|
|
ŞELALE KADAK(skadak@sabah.com.tr
)
|
  
Araplar'dan kredi buluyoruz
Sevindirici gelişmeler duyuyoruz. Geçen hafta içinde konuştuğum bir kaç işadamı yurtdışından rahatlıkla kredi bulduklarını anlattı. İşadamı da şaşkın. "İnsana tuhaf geliyor ama biz geçen hafta ihtiyacımız olan 2 milyon doları hemen bulduk" diyor. Peki hangi ülkeler Türkiye'nin bu istikrarsızlığına rağmen Türk sanayicisine, bankalarına güvenerek kredi veriyor diye merak ediyoruz. Özellikle Arap ülkelerinden kredi geldiğini öğreniyoruz.
Kriz bankacılık sektörünü ciddi bir şekilde sarsarken, Garanti Bankası'na da yabancı bankaların 350 milyon euro'luk sendikasyon kredisi vermesi yabancıların bu bankaya olan güveninin bir göstergesiydi.
İstanbul'da bir başka sanayici, ihracat yaptıkları için kolaylıkla kredi bulduklarını belirtiyor. Yani yabancı bankalar fiziki mal satışını finanse ediyor.
Balığa çıkanlar artıyor
Hemen belirtmek gerekir ki, bu olumlu gelişmelerin yanı sıra, iç piyasada alacağını tahsil edemediği için çok kötü günler geçirenlerin, gelen hacizlerin altında kalanların sayısı da ürkütücü boyutlarda. 17 milyon dolarlık iç piyasada alacağı olan bir diğer sanayicinin "İş yapabilme kabiliyetim tamamen bitti" dediğini hatırlatmakta yarar var.
'İşadamları bugünlerde ne yapıyor' sorusuna, İshak Alaton'un verdiği cevap işte bu nedenle ilginç: "Boğaz'da balığa çıkıyorlar. Biraz önce bir arkadaşımla konuştum. Aynen böyle söyledi. Balık tutacaklar. Mutsuzluk, umutsuzluk...Herşey sislerin altında."
Gizli toplantı yarın
"Biz konuşalım siz seslendirin"
Sorun şu. Patronlar doğrudan kendi adlarına konuşacak bir oluşuma ihtiyaç duyuyor. Şu anda buna tam olarak sahip olmadıklarını düşünüyorlar. Belli ki bir dönem kendi ağızlarından çıkmış olsa da 'patronlar kulübü' TÜSİAD'da dertlerine tam çare olamıyor.
15 gün kadar önce Rahmi Koç'un evinde toplanan İstanbul Sanayi Odası Başkanı Hüsamettin Kavi, TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan, Mustafa Koç, Sakıp Sabancı, Ali Sabancı ve TİSK Başkanı Refik Baydur'un konuştuğu konunun özetinin bu olduğu söyleniyor. İşdünyasında konuşulanlara bakılırsa, "Biz konuşalım. Siz seslendirin" amacını taşıyan bu girişimde İSO'nun ya da TİSK'in patronların doğrudan sesi olması için harekete geçilecek. Bu önemli toplantının ikincisi yarın.
Betil 6.5 milyon imza istemişti
Mart'ın başıydı. Eski bankacı İbrahim Betil'in elektronik postayla gönderdiği bir metin benim adresime de gelmişti. Betil, özetle, ülkedeki son ekonomik gelişmelerle ilgili olarak sivil toplum cephesinin kayıtsız kalmayıp harekete geçmesini istiyordu. Bu hareketin herhangi bir siyasi amacınının olmadığını belirten İbrahim Betil, "Amaç sizlerin ve önereceğiniz kişi, kurum, sivil toplum kuruluşu, sendika vb toplumsal duyarlılık taşıyan her kesim ve kişiden 6.5 milyon imza toplayıp bir sivil tepki ortaya koymaktır" diyordu. Bir anlamda bir sivil harekete önderlik ediyordu Betil. Aradan çok geçmedi, daha önce Yeni Demokrasi Hareketi'nde birlikte çalıştığı arkadaşı Kemal Derviş Türkiye'ye geldi. BDDK Başkanı Zekeriya Temizel istifa etti ve Betil'in ismi de BDDK başkanlığı için geçmeye başladı. Ancak bu gerçekleşmedi. Betil'e yakın bir isim, "Galiba onu biraz da susturmak için göreve davet ediyorlar" deyiverdi. Kendisinin Betil'le konuştuğunu ve Betil'in kendisine kabul etmeyeceğini önceden söylediğini de belirtti. Betil, bu hükümetin gitmesi ve yerine bürokratlardan teşekkül eden geçici bir milli mutabakat hükümeti kurulduğu takdirde bu görevi kabul edebilirmiş. Böyle birşey de olmadığına göre, Betil'in bürokraside herhangi bir görev alması da mümkün değilmiş.
|
 |
Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|