|
|
Beyoğlu için büyük atak
Gençliğimin en güzel yıllarının geçtiği Beyoğlu'nu, çirkin yaşlanmış güzel bir kadına benzetiyorum.
Beyoğlu'ndaki Doğan Apartmanı'nın moda olmadığı bir devirde yaşarken, her odasından harikulâde bir manzara seyrettiğimiz, Lebon, Markiz gibi dünyada bile benzerlerine ender rastlanan mekânlarda çay içtiğimiz ve yürürken sadece, temiz, şık insanlara rastladığımız Beyoğlu'nda artık acı çekiyorum. Yerlerde uyumaya çalışan, mendil satan, tiner koklayan çocuklara kanıksayan gözlerle bakan halk, nefis binaları kaplayan çirkin -ve özellikle İngilizce yazılmış- reklâm panoları, her kaset dükkânından aşırı dozda yükselen müzik sesi... Polislerin çokluğuna rağmen kavgalar...
PROJEYİ DİNLEDİK
Ama yine de, her fırsatta Beyoğlu'na indiğim için orada da çok hoş şeylerin olduğunu görüyor ve yeni yerleri keşfettikçe kötülüklere daha az kızıyorum.
Ortaköy'de oturduğum halde kalbimin Beyoğlu'nda çarptığını bilenlerden bir davet geldi. Bugüne kadar hiç karşılaşmadığım Beyoğlu Belediye Başkanı Mimar Dr. Kadir Topbaş, Beyoğlu ile ilgili projelerini anlatacaktı.
Müthiş bir Cihangir sevdalısı olan Cemil İpekçi ve bazı konuklarla Başkan Topbaş'ın projelerini dinledik. Projeyi Mimar Sinan Üniversitesi'nden 15 mimar restaratör, akademili-gönüllü gençlerle "Akademik Çalışma" adı altında yürüten Başkan Topbaş'la iki gün önce bu sefer başbaşa makamında buluşup Beyoğlu'nu etraflıca görüştük. Ve tabii bu arada onun kimliğini, kişiliğini, yaşamını ve yapacaklarını başdanışmanı, sınıf arkadaşı, mimar Tülin Ersöz'ün katkısıyla öğrendim. Çünkü Kadir Topbaş kendisinden bahsetmekten hoşlanmayan ancak Beyoğlu'na aşkını anlatırken heyecanlanan biri.
BAŞKAN'DAN MÜJDE
* Topbaş ailesi 1860'larda Artvin'den göç etmiş. Bugün ilki Beyoğlu'nda, yalnız İstanbul'da 5 Saray muhallebicisinin sahiplerinden biri olan Topbaş'ın Amerika'da üniversiteyi bitirip dede mesleğine katkıda bulunan iki oğlu bir de ara sıra mankenlik yapan güzel bir üniversiteli kızı var.
* Her Pazartesi, sabah 05.00'te yardımcıları ile toplanıp haftanın programını belirleyen Kadir Topbaş'ın, yalnız vatandaşların şikâyetlerini yanıtlamak için kullandığı kırmızı bir cep telefonu var. İşçilerle sık sık yemekhanede öğle yemeklerini yiyen Kadir Topbaş Beyoğlu'nda doğup büyüdüğü için bu ilçeye âşık olduğunu dile getiriyor ve yaz sonunda özlenen Beyoğlu'nu İstanbullular'a şöyle vadediyor.
* Türkiye'nin dünya çapındaki (Ertegün'lerin Bodrum eviyle Ali Han ödülünü kazanan) mimarı Turgut Cansever ve saygın Profesör Muhteşem Giray'ın görüşlerinden yararlanan Kadir Topbaş Beyoğlu'ndaki eski eserleri temizletirken, çirkin yapıları eskiye uygun giydireceklerini, resmi dairelerin tamiri için bir çok sponsor bulduklarını, onarım yapanlar için teşekkür plâketlerini binaların girişine koyacaklarını anlatırken heyecanlanıyor.
YETKİ İSTİYOR
* Yıllardan beri bir iş adamının elinde bulunan ve kısa bir süre önce Richmond Oteli tarafından satın alınan Markiz Pastanesi'nin ancak iki yıl sonra restore edileceği haberi üzerine kahrolan Topbaş Beyoğlu'ndaki ticarethaneler için Anıtlar Kültür ve Tabiat Varlıkları 1. Kurul'dan bazı yetkilerin belediyelere verilmesini istiyor.
* Beyoğlu'nda kocaman bir çöp istasyonuna benzeyen Saray Sineması'nın sahibi Erdoğan Demirören'den burayı eskisi gibi klasik konserlerin verilebileceği ve tiyatro salonu krizi içinde bulunan Haldun Dormen gibi yarım asırlık sanat adamlarının yararlanabileceği salonlar yapma tekliflerine olumsuz yanıtlar alan Kadir Topbaş elinde yaptırım gücü olmamaktan yakınıyor.
PİŞMAN DEĞİL
* Beyoğlu'nun arka sokaklarının, özellikle Babylon gibi yüzlerce müzik meraklısının akın ettiği semtlerin karanlık içinde kalmasının sorumluluğunu kabul etmeyen Topbaş adres gösteriyor: Kadıköy'de Aktaş, İstanbul'da BEDAŞ!..
* Bütün güçlüklere rağmen Beyoğlu için çalışmaktan bir dakika dahi pişman olmadığını söyleyen Kadir Topbaş'ın tek özlemi eşi ve çocuklarıyla birlikte normal bir saatte akşam yemeği yemek.
Bu özlemi dile getirirken mavi gözleri biraz hüzünleniyor ama başdanışmanı Tülin Ersöz hatırlatıyor: "Bu sabah özel kaleme bir not geldi; eşiniz bu gece sizi dışarda bir yere yemeğe davet ediyormuş."
Başkan: "Tamam; söyleyin, katılıyorum."
LEYLA UMAR
|
Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|