İstersem Deniz'le yatarım
Kiss TV'nin halkla ilişkilercisi, ünlü şarkıcıların, mankenlerin menajeri Özgür Aras daha 24 yaşında. Ama 10 parmakta 10 marifet: Demirel'le bir röportajın bile yer aldığı bir CV, çevrecilik, eylemcilik; Aras'ta ne ararsanız var. "Her dakika Deniz Akkaya'ylayım.
Herkes Deniz ile aynı yatakta yatmanın hayallerini kurarken ben istersem Deniz ile aynı yatakta uyuyabilirim" diyor
15 yaşında açlık grevine katılan tanıdığınız var mı? Peki, 13 yaşında Süleyman Demirel'le röportaj yapan biriyle hiç karşılaştınız mı? Haydi sizi daha fazla merakta bırakmayalım... Son dört yıldır Kiss TV'nin halkla ilişkilerini yapan Özgür Aras ile buyrun kendiniz tanışın...
Kaç yaşındasınız?
24.
Şimdiye kadar nelere muhalefet ettiniz?
Betonlaşmaya, zehirli gazlara, Gökova Termik Santrali'ne, Ankara oto yoluna, Akdeniz foklarının yok edilmesine, Eymir gölünün kirletilmesine...
Bu nasıl bir CV?
Ben çocukluğumun büyük kısmını Bodrum'da geçirdim. 10 yaşında Bodrumlu Gönüllüler Derneği'nden Saynur Gelendost ile tanıştım. Pek çok faaliyetleri vardı, ben de onlarla çalışmak istiyordum. Bunu söyleyince Saynur "Tamam gel bakalım" dedi. Böylece yaşımın üç-dört misli büyük insanlarla çalışmaya başladım. Sonra bana bunlar yetmemeye başladı ve Bodrumlu Minik Gönüllüler'i kurdum. 15 yaşımda bu açlık grevi çıktı. 'Gökova Termik Santrali'ne Hayır!' kampanyası çerçevesinde.
İnsan hiç 15 yaşında açlık grevi yapar mı?!
13 yaşımda Ankara'ya taşınınca işler ciddileşti. Çevre Bakanı Doğan Can Akyürek'le tanıştım. Ona fahri danışmanlık yaptım. Beraber şralara katıldık. Elimde çanta okuldan çıkıp Meclis'e giderdim. Oradan Çevre Bakanlığı'na. Dünya çapında işler yaptım. Yunanistan'la, İngiltere'yle dostluk geceleri düzenledik. 900'lü Alo Çevre hattı kurdum. Bana bırakılan mesajları belediyelere ve valiliklere ulaştırıyordum. 11 yaşındayken Bodrum Express gazetesine yazılar yazıyordum.
SİYASETE DE GİRECEK
Ufak olmanıza rağmen devlet adamları sizi nasıl kabulleniyorlardı?
Çok girişkendim. Kapıdan kovsalar camdan el sallıyordum. Hep çevre ve siyaset konusunda ilerleyeceğimi zannediyordum. Ama tesadüfen halkla ilişkilere bulaştım. Gerçi siyaseti halen düşünüyorum. Bununla ilgili muhakkak bir şey yapacağım. Meclis'te de bakanlarla içli dışlıydım. Erdal İnönü, Güneş Taner... Halen ilişkilerim sağlam.
O zaman içinde bulunduğunuz ortamla şimdiki arasında çok fark var. Sıkılmıyor musunuz?
Ben her ortama, her insana hitap edebiliyorum. Onların yaşantısıyla benimki çok farklı. İşimin gerektirdiği yerde işimi yapıyorum. Gerektirmediği yerde evime kapanıyorum, çok özel şeyler dışında bütün diyaloglarımı kesiyorum. Tuba Önal, Gülben Ergen, Zerrin Özer ve Deniz Akkaya dışında fazla dostluğum ve arkadaşlığım yok.
Bu muhabbetler size hiç sığ gelmiyor mu?
Ben elbette o ortam içinde yaşayamam. Zaten o yüzden evime kapanıyorum diyorum ya. Bir kere bu camianın dedikodusu hiç bitmez. Her dakika telefonlar ellerinde o ne giymiş bu ne yapmış konuşurlar. Ben bunlardan kaçarım.
Deniz Akkaya ile olan yakın arkadaşlığınız bazılarını sinirlendiriyormuş...
Tabii, çünkü o Türkiye'nin en güzel kadınlarından biri. Onunla birlikte olmak için yanıp tutuşan bir sürü erkek var ama her dakika yanında ben varım. Çıldırıyorlar. Onlar Deniz ile aynı yatakta yatmanın hayallerini kurarken ben istersem Deniz ile aynı yatakta uyuyabilirim. Deniz vasıtasıyla hiç tanımadığım bir piyasayı tanıyorum. Çevremi genişletiyor. Deniz Akkaya da, Tarkan da, Zerrin Özer de, tanıdığım herkes bana hep iş ile ilgili yeni bağlantılar sağlamıştır.
O Süleyman bu Süleyman değil!
Özgür Aras'ın 13 yaşındayken gerçekleştirdiği Demirel röportajının hikayesi bir hayli enteresan. Kendisi olayı şöyle anlatıyor: "O zaman plastik şişelere karşı kampanya başlatmıştım. Plastikleri sıkıştırıp doğada yok eden bir şirket vardı ve bir gün o şirketi bulabilmek için bir numara çevirdim. Şirketin sahibi Süleyman Bey'i arıyordum. Neler yaptığımı anlattım, 'çevre için çalışıyorum' falan dedim. 'Süleyman Bey ile yüz yüze görüşmek istiyorum.' Kabul ettiler. Derken ben eve gittim. Bir gittim ki her yer Süleyman Demirel resmi dolu. Korktum nereye geldim ben diye. Onlar gerçekten Özgür Aras'ı bekliyorlar. Neyse içeri girdim, beni aldılar ama onlar kellifelli bir Özgür Aras bekliyorlar. Karşılarına çıka çıka ben çıktım. Bunun üzerine oturup Demirel ile çevre üzerine bir röportaj yaptım. Pek iyi değildi tabii. Çok korkmuştum çünkü."
Aysel Gürel'in peşi sıra
Özgür Aras Tuba Önal, Ayşegül Aldinç, Zerrin Özer, Nalan, Gülben Ergen ve daha pek çok sanatçının menajeri. Aras'ın evi küçücük. Bir pintilik durumu var galiba; kıyafetlerini pahalı mağazalardan almayan Aras, Aysel Gürel'in peşine takılıp o pazar senin bu pazar benim geziyormuş.
Ajlan'ı evlatlık istiyorum
Gelecek ay Özgür Aras'ın ikinci kitabı 'Beynimden Herkes Geçti' yayımlanacak. Aras kitabında, aşklarını yazmış. Kitaptan toplanacak bütün gelir Çocuk Esirgeme Kurumu'nda bulunan 1.5 yaşındaki Ajlan'a gidecek. Arkadaşı Ajlan Büyükburç'u trafik kazasında kaybettiği günlerde, polislerin sokakta bulduğu küçük Ajlan'ı sahiplenen Aras, birinci kitabının tüm gelirini de ona vermiş.
ASLI E. PERKER
|