Toprağı bol olsun Jane Mansfield Amerika sinemasının seks sembolüydü.. O zamanlar kadınlar perdede ulu orta soyunmadıklarından göğüslerinin tamamını görmek kısmet olmadı ama elbisenin altından topatan kavunu gibi dururdu..
Ben diyeyim topatan kavunu siz deyin airbag dedikleri hava yastığı.. Ne yazık ki doğal hava yastıklarının hayrını göremedi.. Bir trafik kazasında can verdi..
Artık nasıl bir kaza yapmışsa, iki doğal airbag yastığının kendisine faydası olmadı.. Hatırası önünde saygıyla eğilirim..
Estetik cerrahına kendini silikonlatırken ölçüyü kaçıran birini gördüm mü merhum Jane Mansfield'ı hatırlarım.. Burnumun silikonu sızlar..
Konumuza dönersek; silikon dediğimiz nesne, estetik cerrahinin içindeki yerini çabuk kaybetti.. Küçüğünü taktıranın işine yaramadı.. Büyüğünü taktıranın canı acıdı.. Üstelik erkek milleti silikonlu kadına androit muamelesi yaptığından havası da kalmadı..
Keselim mi usta?
Estetik cerrahları, bir vakit bu silikon sayesinde ikinci kez para kazandılar.. Birinci ücret taktırmaktan, ikincisi de çıkarmaktan geldi.. Olay kendiliğinden bitti..
Eeee, elinin altında işlenecek bir cevher varken vazgeçmek niye.. Onlar da tutup, kuyruk yağından meme olayını icat ettiler..
Yanlış duymadınız, göğüs estetiğini kafaya takan kadını bıçak altına yatırıyorlar.. Önce göğüse yerleştirmek üzere kadından yağ çıkarıyorlar..
Tıbben de bilinir ki kadın kısmının vücudu erkeklere oranla yüzde onbeş daha fazla yağ tutar.. Kadınlar boğazlarını tutamadıklarından bu oranı da sabit tutamazlar..
Hamur işiydi, mantıydı, kuskustu derken yağ oranı büyüdükçe büyür.. Üstelik de bunların büyük kısmı belden aşağıda birikir.. Kıvırcık veya karaman türü koyunlarda da böyledir..
Bir kıvırcığın kuyruğundan dört kilo yağ çıkar..
Estetik cerrahlar da bunu bildiklerinden bıçağı önce oraya vurup, sanki kavurmaya katacaklarmış gibi bir okka yağ çıkarıyorlar..
Bu yağı alıp kadının göğüs altından ameliyatla girerek, meme niyetine yerleştiriyorlar.. Sonra dikişe geçiliyor, yara kapanıp da kadın ayaklandığında silikon gibi kendisine acı vermeyen bir çift yeni göğse sahip oluyor..
Yaptıran var mı diye sorarsanız cevabım hazır: Var!
Hem de Türkiye'nin ünlü isimlerinden biri bu teknikle bir çift yeni göğüs sahibi oldu.. Eski halini bir arşiv fotoğrafından hatırlıyorum.. Bizim takma sakal Memduh mu yoksa Tuncer Ağabey miydi, hatırlamıyorum ama eski kuşak gazetecilerden biri bunu ilk kez soymuştu..
O zaman yaşı küçük olduğundan sanatçı havalarında değildi.. Pasaporta bastıracakmış gibi poz vermiş ama üstü üryan.. Göğüs haniyesi hamur tahtası gibi dümdüzdü.. Sadece iki düğme görünüyordu.. Sağdaki de FM düğmesiydi galiba..
Söhreti bu düğmelerle yakalamadı ancak bir daha da böyle poz vermedi.. Şimdi başka havalarda.. Ameliyattan beri göğsünü taşıra taşıra yürüyor..
Televizyonda gördüm.. Ayaktayken, ters salto atacakmış gibi geriye kaykık duruyor..
Eski röportajlarında soyunan meslektaşlarına kızardı.. "Çıplaklıkla bir yere varmaya çalışanları bizimle aynı kategoride saymıyorum.."gibisinden iri laflar ederdi..
Ameliyat başarılı geçti ya! Bunun da ağzı değişti..
"Sanatçı soyunmaktan korkmamalı.. Eğer sanat içinse tereddüt etmeden soyunurum.."demeye başladı..
Bakalım daha neler göreceğiz?