


Ýyiler önde ve 'önce' gider
Ýyi insan olmakla iyilik yapmak arasýnda fark var mý? Varsa nedir bu?
Neden iyilik öyküleri masal gibi gelir insana?
Oysa ne gariptir; kötülük öyküleri ne kadar gerçekdýþý görünürse görünsün, hayatýn ta kendisi gibi algýlanýr...
Bir gün bunlarý tartýþalým..
Ama þimdi "Ýyilik Bul, Ýyilik Yap" filminden söz etmek istiyorum.
***
Eleþtirmenler basmakalýp yargýlarýna öyle takýlýrlar ki, bir filmin sadece birkaç unsur için bile seyredilir olduðunu unuturlar.
"Ýyilik Yap, Ýyilik Bul", duygusal olanýn suyunu çýkartmaya meraklý Amerikan kültürünün ürünü hiç kuþku yok. (Orijinal adý "Pay It Forward" daha çok bir "iyilik zinciri" hareketine gönderme yapýyor.) Fakat film eleþtirilerin ötesinde, sýrf þunlar için bile seyredilmeye deðer:
1. Çölün ortasýndaki yapay kumar cenneti Las Vegas'ýn insani ve "cehenem”" yüzünü çok sakin biçimde gösteriyor. Bu sükžnet çok güzel!
2. Randevuya yetiþmeye çalýþan annesinin koltuk altlarýna küçük Trevor'un aceleyle deodoran sürdüðü ve kadýn "duþ almalýyým, leþ gibi kokuyorum" dediðinde onu "Hayýr, gül kokuyorsun!" sözleriyle yanýtladýðý sahnenin etkisi (anlayana) müthiþ!
3. Öðretmeni Mr. Simonet "Sende yapmacýk bir hoþ adam izlenimi mi yarattým?" diye sorduðunda Trevor'un burnunu kýsýp, kýzarmýþ gözleriyle bakarken "Hayýr, gerçekten o tarzda bile hoþ deðilsiniz!" dediði sahne de öyle!
4. Bazen çocuklarýn daha kararlý ve "olgun"; biz yetiþkinlerin olaðanüstü þaþkýn olmalarýndaki buruk gerçeði yansýtan sahneler de çok etkili!
5. Trevor'un sýnýfýndaki dev pencereden görünen uçsuz bucaksýz ve ýssýz bozkýr akýlda takýlýp kalýyor... Ýç dünyalarýmýz gibi. Bir yanda ýþýklý kuleler, sahte piramitler, uyduruk fýskiyelerin Las Vegas'ý, öte yanda insaný uzaklara çaðýran ýssýz çöl...
***
Filmin konusunu anlatmayý unuttum, deðil mi?
Kahramanýmýz Küçük Trevor, gece gündüz iki ayrý iþte çalýþan ve bir yandan da alkol baðýmlýlýðýndan kurtulmaya çalýþan annesi Arlene ile birlikte yaþýyor.
Bir gün Trevor'un öðretmeni Mr. Simonet þöyle bir ödev verir sýnýfa: "Dünyayý deðiþtirecek bir fikir bulun!"
Büyümüþ de küçülmüþ Trevor (bazen aile içi þiddet ortamý çocuklarý çok "büyütür" ya da tam tersi çok "küçültür") düþünür taþýnýr ve annesinin bir zamanlar yaptýðýndan esinlenerek yolu bulur: "Ýyilik yap. En az üç kiþiye... Ve onlardan da bu iyilik karþýlýðýnda en az üç kiþiye iyilik yapmalarýný iste!"
Trevor böyle yaparak bir anda zinciri tetikler...
Fakat filmin ana öyküsündeki "iyilik" baþka türlüdür: Trevor, yüzü yanýk yarasý, kalbi kýrýk öðretmeniyle annesini aþkýn içine çekerek ikisine de ve kendine de bir iyilik yapmayý hedeflemektedir bir yandan da...
Trevor'u "Altýncý His"in küçük oyuncusu Haley Joel Osmont oynuyor. Orada yetiþkinlere ölülerin acýsýný anlatmakta zorluk çekiyor ve bu haliyle seyirciyi kahrediyordu Osmont. Bu filmde ise yaþayanlarýn acýsýný aktarmaya çalýþýyor. Burnundan kýl aldýrmayan sosyal gerçekçiler için not: Endiþeye(!) kapýlacak bir þey yok. Film "sýradan iyiliklerle" dünyayý deðiþtirmeye kalkýþmýyor.
Hýnç, paranoya, yabancý düþmanlýðý, bencillik...
Bütün bunlar hayatýmýzda "sencillik"ten daha güçlüdür. Filmde de öyle!
AYNA
Hata yapmaktan korkma...
Güneþ gibi silgiyi nereden
bulacaksýn!
ÜLKÜ TAMER