kapat

22.03.2001
Anasayfa
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Finansinvest
BİLAL ÇETİN(bcetin@sabah.com.tr )


40 milyar dolarlık operasyon...

Şubat krizinin ekonomide meydana getirdiği hasarın boyutu henüz net olarak hesaplanabilmiş değil. Ancak kriz nedeniyle oluşan ek maliyetin tahminlerin üzerinde olduğu anlaşılıyor. Sadece, kaçınılmaz olarak yapılması gerekli bankacılık operasyonlarının maliyetinin 40 milyar dolar civarında olacağı hesaplanıyor.

Bankacılık operasyonları için hesaplanan 40 milyar dolarlık toplam maliyet Şubat krizi nedeniyle oluşmuş değil. Bu maliyetin büyük bölümü, yıllardan beri hükümetlerin uyguladığı popülist politikalar sonucu kamu bankalarının üzerine yıkılan görev zararlarının biriktirilmesiyle oluşmuştu.

Bütçe açığını gerçek rakamın altında göstermek için kamu bankalarının üzerine bırakılan yükler nedeniyle bu bankaların eriyen sermayeleri ve karşı karşıya kaldıkları büyük finansman açıkları, bir yandan mali piyasalardaki krizin derinleşmesine yol açarken, diğer yandan da Halk ve Ziraat bankalarını yüzde 3 binlere varan gecelik faiz giderleriyle daha büyük bir sıkıntının içine soktu. Bu bankaların açıkları iyice büyüdü.

Şu anda 9 katrilyon lira civarında olduğu hesaplanan kamu bankalarının gecelik borçlanma ihtiyaçlarını kapatmak için Hazine, görev zararlarına mahsuben tahvil vermeye başlıyor. Bankalar bu tahvillerin bir bölümünü Merkez Bankası'na, bir bölümünü de piyasalara satarak kademeli olarak para piyasalarına olan borçlarını azaltacaklar.

Yapılan ön hesaplara göre Hazine, kamu bankaları reformu çerçevesinde yaklaşık 16 katrilyon liralık ilave bir borçlanma yükümlülüğü ile karşı karşıya kalacak.

Bankacılık reformu sadece kamu bankalarının yeniden yapılandırılmasından ibaret olmadığı için Hazine'nin üstlenmek zorunda kalacağı yük de bu 16 katrilyon liradan ibaret olmayacak.

IMF teknisyenleri ile yapılan görüşmeler sırasında ortaya çıkan tabloya göre Hazine'nin, kamu bankaları ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na alınan batık bankalar için bugüne kadar verdiği 14 katrilyon liralık iç borçlanma senedine ilave olarak en az 25 - 26 katrilyon liralık daha tahvil çıkarması gerekiyor. Çünkü IMF uzmanları, kamu bankaları, Fon bankaları ve Fon'a devralınması ihtimali oldukça yüksek görünen ve halen Bankalar Kanunu'nun 14. maddesinin 2. fıkrası çerçevesinde yakın izlemede tutulan zor durumdaki bazı özel bankaların kamuya getireceği toplam maliyetin 40 milyar dolar düzeyinde olacağını hesaplıyor.

Hazine'nin bu kadar yüksek bir rakamı, monetizasyon veya iç borçlanma yoluyla sağlayabilmesinin imkânsız olduğunu IMF de görüyor. Bu yola gidilmesi halinde Hazine'nin halen 35 katrilyon lira düzeyinde olan toplam iç borç ana para yükü bir anda 75 katrilyon liraya yükselecek. Ki bu boyutta bir iç borç yükünün idaresi son derece güç.

O nedenle düşünülen formül, bu yükün önemli bir bölümünün orta ve uzun vadeli dış kredilerle karşılanması. Bu kapsamda IMF'in Kasım krizi sırasında Türkiye'ye vermeyi taahhüt ettiği ek rezerv kolaylığının 5 milyar dolarlık bölümünün bu operasyon için Hazine'nin kullanımına verilmesi söz konusu olacak.

Ayrıca Dünya Bankası'ndan da 3,5 - 4 milyar dolarlık bir ek kredi sağlanması amaçlanıyor. ABD başta olmak üzere G - 7 ülkelerinden sağlanacak uygun koşullu hükümet kredileri de muhtemelen bu amaç için kullanılacak.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır