kapat
25.03.2001
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Aktif Dagitim
 

Televizyon geldi 20 kişi öldü


İmam "Televizyon günahtır" dedi. Köy halkı ikiye bölündü. Tartışmalar ölümle sonuçlanan kavgalara dönüştü. Bin nüfuslu köyün yarısı başka yerlere göçtü. Aradan yıllar geçti, televizyon geri döndü. Peki ya ölenler...
Herşey Diyarbakır merkeze bağlı Hatuni köyüne fahri imam Fakki Fahrettin'in gelmesiyle başladı. İmam, köylülerden Seydo Polat'ın evine bir televizyon almasını eleştirerek, vaazlarında "Köyümüze gavur icadı getirmişler. Televizyon haramdır. Buna nasıl müsaade edersiniz?" diyerek korkunç bir tartışma başlattı. Bunun üzerine köy halkı televizyon izlemek haramdır ve haram değildir" diyenler olarak ikiye ayrıldı. Belki cehalet, belki de bilinçli olarak fahri bir imamın Güneydoğu'nun bu huzur içerisindeki köyünde başlattığı tartışma, kısa sürede köy halkını iki ayrı kampa böldü. Televizyonun haram olduğunu savunanlar, karşı fikirde olanları 'kafir' ilan ederken, tartışmalar kısa sürede yerini çatışmalara bıraktı. Köy meydanında çıkan ilk kavgada her iki taraftan 3 kişi hayatını kaybetti.

Televizyonunu alıp köyünü terk etti
Olayların tırmanmaya başladığını gören ve hayatından endişe etmeye başlayan köydeki tek televizyonun sahibi Seydo Polat ise, köyden kaçarak İçel'in Tarsus ilçesine göç etti ve buraya yerleşti. Giderken, olaylara yol açan televizyonunu da beraberinde götürdü. Köy meydanındaki bu silahlı çatışmanın ardından köyden göçler arttı ve 70 haneli, bin nüfuslu köyün nüfusu bir anda yarıya indi.

'Televizyon haram mı, değil mi' tartışmasını sürdüren taraflar, aradan yıllar geçmesine rağmen her karşılaştıkları yerde birbirlerine girdi ve taraflar yeni canlar yitirmeye devam etti. Televizyon yüzünden köylüler arasında başgösteren bu anlamsız kan davasında son olarak 1996 yılında Diyarbakır kent merkezinde silahlar konuştu ve her iki taraftan toplam 4 kişi hayatını kaybetti.

Gidenler geri döndü televizyon kazandı
Televizyon yüzünden çıkan çatışmada 7 yıl içinde 20 kişi hayatını kaybederken, 12 kişi yaralandı ve 6 kişi de cezaevine girdi. Fakki Fahrettin'in televizyon yüzünden başlattığı tartışma ve sonucunda başlayan çatışma Keser, Karabalut ve Selamboğa aileleri arasında kan davasına dönüştü. Sadece Keser ailesi bu anlamsız kavgada Adem, Salih, Vedat, Seda ve Yılmaz isimli üyelerini kaybederken, Karabulut Ailesi'nden de Hamza Karabulut hayatını kaybetti. Ama artık bugün Hatuni Köyü'nde her evde bir televizyon, hatta bazı evlerde iki televizyon var. Televizyonun köye yeniden girişi ise 1.5 yıl öncesine dayanıyor. Batı'ya çalışmaya giden gençler ve çatışmalar nedeniyle 6 yıldan beri kapalı olan okulun yeniden açılmasıyla birlikte köye gelen öğretmenlerin etkisiyle köylüler, televizyonu kabul etmek zorunda kaldı.

Ve İmam Fahrettin köyden kovuldu
Köyde tüm bu olayların yaşanmasına, insanların biribirine düşman olmasına, 20 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan tartışmaları başlatan fahri İmam Fakki Fahrettin ise, bir süre önce köylüler tarafından buradan sürüldü. Her üç aile arasında kan davası sürüyor sürmesine, ancak son 5 yıldır silahlar hiç konuşmadı.

Barış için de müthiş bir istek var. Zaten kavgaya neden olan olay da televizyonun köye girmesi ile sona erdi. Bu nedenle bazı köylüler şehit Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'a giderek kendilerini barıştırmasını istemişti. Okkanyaşasa belki bu günlerde barış sağlanmış olacaktı. Köylülerin deyimiyle, darısı artık yeni Emniyet müdürü Atilla Çınar'ın başına...

Mürsel ACAY

 
Sabahonline'nın değişen tasarımını nasıl buldunuz?

Eskisine göre çok beğendim
Eskisi daha iyiydi
Farketmez

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır