|
Altanlar 'meydanı' kapladı
Çetin Altan: Özal'a yakın olduğum için eleştirildim. Niye ben dönmüş oluyorum da o dönmüş olmuyor?
Mehmet Altan: Türkiye'nin ekonomisi düzelecektir elbette. Yeter ki tam olarak dibe vurabilsin...
Ahmet Altan: Kadınları tanımaya çalışmak bir oyundur aslında... Ve ben bu oyunu oynuyorum
ATV'de önceki gün yayınlanan Siyaset Meydanı tüm Türkiye'yi uykusuz bıraktı... Programın konukları iki kuşak Altanlar'dı... Sabah Gazetesi'nin de yazarı olan edebiyatın ünlü kalemi Çetin Altan ve oğulları ekonomist Prof. Dr. Mehmet Altan ile kadınlar ve aşka ilişkin yazılarıyla tanınan yazar Ahmet Altan. Altan Ailesi, hukuk felsefesinden Marksizm'e, aşktan ekonomiye, politikadan aile hayatlarına kadar dört saate yakın tartışıp kendilerine yöneltilen soruları yanıtladılar.
YÜZLERCE SORU YAĞDI
Altanlar'A ilgi yoğundu. Siyaset Meydanı'nın telefon ve faksları kilitlendi. Yüzlerce soru yağdı. Cevaplar yetişemedi. Bu arada sözü en fazla alan baba Çetin Altan oldu. Hemen her konuda mikrofonu bırakmayan baba Altan, zaman zaman Ali Kırca'ya dönüp "Yahu Ali, ileri gitmiyorum di mi? İleri gidiyorsam uyar" dedi ve sohbetini zaman zaman oğullarına dönüp, "Aslında bu senin konun" diyerek sürdürdü.
Çetin Altan, politikacıları hiç beklemedikleri bir konuda, yazarlık konusunda eleştirdi. Özal'ın bu konuda bir örnek olduğunu söyledi. Hatta aralarının bu nedenle bozulduğunu da anlattı:
"Sayın Özal, 'Benim hayatımı yazar mısın?' dedi. Ben de 'Ben, istidacı (katip) miyim?' dedim. O an birden bire buz gibi oldu. O da bilmiyordu 'yazar nedir?' 'Madem yazıyor; onu da yazsın; bunu da yazsın' diye düşünüyordu herhalde ama yazarlık öyle değil işte."
ÇOCUKLARIMLA GURUR DUYARIM
Çetin Altan şöyle devam etti: "Parlamentomuzda konuşmaya önem verilir ancak yazıya o kadar önem verilmiyor. Anılarını yazan politikacımız kaç tanedir? Yazının belge olduğunu unutmazsak bu büyük bir eksikliktir. Mat etmek için siyasi konuşma değil; yeryüzünün her yerinde çınlıyacak ve zaman geçse de bayatlamayacak sözlerle insan yaşamın içinden geçmelidir."
Özal tetikçilerini tanıyordu!
Türkiye üzerine yapılan sohbetlerde söz dönüp dolaşıp Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a geldi. Çetin Altan, Turgut Özal'la yakınlığı nedeniyle "dönek" olmakla suçlandığı hatırlatılınca, bombayı patlattı: "Niye ben dönmüş oluyorum da, Özal dönmüş olmuyor?"
Türkiye'de ilk defa bir başbakanın bir "yazı adamı"nı merak ettiğini ve tanımak istediğini anlatan Altan, Özal'ın sorduğunu, kendisinin de anlattığını söyledi. Altan, sadece 141, 142 ve 163'üncü maddeleri kaldırmasının bile Özal'a sempati duyması için yeterli olduğunu vurguladı. Baba Altan ile Ali Kırca arasında Özal suikastinin belgelerinin İsviçre'de olduğuna ilişkin ilginç bir diyalog da yaşandı.
Çetin Altan: Özal'a kızmalarının nedeni Amerikan sigarasının, işte İskoç viskisinin dışarıda serbest; içerde yasakken serbest bırakması oldu. Dışarıdan bunları getirenler büyük rant elde ediyordu. Güneydoğu meselesi de aynı zamanda patladı. Birden eroine dönüştü hikaye ve bir kurşun atıldı Özal'a. Sordum "Acaba kim attı?" diye. Özal, "Belgesi var. İsviçre'de" dedi.
Ali Kırca: Bu belge İsviçre'de resmi makamlarda mı? Bunun belgesini kim vermiyormuş?
Çetin Altan: Bilmiyorum ben de.. Soru sormaya meraklı değilim.
Kadınlar anlaşılmaz sezilebilir
Alİ KIRCA: Milyonlarca erkeğin kadınları anlamıyorum dediği bir ülkede 'kadınların hissettiklerini ve düşündüklerini nasıl yazıyorsunuz? Bu soruyu Ahmet Altan'a Ayfer Akarsu soruyor. Evet Ahmet Altan..
(Kısa bir sessizlik...)
Ahmet Altan: Yazmakla ilgili bir şey. Nasıl yazı yazarken bilmiyorsam; bu düşünceyi de nasıl yarattığımı bilmiyorum. Kadınların, erkekler tarafından çok iyi anlaşılabileceği kanaatinde değilim. Kadınlar tarafından anlaşılabilir mi ondan da çok emin değilim. Ama daha ziyade kullanılabilecek kelime belki 'sezmek'. Kadınları sezebiliriz.
KENDİLERİNİ ÇÖZENİ SEVER
Kadınları anlamak belki imkansız. Erkeklerin kendileriyle dalga geçmelerine izin vermezler ama kendileriyle çok zekice dalga geçebilirler. Çünkü onların erkeklerin anlayamayacağı bir değişkenliği vardır. Bir şey istedikleri zaman; bir şey istediklerini söyledikleri zaman bunu ne kadar istiyor ve ne kadar zamana isteyecekler onlar da bilmiyorlardır. Bir şeyden şikayet ettikleri zaman çok büyük ihtimalle şikayet ettiği şey başka bir şeydir ve sen bunu keşfetmezsen sana gerçekten kızar.
Çok bilmecelerle erkeğin karşısına çıkar ve erkekten bunları çözmesini isteyen bir yapıya sahiptir kadın.
Ali Kırca: Bu bilmeceyi çözen erkeği de seviyor o zaman..
Ahmet Altan: Daha çok bunu çözmeye çalışan erkeği ve bu oyunu seviyor kadın.
SİYASET MEYDANI NOTLARI
Sİyaset Meydanı, aslında kamuoyunun önünde kolay kolay bir araya gelmeyen üç Altan'ı konuk etmeyi başardı. Çetin Altan bu konu üzerine şunları söyledi: "Çocuklarımla daha önce de çeşitli programlara katıldım. Onlarla her zaman gurur duydum ve onlarla daha pek çok programa katılacağım.
Programdan çarpıcı yorumlar da şöyle:
*Çetin Altan:
Evinde ve iş hayatında başarısız olan baba, evinde daha despottur.
* Çetin Altan:
Dünya globalleşiyor ve gençler kendilerini Türkiye'de yaşamak için koşullandırmamalıdır.
*Mehmet Altan:
Kemal Derviş evrensel düşünüyor. Türkiye'de Ahmet Necdet Sezer hukuki alanda; Derviş de iktisadi alanda evrensel düşünüyor. Türkiye'nin kurtuluşu dünyayla birlikte olacak.
* Mehmet Altan:
Türkiye'nin ekonomisi düzelecektir. Yeter ki tam olarak dibe vurması gerçekleşsin.
Alper URUŞ
|