kapat

21.03.2001
Anasayfa
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Finansinvest
ALİ BAYRAMOĞLU(abayramoglu@sabah.com.tr )


YÖK ve vicdan

Birkaç yıl öncesinin talepler, ilkeler, insan hakları açısından ülkeyi yerinden oynatacak gelişmeleri, bugün sıradan olaylar haline geldi. Bir süre önce İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde kız öğrencilere getirilen "baş açma" kuralı bunlardan birisiydi. Geçen hafta YÖK'ün Fatih Üniversitesi hakkında verdiği karar ise, bir diğeri. YÖK, bu üniversitenin kapatılmasına karar verdi, daha doğrusu değişmeyecek karar öncesi, son şekl” uyarısını yaptı.

Bu, binlerce öğrenciyi mağdur duruma düşürecek, üniversite politikalarında merkeziyetçiliğin ve asayiş mantığının ayyuka çıktığına işaret eden bir karar.

Biliniyor ki, bu tedbir Fatih Üniversitesi'nin eğitim-öğrenim kalitesinden hareketle değil; başörtüsü kuralına uymamasından ötürü alınıyor. Üstelik "kurala uymama" siyasi bir operasyon için bahane kılınıyor. Örneğin başka üniversitelerdeki uygulamalara başvurulmuyor, yani kanunu ve kuralları uygulamayan rektör ve dekanlar görevden alınmıyor; fırsat bulunup ve bilinip tüm bir üniversite kapatılıyor.

Bunun siyasi ve insani sonuçlarını, bu üniversitede öğrenim gören bir genç kızın mektubunu birlikte okuyarak birlikte düşünelim...

Şöyle diyor bu genç kız:

"Alnıma 'insan' diye yazılmasını isterdim. Oysa, bugünlerde 'Fethullaçı', 'şeriatçı' yazılıyor; ataerkilliğin bir başka boyutunun sırtıma yüklediği ve taşımak zorunda kaldığım bir başka yafta 'Fethullah-çı'.

Peki, suçum nedir?

1997-1998 öğretim yıllarında, ÖSYM kılavuzunda adı geçen tüm üniversitelerin arasında "Fatih Üniversitesi" de vardı. Yasal hakkımı kullanarak, hiçbir siyasi fikir taşımadan, yalnızca ülkeme daha faydalı olabileceğim bir alanda eğitim alarak, bilimle yoluma devam edebilmek amacıyla tercihlerim arasına Fatih Üniversitesi'ni yazdım. Fatih Üniversitesi'ne girdim.

Bölümüm İngiliz Dili ve Edebiyatı ve bu bölümde, birbirinden değerli hocalar ile daima saygı ve sevgi sınırlarında, arkadaşlarımızla ise hiçbir zaman birbirimizi kırmadan, birlikte öğrenmeye ve bilgi alışverişine devam ediyorduk.

Aramızda başı kapalı öğrenciler bulunmadığını söylemek yalancılık olur. Var. İçimizde, dini inançlarından ötürü başını kapatan öğrenciler mevcuttur. Bu öğrenciler, zaman zaman yasal olmadığı gerekçesiyle çeşitli ikazlar almış, hatta derslere alınmamışlardır. Benim başörtüm yok ancak, arkadaşlarıma kılık-kıyafetlerini dikte eden bu garip kanuna karşı her zaman tepki duydum.

Hayal kırıklığımın boyutunu anlatabilmem mümkün değil!

Amacım, mümkün olan en kısa sürede diplomamı alıp, eğitimime yüksek lisans yaparak ve yine bunca öğretmen açığı olan okulların birinde yabancı dil hocalığı yaparak devam etmekti. Şimdi, bırakın yüksek lisans eğitimini, mezun olabilme ihtimali dahi hepimizden uzaklaşmıştır.

Okulumuz kapatılıyor...
Her yıl üstten ders alarak, dört yıllık fakülteyi, üç yılda bitirebilmek için, gecemi-gündüzüme katarak çalıştım. Nerede yanlış yaptım? Yasaları ne zaman çiğnemeye başladım veya bilmeyerek başlatıldım? Bizler, nerede yanlış yaptık?

Bu sorularımın cevabını bana kimler verecek? Tut ki verdiler! Benim onlara şunu sormaya hiç mi hakkım yok; "Neden yasal olmayan bir kurumu ÖSYM kılavuzuna yazdınız?

Deniyor ki, diplomalarımızı alabilirmişiz! Elbette, okul açık kalır ve biz öğrenimi sürdürürsek, hak edenlere diploma verilecektir. Ancak, kapatılan bir üniversitenin diploması, ilerde, iş hayatımda, insanların bana kuşkuyla bakmasına ve kendi görüşlerine göre, olumlu ya da olumsuz önyargılarına neden olacaktır. Biri bana bunu neden hak ettiğimi anlatabilir mi?

Neden, neden ?

Artık neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu anlayamıyorum!

Hakkımı koruyabilmek için, diğer arkadaşlarımı ezmem beklenemez! Bana verilen diplomada, 'başı açık', sana verilen diplomada 'başı kapalı' diye yazılması neyi değiştirecektir?

Engel olamadığınız suçların bedelini, genç dimağlara ödetmeyin. Bana üniversitemi geri verin"

Bu mektup vicdanlarda yer tutmalı... Ne dersiniz?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır