kapat

18.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


TEK YOL DEMOKRASİ

Adalet Bakanı Türk, 7 Mart'ta bayramlaşmaya gittiği Şalpazarı'nda ilginç bir olayla karşılaştı. Bir işçi emeklisi "Derdimiz çok, siyasetçiye ise güvenimiz yok" dedi ve ekledi: İnşallah askeriye gelir.

Şalpazarı... Yeşillikler içinde, 11.767 nüfuslu... Sürgüne tabi tutulan Oğuzlar'ın 21. boyu "Çepni Türkleri" tarafından kurulmuş.

1987'de ilçe oldu.

Halkı çalışkan, yöreye bağlı, yardımsever ve Türkçeyi çok düzgün konuşuyor. (Trabzon-2000. Trabzon Valiliği Yayını)

İşte bu Şalpazarı'nda "ilginç birşey" oldu.

Adalet Bakanı Prof. Hikmet Sami Türk "bayramlaşmaya... Halkı dinlemeye" gitmişti. (7 Mart)

Bu sırada...

İşçi emeklisi Fehmi Çolak "derdimiz çok, siyasetçiye ise güvenimiz yok" dedi. Ardından da "başına iş açan" son sözünü söyledi:

- İnşallah askeriye gelir.

SORUŞTURMA
Altı gün sonra (13 Mart), 54 yaşındaki Fehmi Çolak hakkında "soruşturma" açıldı.

Sözlerinin "suç oluşturduğu kanaatine varılırsa..."

Türk Ceza Kanunu, madde 153'ten yargılanacak:

"Askerleri, kanunlara karşı itaatsizliğe ve yeminlerini bozmaya teşvik... 2 yıldan beş yıla kadar hapis."

DAVETİYE Mİ?
Keşke Fehmi Çolak hakkında soruşturma açılmasaydı.

Madem açıldı...

Hiç olmazsa Fehmi "yargılanmamalı."

Zira ortalıkta "o kadar çok Fehmi" var ki. Daha geçenlerde, İstanbul Ticaret Odası Başkanı "ekonomiye MGK el koysun" demedi mi?

Eğer "yargılama... Hapse atma" sürecini işletirsek, Türkiye "yarı açık cezaevine" döner.

Siyaset "Fehmi"yi... Fehmi gibileri" iyi anlamalı.

Onlar ne darbe yanlısı, ne ihtilal şakşakçısı.

Onlar sadece "siyasetteki dağınıklığı... Tıkanıklığı" görüyorlar.

Ve "iyi bir yönetim" istiyorlar.

Eğer bu arada ağızlarından "asker" sözcüğü kaçıyorsa...

Bunu "davetiye" diye algılamayalım.

"Askere saygı... Güven" diye okuyalım.

Yapılacak iş Fehmi'leri hapse atmak değil.

Siyaseti "saygın... Güven veren" bir hale getirmek.

TONY BENN
Bir tarihte, İngiltere'de halk bunalmıştı.

Herkes hükümetten şikâyetçiydi.

Ve bir gün (20 Kasım 1991), İşçi Partili bir milletvekili (Tony Benn), Avam Kamarası'nın kürsüsüne çıktı.

Yaptığı konuşmayı "iktidar da alkışladı, muhalefet de."

Ve bu konuşma "İngiliz parlamentosunda bugüne kadar yapılan en iyi konuşma" olarak tarihe geçti. (Tarihe Yön Veren 20. Yüzyıl Konuşmaları-SABAH Yayınları)

O konuşmanın "bir bölümünü" sunacağız.

SÖYLEM
Bazıları, hükümetin sosyal adaleti asla sağlayamayacağına inanıyor.

Bunlar iyi bir kralı, kötü bir parlamentoya yeğ tutuyor.

Bu görüşü asla benimsemiyorum.

Demokraside önemli olan, bizi yönetenleri, kan dökülmeden değiştirebilmemizdir.

Halk, kendi hükümetini görevden alma hakkından yoksun kalırsa, birkaç şey olabilir.

İlk olasılık, halkın bizden uzaklaşmasıdır.

Kayıtsızlık ve umursamazlık, demokrasinin sonunu getirir.

Seçime katılım yüzde 50'nin altına düşerse, tehlikedeyiz demektir.

Bu meclis, demokrasiye olan güvenini yitirmiş.

Başka birinin gelip, kendisini yönetmesi gerektiğine inanıyor.

Seçmenin ona emanet ettiği yetkileri kullanmaya korkuyor.

İngiltere'de eğer demokrasi yıkılırsa bunun sorumlusu komünistler, Troçkistler ya da bozguncular değil, bu meclis olacaktır!

TIPATIP
Konuşmadan "İngiltere'yi" çıkaralım.

Yerine "Türkiye'yi" koyalım.

"Benzerlik" çok.

Olay, neredeyse "tıpatıp" bizde yaşananlar.

BEKLEYİŞ
İşçi emeklisi Fehmi'nin "protestosundan" sonra...

Günlerdir "tarihi bir söylem" bekliyoruz.

İktidardan ya da muhalefetten "biri" TBMM kürsüsüne çıksın.

Ve haykırsın:

-.....bazıları, askeri, bu parlamentoya yeğ tutuyor... Bu görüşe isyan ediyorum!

Yine haykırsın:

- Halk bizden uzaklaşıyor... Kendimize gelelim!

Tekrar haykırsın:

- Demokrasiden başka yol yoktur... Bu hükümet gider, yenisi gelir... Ama herşey bu Meclis'te çözülür!

Ve kürsüye yumruğunu vursun:

- Eğer demokrasi yıkılırsa, bunun sorumlusu bizler oluruz!

Günlerdir "işte bu sesi" bekliyoruz.

542 milletvekilinin oturduğu Meclis'te "bu ses" yok mu?

"Bir Tony Benn" çıkaramadık mı?

ÇARE
Madem "tarihe yön veren konuşmalardan" bahsettik.

Son bir örnek daha verelim.

Tarih, 8 Ağustos 1968.

Richard Nixon, Başkanlığa adaylığını koyarken diyor ki:

- Bugün Amerika, halkı başarısız olduğu için değil, liderlerin başarısızlığı yüzünden sıkıntıdadır... Kendi büyüklüğüne layık olan liderlere ihtiyacı vardır Amerika'nın.

Ha "Amerika 1968."

Ha "Türkiye 2001."

"Çare" ise...

Bir sabah, alacakaranlıkta, radyodan yükselen "Dikkat!.. Dikkat!.." sesi değil...

Demokrasi, özgürlük, katılım.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır