kapat

22.03.2001
Anasayfa
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Finansinvest
ERDAL BİLALLAR(ebilallar@sabah.com.tr )


Olimpiyat'ın halkaları Paranın sıfırları

Bir yanda Olimpiyat bayrağındaki iç içe geçmiş 5 halka, diğer yanda paramız üzerinde yanyana sıralanmış sıfır şeklindeki 7 halka...

Olimpiyat bayrağındaki her halka bir kıtayı, paramızdaki her halka bir hatayı simgeliyor... Olimpiyat bayrağındaki halkalarda dostluk ve kardeşlik, paramızdaki halkalarda ise basiretsizlik, beceriksizlik var...

Olimpiyat bayrağındaki halkalar 5 kıtayı örtüyor, paramızdaki halkalar işçinin, memurun, esnafın, emeklinin sanki boynuna geçirilmiş ilmik gibi nefes kesiyor... O ilmikleri boynumuza kimler mi geçirdi? Bildik isimler; İnönüler, Demireller, Özallar, Erbakanlar, Çillerler... Yeni sıfırlar ekleyerek, 1 doları 1 milyon lira seviyesine getirenler...

Ve ne yazık ki; kendilerinden hala ümit beklenenler...

Oy verilenler, önünde ceket iliklenenler, elleri öpülenler, "N'olursun gel" denilerek yollarına gül dökülenler... İşte; paradaki 7 sıfırı görmezden gelenler, o sıfırların hesabını halka veremeyenler şimdi kalkmış 5 sıfırlı olimpiyat bayrağını İstanbul'da dalgalandırmak için çaba sarfediyor... Utanacaklarına "Bu bizim hakkımız" diyor...

Ah bir konuşsa!
Kemal Derviş konuşmuyor, konuşamıyor... Amerika gibi sistemler ülkesinden geldiği Türkiye'de gördüğü sistemsizlikle, çürümüşlükle ilgili bir şey söyleyemiyor...

Ah çıkıp da bir konuşabilse....

Yağmalanan kaynakları, yandaşlara dağıtılan koltukları, liderinin gözünün içine bakan kapıkullarını hatta makamında uyuyanları bir anlatabilse...

Seçilmişliği iş takipçiliğine endeksleyenleri, yediği herzeleri "Kardeşim bir daha mı seçileceğiz?" mazereti ile gizleyenleri, liderini görünce önünü ilikleyip eğilenleri halkın önüne çıkıp bir sayabilse...

Ama yapmıyor, yapamıyor...

O dışarıdan para arıyor... Enflasyonu durdurmaya, devlete olan güveni yeniden kurmaya, mutfağı ve çarşıyı saran alevleri bastırmaya çabalıyor...

İnanıyorum ki; bunları yaptığı için kuru bir teşekkür duyacağını sanıyor...

Ne gezer!

Ankara kulislerindeki dedikodu odakları şimdiden başladı: "24 Ocak 1980 kararlarının mimarı Özal da böyle gelip başlamıştı..."

Amaç liderlerine yaranmak, hatta yalakalık yapmak ya; "Aman beyefendi dikkat buyurunuz... Siz daha iyi bilirsiniz ama, bu krizi atlatırsak Kemal Derviş'in önünü kesemeyiz... Allah korusun siler süpürür..."

Dikkat edin; ülke bu noktaya gelirken susanlar, liderine bakıp parmak kaldıranlar, şimdi Neron gibi ekonomideki yangını seyretmeyi tercih ediyor...

Kemal Derviş 15 günlük Ankara izlenimlerini bir anlatabilse... Uzaktan şahit olduğu Bizans entrikalarını, bilgisiz, birikimsiz, çapsız politikacıların gerçek yüzünü halka gösterebilse...

İĞNE
Geceyi yalnız geçirecek kişilere hırsız ve vampir hikayeleri anlatıyorsak...

Gençlerle konuşurken söze "Benim zamanımda" diye başlıyorsak...

BİZ ADAM OLAMAYIZ

GEL DE KAHROLMA

Bence çok yanlış
Milliyet'in dünkü birinci sayfasında bir başlık: Apo: Ben artık vejetaryenim...

Haberin spotu şöyle:"İmralı sakini Apo, bayramda kurban kesilmesini kınadı ve hayatındaki değişiklikleri anlattı: Bundan böyle et yemeye karşı bireysel tavır aldım.. Bu ilkel avcılık kültüründen gelen gelenek kalkmalı..." Dikkat edin; bu sözleri binlerce masumun canını alan, Güneydoğu halkına kan kusturan, şimdi de İmralı'da keyif çatan eşkıya başı söylüyor... Bebeklere kurşun sıkan, askeri, polisi şehit eden aşağılık adam, kalkıp kurban kesmeyi ilkel avcılık olarak nitelendiriyor... Bu şerefsizin iğrençliğini, ilkelliğini, çizgisizliğini ve hatta dinsizliğini biliyorum da beni asıl kahreden; bunu Milliyet gibi bir gazetenin alıp birinci sayfasından bütün Türkiye'ye duyurması... Abdullah Öcalan'ın bayram mesajını(!) habercilik adına yayınlaması....

Fıkra

Cennet'te maç!
Bir devrin bütün as ve klas futbolcuları Cennet'te buluşmuş... Cennet'in baş meleği de futbol meraklısıymış... Şeytan'ı çağırmışlar, "Cennet'le, Cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?" diye sormuşlar...

"Boşuna oynamayın, biz kazanırız" demiş Şeytan...

"Olur mu en iyi futbolcular bizde... Ne kadar kötü futbolcu varsa sizde" demiş Cennet'in meleği...

Şeytan cevap vermiş:

"Ama bütün hakemler de bizde..."

Yaşar Okuyan'a
Basından öğrendiğim kadarıyla 1 Nisan'dan itibaren SSK primlerini artıracakmışsınız... Eğer bu doğruysa yandık... Ben şu anda 4 işçinin primlerini ödemekte zorlanıyorum.. Hele bu kriz döneminde ölüm-kalım mücadelesi verirken böyle bir sürprizle karşılaşmak daha da kötü... Mantıklı olan mevcut SSK'lıların primlerini artırmak değil, kaçak çalıştırılanları tespit edip onlardan prim almak... Ama bu zor olduğu için siz kolayını seçiyorsunuz... Birnaz Yener (Erzurum)

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır