kapat

22.03.2001
Anasayfa
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Finansinvest
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Kurtuluş Savaşı

Çarşamba, saat 12.00... Başbakan Bülent Ecevit, partisinin Meclis Grubu toplantısında, alkışlar arasında kürsüye çıktı.

Ve "iki sayfalık" konuşmasını yaptı.

"Kısa konuşmada" tam altı kez "kurtuluş savaşı" dedi.

Zaten basına dağıtılan konuşma metninin "başlığı" da aynen şöyle:

"Ekonomik Kurtuluş Savaşı Ulusal Dayanışma ile Kazanılacak."

Konuşma bitti...

Ecevit yine "yoğun alkış arasında" kürsüden indi.

***

Ecevit doğru söylüyor.

Böyle bir savaş ancak "ulusal dayanışma ile" kazanılır.

Tabii, sadece dayanışma yetmez.

İddialı, inançlı, çalışkan bir "komuta heyetinin de" gece, gündüz mücadele etmesi gerekir.

Örneğin...

Hükümetin "ucu açık" bir toplantı yapması ve alınacak önlemleri Meclis'e iletmesi...

Meclis'in "ucu açık" bir toplantı yapması ve gerekli yasaları, peş peşe çıkarması.

Geçmişte "Kurtuluş Savaşı" böyle kazanılmıştı.

Bugün "ekonomik kurtuluş savaşı" da böyle kazanılır.

***

"Büyük Taarruz" 26 Ağustos'ta başladı.

30 Ağustos'ta sona erdi.

Beş gün süren Büyük Taarruz sırasında, Atatürk "yüksek komuta heyetini" tam dört defa topladı.

"Durum nedir, hangi önlem gerekir" diye.

Toplantı dediysek "lüks salonlarda" değil.

Bir gün Afyon'da... Bir gün Bal Mahmut köyünde.

Çadırda.

Kurşun yağmuru altında.

***

Büyük Taarruz sürerken, esir alınan dört Yunan generali, Atatürk'ün çadırına getirildi.

Generaller sordular:

- Kimin huzurundayız.

Mustafa Kemal'in.

- Yani... Bildiğimiz Mustafa Kemal'in mi?

- Evet.

- Öyleyse... Zafer de sizin, şeref de sizin, bu ülke de sizin... Zira... Bizim başkomutanımız sizin gibi cephenin içinde değil... İzmir'de.

***

DSP grup toplantısından sonra TBMM kulislerinde bir süre dolaştık.

Gördüğümüz manzara "iç açıcı değildi."

"Kurtuluş savaşı havası" Hak getire...

"Ziyaretçiler" de moralsizdi, "Milletvekilleri" de.

***

Daha sonra eski DPT Müsteşarı, eski milletvekili İlhan Kesici ile birlikte olduk.

"Durum nedir" dedik.

Kesici "iki şey" söyledi:

1. Ekonomik durum, ulusal güvenlik sorunu halini aldı.

2. Yöneten de, yönetilen de krizin derinliğini yeterince algılayabilmiş değil.

***

Ve saat 14.00...

Meclis'in toplanması gerekiyordu.

Toplanamadı.

Oysa, Milletvekilleri, Meclis'teydiler... Kulislerde.

Ama "Genel Kurul'a" girmiyorlardı.

"Yarım saat sonra" isim okunarak yoklama yapıldı.

"Zorla" çoğunluk sağlandı.

"İki konuşma" yapıldı.

Bu sırada "yine çoğunluk olmadığı" görüldü.

Toplantıya ara verildi.

İşte ekonomik kurtuluş savaşı sürecinde Ankara.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır