kapat

23.03.2001
Anasayfa
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


O RAPORU KIM YAZDI

Ses ver Bülent Yavuz, neredesin? Elma dersem çık, armut dersem çıkma! Bu sözü iyi bilirsin. Ben sana "Elma" diyorum Bülent. Ama sen hâlâ armutu oynuyorsun. Şu sorduklarıma cevap ver. Erol Ersoy bir maç idare etti. İyi ya da kötü. Onu alt sütunda göreceksin. Merak ettiklerim başka şeyler.

* Erol'un maç sonrası raporunu "kim" yazdı?

* Bu raporun düzenlenmesinde senin rolün ne?

* Gözlemci, temsilci ve 4. hakemin raporları tamamen "kendileri tarafından" mı kaleme alındı?

*Yoksa bütün raporlar senin başkanlığını yaptığın, maçın diğer kahramanlarının da içinde olduğu şahıslarla beraber mi düzenlendi?

Bu soruları neden mi soruyorum? Eğer bu raporlar ayrı ayrı hiçbir telkin ve baskı altında kalmadan, (Bu baskıyı yapan şahsın özellikle Haluk Ulusoy olduğunu sanıyorum) yazılsaydı, Hagi 5 maç değil, en az 1 sene ceza alırdı. Bunlara ilaveten Okan ve iki Emre'nin de ceza heyetine gitmesi gerekiyordu. Siz öyle raporlar hazırlayıp sundunuz ki, sonundaki ceza fiyasko çıktı. Bak şimdi Bülent Yavuz. Büyük hata yaptınız. Erol'un şahsi olarak mahkemeye gideceğini düşünmediniz. Eğer Ersoy ceza kurulu tarafından Hagi'ye verilen cezadan tatmin olsaydı, kendisi özel olarak mahkemeye gitme ihtiyacını hissetmezdi. Hem de Faal Futbol Hakemleri Derneği'nin tutacağı avukatla. Avukatın mahkemeye sunduğu şikayette, Hagi'nin küfrettiği, tekme attığı, tükürdüğü ve maç sonrası hırsız dediği yazılı. Bu suçlardan dolayı (Erol davasından vazgeçmez ya da vazgeçirilmezse!) Hagi ceza yer. Türkiye'de futbol oynayamayacağı gibi antrenörlük de yapamaz. Şimdi işin sonunu merakla bekliyorum. 1. Merkez Hakem Kurulu ve Futbol Federasyonu tarafından sahip çıkılmayan Erol Ersoy'a dernek acilen avukat göndererek destek sağlamıştır. Bu durum hakemlerin Ersoy ile beraber olduğunu gösterir. 2. Ersoy gelen baskılara karşı, davasında direnme gücünü ne kadar gösterecektir? 3. Haluk Ulusoy tarafından göreve getirilen Disiplin Kurulu'nun verdiği kararla, bağımsız Türk yargısı arasındaki karar farkını hep beraber göreceğiz.

Yüzde 95'i bulduk
Çok unutkan bir milletiz. Demirel, Ecevit ne fiyasko hükümetler kurdular unuttuk, yine getirip baş tacı yaptık. Akıllanmadık. Şu andaki duruma geldik. Hâlâ ahlar, vahlar çekiyoruz. Daum, Beşiktaş'tan nasıl gitti? Hepimiz biliyoruz. Kovuldu. Getirdiği yabancılar ne yaptılar. Fiyasko. Bilgili geldi; "Yeni hedefler, heyecan" dedi. heyecan verdi. Aldı, kokain kullanan Daum'u getirdi. Alttaki adamlarına da Sergen ve Oktay'ı aldırmak için toplantılar yaptırıyor. Yardımcılarını da Almanya'dan seçti. Eldeki yabancıları gönderir, beş tane daha yabancı getirir, Beşiktaş'a iteler. Yönetim de onu 1.5 sene sonra tekrar kovar. Hiç merak etmeyin. Aynen Demirel, Ecevit misali Daum'u dört sene sonra yine Beşiktaş'ın başında görürüz. Bizler iyi niyetli, cefakâr, vefakâr, biraz da aptal milletiz. Oran derseniz yüzde 95'e varıyor.

Ersoy askerliği bırakıyor
Kim olursa olsun bir Türk hakeminin Hagi'nin yaptığı tecavüze uğramasını hâlâ içime sindiremiyorum. Ve işin ucunu da kolay bırakmayacağım. Bunun Hagi veya bir başka futbolcu olması önemli değil. Fakat işin bir başka rezilliği var. Erol Ersoy kötü hakem değil. Ama o yıllarca ağabeylerinden gördüğü "Ne etliye ne sütlüye karış; al maçını çal düdüğü" tipinde bir hakem. Çocuk aylar önce bir F.Bahçe-G.Saray maçını bu prensiple hareket ederek 10 sarı kartla bitirdi. Kötü bir karşılaşma yönetti. Hagi de kendisine olmayacak işler yaptı. Ne oldu? Hiçbir şey. Ersoy maç almaya devam etti.

Takii nereye kadar. G.Saray-G.Birliği maçına kadar. 2 tane ofsayttan atılan gol var. Yardımcının hatası. Kendisi de yanlış düdükler çaldı. Olabilir. Her hakem çalabilir. İş geldi G.Saray'ın elle attığı iptal edilen golüne dayandı. Hagi yardımcıya itiraz ediyor. Bazılarına göre çok masummuş. Neyin masumiyeti? Hagi neye itiraz ediyor? G.Saray'ın elle attığı gol geçerli mi sayılsın? Sarı karttan sonra da Ersoy'u eliyle itiyor. Alışmış bir kere Türkiye'de hakemleri itmeye. Ersoy çok doğru bir kararla Hagi'ye kırmızı kart gösteriyor. Sonrası malum. Ersoy'a yaptığı çok doğru bir işten sonra 6 hafta ceza. Ya bir de haklı olarak Okan'ı atsaydı! O zaman herhalde ya 2 sene alırdı ya da idam!

Devam et Ersoy
Burası Türkiye. Doğru yaptığında ceza yersin, yanlış yaptığında devam ettirirler. "Ben hakemimi korurum" diyen Ulusoy neredesin? Bülent Yavuz televizyonlarda Erol Ersoy'a altı hafta ceza verdiğini açıkladın. Talihsiz sözlerden sonra bu hakem grubunu nasıl idare edeceksin. Ama edersin. Onların içindeki fertler için varsa yoksa maç almaktır. Verirsin maçları, susturursun.

Tüm bunlardan sonra Erol Ersoy askerliğinden emekliliği isteyecek. Önünde de 7 yıl var. Hakemliği bırakma hatasına düşmeden çatır çatır düdüğünü çalmalı. UEFA ona görev verdi. Söyle Bülent Yavuz, Ersoy'u bu maça gitmeden önce bir lig maçı verip antrenman yaptırmayacak mısın? TV'lerde söylediğin kelimeleri nasıl yutacaksın? Bundan sonra Ersoy'a nasıl G.Saray maçı vereceksin. Erol Ersoy'a avukat tutan Faal Futbol Hakemleri Derneği için nasıl bir iyilik düşünüyorsun? Görüntüleri seyreden bağımsız mahkeme, Ersoy'un lehine karar verirse o koltukta hâlâ oturacak mısın? Hepisine cevap ver Bülent. Bu sütunlarda satırı satırına yazacağım.

Vicdanınız rahat mı?
Disiplin diyoruz, sonra affediyoruz. Adam ırza geçmekten, tecavüzden hapse girmiş. Sonra salıverilmiş ve bu adam, park ve bahçeler müdürlüğünde bekçi olarak işe alınmış. Ve bu şerefsiz, 5 yaşındaki bir kız çocuğunun ırzına geçiyor. Sonra dönüyoruz, Türkiye'de olaylar çıkıyor. Araya siyasiler veya büyük büyük adamlar giriyor, ceza en hafife indiriliyor. Sonra da Paris'teki PSG-G.Saray maçında çıkan olaylar... UEFA PSG'ye 3 maç cezayı giydiriveriyor. Futbol Federasyonu ve Ceza Kurulu'nun şerefli üyeleri, aynaya baktığınızda kendinizi nasıl görüyorsunuz, nasıl hissediyorsunuz. Vicdanınız sızlıyor mu?

Otobanda koşu!
Geçenlerde ilk defa Belgrad Ormanları'nda koşu yaptım. Vakkorama'nın yaptığı çok güzel bir pist var, 6.5 kilometrelik. Ve çok şirin, ormanın dokusuna uygun, mesafe belirleyen tahtadan yapılmış göstergeleri. Vakkorama yapar da İstanbul Belediyesi yapamaz m?! Onlar da sırf göstermelik olsun diye, sanki trafik tabelâları gibi işaretler dikmişler, altlarında Büyükşehir Belediyesi yazan. Birinde ormanda koştuğumu hissediyorum, diğerine baktığımda otobanda...

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır