kapat

18.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
TEVFİK YENER(tyener@sabah.com.tr )


Uzun dilli cesur adam ve uzun bacaklı kızlar

Park Otel'in pavyonunda Edi mırıldanıyor: "You must remember this..." Kazablanka filminin dünyayı unutturan şarkısını söylüyor. Tombul Edi Amerikalı. Birinci sınıf bar piyanisti. Sarışın, ancak yanık zenci sesine sahip. Taksim Belediye'nin Alman-Avusturyalı revü kızları işi bitimi pavyona giriyor.

En kısası 1.75'lik kızları hemen yanımdaki masadan Benli Belkis değerlendiriyor: "-Şu Alman kızları güzel de, zarafetleri yok... Süt sağmaktan geliyor gibiler..."

Acımasız Benli Belkis, kendisi tablolardaki kraliçeler kadar zarif ya...

İstanbul sosyetesinin unutulmaz siması Belkis Hanım... Zarif yüzünü süsleyen beni ve aşık olunmak için yaratılmış bedeniyle... Krem tabakadaki bütün erkeklerin özlemi. Servetlerini ayaklarına serdikleri leydi... Tek rakibesi Cahide Sonku. Zaten erkekleri paylaşıyorlar; biri boşanıyor, diğeri evleniyor. Erkeklerin ortak yanı tütün veya maden kralı gibi unvanlara sahip milyonerler olmaları...

Revü kızları inat yaparcasına gelip Benli Belkis'in yanındaki masaya oturuyorlar. Belkis Hanım yanındaki beyfendiye hafif alaycı:

-Fransız revü kızlarını görmeliydin sen... Onlar çok zariftir.., diyor.

Güner Kuban, Ayhan ve Terzi Tuğrul pavyona giriyorlar. Bir de Dario Moreno'nun çocukluk arkadaşı Eli. Esaslı bir iş adamı olan Eli, dünya şöhreti Dario Moreno'yu yeniden Türkiye'ye getirecekti. Dario, vatanı Türkiye'yi çok severdi. İki yıl askerlik yapmıştı aslanlar gibi... Ve gerçekten dünyanın en önemli şarkıcılarından biriydi.

Güner: "-Yarın akşam Muammer Karaca'ya gidelim. Etnan Bey Duymasın harikaymış..." dedi.

3000 DEFA ELEŞTİRİ
1955'te Muammer Karaca kendi tiyatrosunu Tünel'de açıyordu. Fransız Çıkmazı'nda... Tiyatronun altın yıllarıydı ve Muammer Karaca sahnelerin süper starıydı, süper patronuydu.

Unutulmaz komiser tiplemesiyle Muammer Karaca, Cibali Karakolu'nu tam 3.000 defa sahneleyecekti. Aynı yıl gazeteciler de karakoldaydı.

Muammer Karaca'nın döner sahneli ilk modern tiyatroya kavuşmasına destek olan Adnan Menderes aynı sempatiyi gazetecilere göstermiyordu. Sanatseverdi, zarif insandı, enerjikti, Fransa'ya bile başbakan olarak yakışırdı Menderes, ama eleştirildiğinde "şarklı" oluveriyordu.

Gazetecilerin götürüldüğü karakolların komiserleri, Muammer Karaca gibi tiyatro komiseri değildi: "Gasteci mi? Kesin saçını!.."

Basındaki eleştiri sopayla bastırılırsa, başka yerden pırtlar.

Gazeteye yazılamayanları, Muammer Karaca sahneden söylüyordu. Şaka ile karışık her konuda eleştiri yapıyordu. Karakol dayağından rüşvete, pahalılıktan bazı siyasilerin aptallığına kadar...

Adnan Menderes üzerine yazdığı "Etnan Bey Duymasın" oyunu tüm dikkatleri toplamıştı. "Vay canına!.. Bu devirde bu ne cesaret?" Cesaretti, çünkü buluttan bile nem kapan iktidar, elbette Menderes'in emriyle basını kavuruyordu. Onlarca gazeteci cezaevindeydi.

Muammer Karaca ne yapıyordu tiyatrosunda? Kendisine bir tiyatro armağan eden başbakanı kimsenin cesaret edemeyeceği ölçüde yeriyordu. Elbette yergisindeki ölçü; terbiye ve zarif espri anlayışı ile sınırlıydı.

"Etnan" ne demekti peki? 50'li yılların milletvekilleri Türkçeyi güzel konuşurdu. Eski İstanbul aksanı hakimdi. Hani Bedia Muvahhit gibi... A harfi Adnan'da kaba kaçardı ve "Etnan Bey" derlerdi.

Peki; Adnan Menderes'in oyundan haberi yok muydu? Mümkün mü, elbette vardı!

Bundan sonrasını değerli sanatçı Zafer Önen'den, yani birinci elden duyduklarımdan nakledeyim. Çünkü Zafer Önen ünlü Etnan Bey Duymasın'da Muammer Karaca ile birlikte başrollerde oynuyordu.

İstanbul'u kırıp geçiren oyun, bu defa Ankara'da temsil edilecekti.

Ankara'nın iktidardaki, muhalefetteki tüm siyasileri oyunu izlemeye koştu.

Meclis Başkanı Refik Koraltan oyunu hayretler içinde izledi. Çünkü bir sahnede Başbakan Adnan Menderes'i canlandıran Muammer Karaca, rol gereği Zafer Önen'i karşısına alıyor, sözde vatandaşa vaatlerini sıralıyordu. Meclis Başkanı Koraltan'ın tüyleri işte o sahnede diken diken oldu. Çünkü vaatleri yapan Karaca eliyle sürekli "nah" işareti yapmaktaydı.

Koraltan oyunu seyrettikten sonra Adnan Menderes'e gidiyor ve "Beyefendi bu adam alenen sizi oynuyor ve inanılmaz şeyler yapıyor" diyor.

Menderes de "Komik mi oyun?" diye soruyor. Koraltan "Vallahi gülmemek elde değil" diyor.

Bir akşam yaver tiyatroya geliyor, başbakan için yer ayırtılmasını istiyor.

"Ve beklenen oldu; Adnan Menderes nihayet 'Etnan Bey Duymasın' oyununu seyretmeye geldi" diyor Zafer Önen. Başbakan, gelmeden önce Muammer Karaca'dan bir istekte bulunmuştu: "Tek sahneyi bile ben varım diye kesmeyeceksin!.."

O gece merak büyüktü. "Etnan Bey"in "Etnan Bey"e tepkisi ne olacaktı?

Adnan Menderes'in geleceği gecenin biletleri karaborsada patladı. Adnan Bey oyunu izleyecekti, diğer seyirciler de başbakanı...

Adnan Menderes ve eşi Berrin Hanım tiyatroya girdiklerinde uzun uzun alkışlandılar. Herkes heyecanlıydı. İşte Adnan Bey yatık taranmış kumral ipek saçlarıyla gözlerinin önündeydi. Zarafeti tarihe geçmiş örnek Başbakan Eşi Berrin Hanım ise hafif bir gülümseme ile selamları kabul ediyordu.

Gong çaldı, herkes yerine oturdu. Çıt yok. Perde açıldı ve Etnan Bey Duymasın başladı.

Muammer Karaca alkışlarla çıktı sahneye ve başladı döktürmeye...

Tenis maçı izlercesine gözler bir Menderes'te, bir Karaca'da...

Rüşvet, kredi savurganlığı, yolsuzluğa dönüşen iltimasların eleştirisi "ince kıyılmış espriler" halinde saçılıyordu sahneden... Seyircilerin çoğunluğu Adnan Bey'le iyi geçinmek zorundakilerdi. Kimi tüccar, kimi politikacı... Bakan beyler, milletvekilleri, vali ve saire... Zor durumdalar... Esprilere gel de gül bakalım! Muammer Karaca yüzüne karşı başbakanı ve hükümeti, siyasileri ve de türedi, vurguncu iş adamlarını eleştiriyor. Hem de dalga geçerek...

Karaca'nın oyununa gülmeden dayanmak zor. Herkes kahkahasını boğazında düğümlemeye çalışıyor. "Hık, guk" ediyorlar. Bir yanda endişe: "Aman Allah, ya beyefendi güldüğümüzü görürse..."

Perdeler açılıyor, kapanıyor. Kahkahayı tuttukça bu defa çiş yükleniyor. Tüh, tüh, tüh... Cehenneme dönüşüyor ki gece... Oyun bitiyor.

Nefesler tutuluyor. Adnan Bey ne yapacak?

Ne yapıyor?

Adnan Menderes ayakta alkışlıyor.

***

Adnan Menderes 1955'te oyunu seyretti, köprülerin altından hızla aktı sular. Etnan Bey Duymasın dönemi sona erdi.

Muammer Karaca durmadı. 1962 yılında Lüküs Hayat'ı sahneye koyarak yine adından söz ettirdi. 1955 Adnan Bey'in parlak yıllarıydı. 1962'de idam edilmiş bir başbakandı. Etnan Bey Duymasın'dı keşke hakkındaki hükmü...

Olanlar olmuştu. Hayat sürüyordu, Lüküs Hayat çok beğenilmişti. Muammer Karaca sanki Benli Belkis'in sözünü dinlemişti ve Alman yerine bir Fransız revüsünü tercih etmişti.

Lüküs Hayat operetinde Veronique Girls Revüsü kızları uzun bacaklarıyla sükse yapıyordu. Karaca, güncel esprilerle Lüküs Hayat'ı zamana uydurmuştu. Hatta yılın modası Twist dansını bile ihmal etmemişti. Tevhid Bilge ve Zafer Önen gibi değerli sanatçılar da ayakta alkışlanıyordu.

Muammer Karaca, Türk tiyatrosunda iz bıraktı. Eşsiz bir sanatçıydı. Adnan Menderes ile dostluk kurabilen, saygı gören cemiyet adamıydı. Bir ekoldü... Ne yazık ki böyle adamların kıymeti bilinmez. Son yıllarında Yeşilyurt'taki evini filmlere kiraya vererek geçiniyordu. 70 yapımı birçok filmde onun dubleks evini görürsünüz.

Muammer Karaca, bir oyununu 3.000 defa oynamak mucizesini gösterebilmişti. Eğer televizyon dönemine yetişseydi, şarlatanların bile dolar milyoneri yapıldığı şu enayilik ortamında altınla tartılırdı.

O, 18'inci yüzyıl operetçileri gibi, krala yazılamayanları sahnede yüzüne karşı söylerdi. Operetin doğuşu, ruhu bu idi zaten... Eleştirdiği güçlü kişilerin alkışını alacak kadar da espriye ve ince zekaya sahipti. 1978 yılında Muammer Karaca'yı kaybettik. Yeri doldurulmazdı. Çok üzülmüştüm.

Odaların duvarlarına neler asacağım?

Hangi resimlerle süsleyeceğim duvarları,

Sevdiğimin cenaze töreninde.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır