


Çelme takmaya başladılar! Derviş gider Mersin'e! Meclis gider tam tersine!
Bugün yazının başlığı da biraz uzun oldu, bağışlayın. Fakat bu çok önemli bir konu ve bu yazıyı herkes okumalı, kesip birbirine okutmalı, çoğaltıp fakslamalı, kahvehane duvarlarına, herkesin merak edip okuyacağı yerlere asmalı. Benim yazdığım bir yazı olduğu için değil, konuyu herkesin bilmesi gerektiği için.... Ve herşeyi çok çabuk unuttuğumuz için....
Halkın korkusu gerçekleşiyor.
Halkın sağduyusu daha ilk günden; "Bunlar Kemal Derviş'i yaşatmazlar, bezdirir ABD'ye geri kaçırtırlar" diye düşüncelerini dile getirmişti.
Bu kadar mı olur!
Daha 5 gün geçmedi.
Korkulan başa geldi.
Derviş'i çelmeliyorlar.
Derviş, gitmek istiyor Mersin'e!
Meclis, gidiyor yüzde yüz tersine!
Ekonomik krizler ülkesi olduk.
Kasımda duvara çarptık.
Şubatta yere çakıldık.
Tuz buz olduk.
Yine ders almıyorlar.
Nisanda da bir daha çarpacağız.
Un ufak olacağız.
***
Derviş'i çağırıyorlar, adam vatanseverlik örneği sergiliyor, bilgisini, görgüsünü, yıllardır biriktirdiği ilişkisini, ülkesi krizden kurtulsun diye halkın hizmetine sunuyor ve "Acil Önlemler Paketi" hazırlıyor. Hükümetin, üç ortağının (DSP-MHP-ANAP) üçü de ve üç ortağın başı üç lider (Ecevit-Yılmaz-Bahçeli) de; "Bu paketin ve bu pakete bağlı olarak hazırlanacak ulusal ekonomik programın arkasındayız. Bu paket bütün ulusundur, hepimiz destek vereceğiz" diyorlar.
Fakat 5 gün geçiyor.
Sadece 5 gün...
Tam tersini yapıyorlar.
Kemal Derviş'in hazırladığı Acil Önlemler Paketi'nde; "Devlet örgütünde kaynağı bulunmadan hiçbir yeni teşkilat kurulmayacaktır" diye açık-seçik-anlaşılır bir biçimde yazılmasına rağmen, Meclis devletteki yükü artıracak yeni teşkilatların kurulması için kanun çıkartıyor.
İşte size örnek...
İşte size belge...
Meclis Plan Bütçe Komisyonu, Kemal Derviş'in "Devlette yeni kadro şişirilmesi kesinlikle yapılmayacaktır" demesinin üzerinden sadece 5 gün geçtikten sonra "Denizcilik Müsteşarlığı ve Türk İşbirliği Kalkınma Ajansı Teşkilat Yasa Tasarıları"nı onayladı. Bu yasa tasarılarına göre, Denizcilik Müsteşarlığı kurulacak ve oraya 80 yeni personel alınacak. Türk İşbirliği Kalkınma Ajansı (TİKA) da müsteşarlık haline getirilecek ve oraya da 106 yeni personel doldurulacak.
Halk ağır vergi altında inliyor.
Fakat bütçe açığı yine çok büyük.
Ortada bulunmuş yeni kaynak yok.
***
Bu kritik dönemde krizi aşmak için IMF'den, Dünya Bankası'ndan, ABD'den, AB'den, G-7 adı verilen zengin ülkelerden para dilenmeye çıkarken, Meclis Plan Bütçe Komisyonu devlette harcamayı yükseltecek kanun tasarısını iktidar partileri (DSP-MHP-ANAP) oylarıyla onaylıyor ve Meclis Genel Kurulu'na gönderiyor. Bu komisyonda 40 milletvekili görevli. Bunların 25'i iktidar partilerinin milletvekilleri, 15'i de muhalefet milletvekilleri. Tasarılar görüşülürken, muhalefet milletvekilleri, örneğin FP Afyon Milletvekili Sait Açba karşı çıkıyor. İktidar partilerinden ANAP'ın İstanbul Milletvekili Nesrin Nas, "Acil ekonomik paketi hazırlayıp devlet kadrolarını büyütmeyeceğiz diye topluma ve bütün dünyaya söz verdik. Bu Hükümet'in verdiği bir sözdür. Bu söze rağmen biz burada devlet kadrolarını büyütecek yasa tasarılarını geçirip, Genel Kurul'a 'onayla' diye gönderiyoruz. Çelişkiye düşüyoruz. Güvenilirliğimizi zedeliyoruz" diye karşı konuşma yapıyor.
Fakat faydasız...
Derviş'e çelmeyi önleyemiyor.
MHP'li devlet bakanlarının isteği ve iktidar (DSP-MHP-ANAP) oylarıyla devlette kadro şişiriliyor.
Derviş'i çelmeliyorlar.
Ona sahip çıkalım...
Çünkü bu kafayla gidersek bir kriz daha yiyeceğiz. Ve bir kriz daha yersek iyice un ufak olacağız. Öğrendiğime göre, Meclis'te devletin kadrolarında şişirme yaratacak 60'a yakın yasa tasarısı bekliyor.
AÇIKLAMA: Dikkati keskin okurlarım uyardılar. Dün bu köşede yayınlanan "Kemal Derviş, Mustafa Kemal olabilir mi?" başlıklı yazıda "Mustafa Kemal'i Anadolu'ya Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak üzere padişahın gönderdiği" ifadesi yer aldı. Mustafa Kemal'i Anadolu'ya padişah gönderdi, fakat Kurtuluş Savaşı yapmak üzere değil, düzeltir dalgınlıktan doğan bu ifade için özür dilerim. Aynı yazıda yer alan "Kemal Derviş, bu ekonomik kurtuluş savaşını kazanamazsa Mustafa Kemal olamaz, olsa olsa olsa Çerkez Ethem olur.." cümlesi de Çerkez okurlarımda kırgınlık yarattı. Bu benzetmeyi Çerkez Ethem'in Kurtuluş Savaşı'ndaki rolünü ve desteğini küçümsemek için yazmadım. Çerkez Ethem, Mustafa Kemal'in silah arkadaşıydı ve başlangıçta Kurtuluş Savaşı'na omuz vermişti. Çerkez okurlarımdan da özür dilerim.