurumu yıpranmasın... Yüce parlamento yara almasın.

Ömer İzgi, yedi aydır TBMM Başkanı.

- Efendim, yedi ay içinde "beni işe alın... Veya şu yakınımı" şeklinde, kaç talep geldi?

- 1701.

- Kaçını işe yerleştirdiniz?

- Hiçbirini.

- Meclis'e kaç yeni otomobil satın aldınız?

- Sıfır... Hatta, bazı araçları, Maliye'ye iade ettim.

- Telefon harcamaları?

- Personelin "dış hat çıkışlarını" geçen hafta kapattım.

- Sağlık giderleri?

- Ödemeler, Türk Tabipler Birliği'nin belirlediği rakamlara göre yapılıyordu... Bunu yüzde 50 indirdim.

- İlaç parası?

- Yüzde 33 geri çektim.

Sayın Meclis Başkanı.

Ülkemizde "üst görevde" bulunan...

"Kadrolaşma imkânı" olan..

"Araç alma yetkisi" tanınan...

Kaç kişi sayabilirsiniz ki, yedi ay boyunca tek kişiyi işe yerleştirmemiş ve araç, telefon, hastane, ilaç giderlerini geri çekmiş olsun?

Sayın Başkan.

Siyasetin saygınlığı biraz da "bunlara" bağlı değil mi?

TBMM Başkanı Ömer İzgi'den bir analiz:

Anayasa'mıza göre, "kuvvetler ayrılığı" prensibi var.

Ancak...

Halk, yürütme organının hatasından dolayı, Meclis'e kızıyor.

Yargıda bir aksama varsa, halk yine Meclis'e dönüyor: "Neden düzeltmiyorsun?

Halk "oy verdiğini" tanıyor.

1982 Anayasası, yürütme organını, yasama karşısında "güçlendirdi."

Cumhurbaşkanı'nın yetkilerini de, yine bir ölçüde "artırdı."

Ama halk, onları "gözardı ediyor."

"Seçtiklerine" dönüp, "sorunları çözün" diyor.

Enflasyon mu, "Meclis indirsin."

Ekonomi mi, "Meclis düzeltsin."

Halkı etkileme gücüne sahip sivil toplum örgütleri ile medyamız da, havayı böyle yansıtıyorlar.

Bu durumda bir yandan, halkımızın "Meclis'ten beklentisi" artıyor.

Bir yandan da "Meclis yıpranıyor."

Ne olur, elbirliği ile siyasetin, siyasetçinin, Meclis'in itibarını yükseltelim.

Aslında halkın, Meclis'i "tam teşekküllü bir hastane" gibi görmesi, bütün sorunlarının çözümünü "seçilmişlerden" beklemesi, sevinilecek birşey.

Meclis "halkın beklentilerine" kulak verse...

"Reform yasalarını" çıkarsa...

"Denetim mekanizmasını" işletip, "bazılarının" dokunulmazlığını kaldırsa...

Ve radikal adımlar atsa...

Örneğin "lojmanları satıyorum" dese..

"Çok şey" değişmez mi?

İzgi:

- Eğer ülkemizdeki lojmanlar satışa çıkarılırsa... Herkes emin olsun ki... Satış, Meclis lojmanlarından başlayacak.

 
Sabahonline'nın değişen tasarımını nasıl buldunuz?

Eskisine göre çok beğendim
Eskisi daha iyiydi
Farketmez

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır