kapat

23.03.2001
Anasayfa
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Aktif Dagitim
Gökçen inmemek üzere göklerde!
Atatürk'ün manevi kızı, ilk kadın pilotumuz Sabiha Gökçen dün kalp durması sonucu yaşamını yitirdi

Atatürk'ün manevi kızı, Türkiye'nin ilk kadın havacısı Sabiha Gökçen, kalp ve solunum durması sonucu yaşamını yitirdi. 20 gündür Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Hastanesi'nde tedavi gören Gökçen, dün saat 08.15'te kalp ve solunum durması sonucu, 88 yaşında öldü. Gökçen son yolculuğuna bugün saat 13.30'da uğurlanacak; THK önünde yapılacak tören ve Kocatepe Camii'nde kılınacak ikindi namazından sonra Cebeci Askeri Şehitliği'ne defnedilecek. Genelkurmay Başkanlığı Ankara Garnizonu'nda görevli general, amiral, subay ve astsubayların törene katılabilmeleri için özel izin verdi.

YAŞ GÜNÜNDEN 1 GÜN SONRA
Dünyanın ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen, hayatını doğum günü olan 21 Mart'tan bir gün sonra noktaladı. Atatürk'ün manevi kızı, dünyanın ilk kadın savaş, Türkiye'nin ise ilk kadın pilotu olan Gökçen, 21 Mart 1913'te Bursa'da doğdu. Kalabalık ailenin 6 çocuğundan biriydi. 1925 yılında Bursa'yı ziyaret eden Atatürk tarafından evlat edinildi. Atatürk, 1934'te Soyadı Kanunu'nun çıkmasıyla birlikte Sabiha'ya "Gökçen" soyadını verdi.

1935 Gökçen için önemli bir dönüm noktası oldu. İlk sivil havacılık okulu olan Türkkuşu'nun ilk kadın öğrencisi olan Gökçen, bir yıl sonra Atatürk tarafından Eskişehir Askeri Hava Okulu'na gönderildi. Böylece Gökçen'in adı, dünyanın ilk kadın savaş pilotu olarak tarihe geçti. Gökçen, 1964'e kadar 28 yıl boyunca dünya semalarında uçtu.

Atatürk'ün ölümünden sonra evlenen Gökçen'in kendisi gibi manevi bir kızı bulunuyor.

SON RÖPORTAJINDAN
Gökçen Anadolu Ajansı'na verdiği son röportajda manevi babasına olan düşkünlüğünü dile getirmişti: "İlkokuldan beri Atatürk'ten hiç ayrılmadım. Yanında büyüdüm. İlgisiyle mesleğimde başarılı oldum. Onun her şeyini biliyorum. Bu yüzden 10 Kasımlar'da çok duygulanırım. Son zamanlarda ona yönelen saldırılar arttı. Ata Türkiye'yi kurarken sadece dış düşmanlarla savaşmadı, bugün olduğu gibi nankörlerle de mücadele etti."


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır