kapat

18.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
OKAY GÖNENSİN(ogonensin@sabah.com.tr )


Zeugma

Afganistan'da Taliban'ın dini nedenlerle tarihi eserleri yok etmesi bütün dünyayı ayağa kaldırdı. Aynısı olmasa da benzer bir durumun çok yakında bizim başımıza geldiğini unuttuk.

Nizip'teki antik Zeugma kentinin Birecik Barajının suları altında kalacağı ortaya çıktığı zaman yine bütün dünya ayaklanmış, üzerimize gelmişti. Sonuçta Zeugma'nın önemli bölümü kurtarıldı, şu anda Gaziantep Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor. Zeugma'ya ilişkin röportajlar da Batı basınında yayınlanmaya devam ediyor. Bunlarda sergilenmeyle ilgili eleştiriler de yer alıyor. Çünkü müzenin imkânları kısıtlıdır, Kültür Bakanlığı'nın imkânları kısıtlıdır. Sonuçta bütün dünyanın ilgisini çekmeye devam eden, Gaziantep'e gelen ziyaretçi sayısının artmasını sağlayan Zeugma mozaiklerini biz gizliyoruz, ama onlar duyuyor öğreniyor ve görmeye geliyor.

Bizim "negatif" çabamıza rağmen Zeugma, dünyanın "yedi yeni harikası"nın arasında sayılıyor.

10 milyon turistte kaldık
Benzer gizleme "faaliyetlerimiz"den biri de İçel'in Aydıncık ilçesinde devam ediyor. Burada da Kelenderis adında, İsa'dan sonra 5'inci yüzyıldan kalma bir antik kent var. Burada da on yıldan fazladır süren kazılarda çok değerli mozaikler ortaya çıkarıldı. Tamamlandığı zaman önemli bir ilgi kaynağı olacak bu kentteki kazı çalışmaları da yine karışık hukuki sorunlar, mülkiyet sorunları ve temelde bu işlere kaynak ayrılmaması nedeniyle yerinde sayıyor.

Buna benzer örneklerin, gizleme ve değerlendirmeme olaylarının saymakla bitmeyecek kadar çok olduğunu biliyoruz.

Son devalüasyonla birlikte "klasik" bir tartışma da gündeme geldi: Türkiye'nin turizm gelirlerini artırmak. Turizm Bakanı geçen yıl 8 milyar dolayında olan turizm gelirinin bu yıl rahatlıkla 10 milyar doları aşacağını söylüyor.

Aslında bütün bu rakamlar "tahmini"dir. Türkiye'ye gelen turistlerin çok büyük bir bölümü organize turlarla "güneşe, denize" getirilmektedir. Turizme ilişkin devlet politikaları bunun üzerine kurulmuş ve bütün "patlamalar"la Türkiye'ye gelen yabancı turist sayısı 10 milyonda kalmıştır.

Zeugma yolunda kaybolmak!
Bütün Akdeniz'de, hem üstünde hem altında, bütün adalarda güneş de var deniz de var. Ama Zeugma'lar yok. UNESCO'nun bir araştırmasına göre birinci sınıf tarihi eser sayısında Türkiye birinci sırada yer alıyor.

İtalya ve Fransa'ya her yıl giden yabancı turist sayısı 70 milyonun üzerindedir. Bunların 25'er milyonu ise denize, güneşe değil Paris'e ve Roma'ya gitmektedir.

Asıl kaynak "paket tur"la gelip deniz kıyısından ayrılmadan tekrar ülkesine dönen kalabalık değildir. Asıl kaynak müzelere giden, yapılara bakan, şehirlerde dolaşan, yemek yiyen, konser izleyen nitelikli kalabalıktır.

Bunca gizlemeye rağmen Kültür Bakanlığı'na bağlı olan müzelere geçen yılın ilk dokuz ayında 9 milyon 300 bin kişinin geldiği açıklandı. Bunun 5 milyonu yabancı, 4 milyonu yerli turisttir.

İstanbul sanat festivallerine gelen yabancı sanatsever sayısının on binlere ulaştığı da izlenmektedir.

Bütün gizleme, saklama, "deniz güneş" edebiyatlarına yoğunlaşmaya rağmen kültür turizmi kendi kendine ilerlemektedir. Öyle bir gizleme ki, son bayram tatilinde Zeugma için yola çıkmış birçok insan yollarını kaybetti, kalacak yer bulamadı, pişman oldu.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır