


Doğru yoldayız
Bu hafta, ekonomideki erime ve kilitlenmenin aşılması yönünde önemli adımlar atıldı. Kilit tayinler çıktı. Çarşamba akşamüstü yapılan basın toplantısında bir dizi hedef ve politikanın ipuçları verildi. Bakan Derviş önemli açıklamalar yaptı.
Önce bir düzeltme yapmak istiyorum. Çarşamba akşamı Derviş'in açıklamalarını Mahfi Eğilmez ve Hurşit Güneş'le beraber NTV'de sıcağı sıcağına değerlendirdik.
Maalesef teknik bir sorun oldu. Bizim elimize gelen metnin Derviş tarafından basına dağıtılan metin olmadığı, onun yalapşap hazırlanmış bir özeti olduğu canlı yayın bittikten sonra farkedildi. Bazı eleştirilerimizin haksız olduğunu gördük.
Laz fıkrasını hatırlayıp, "bu bana ders oldu" diyorum. Önce konuşup sonra işin aslını öğrenmenlerin mahçubiyetini yaşadım. Perşembe gecesi Ekodiyalog'da günah çıkarttım ama ayrıcı okuyucularımdan da özür dilemek istiyorum.
Perşembe ve Cuma günlerinin de gelişmelerini ve haberlerini ekleyince, bir resim oluşmaya başladı. Daha her şey tam anlamı ile berrak ve net değil. Ama ana eğilimin yönü çıkıyor.
Aşamalı yaklaşım
Kriz sonrasında beni en çok korkutan şey, panikleyip ekonomi yönetiminde vahim hatalar yapılması ihtimali idi. Kriz koşullarında geleneksel iktisat yöntemlerine güven azalır. Mutlaka "dahiyane çözümler" önerenler çıkar. Bunlar felaketle sonuçlanır.
Derviş'in ekonomi yönetimini üstlenmesi o açıdan beni rahatlatmıştı. Haftanın gelişmeleri, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin rasyonel iktisat söylemi içinde kalacağı beklentisini pekiştirdi.
Nitekim, getirilen teşhis ve sunulan reçete, profesyonel iktisatçıların iyi anladıkları bir çerçevenin içinde kalıyor. Herşeyin birden yapılmayacağı ve yapılamayacağı baştan konuyor. Tedavinin üç aşamada gerçekleşeceği belirtiliyor.
Acil sorun, faiz ve kurun oluştuğu piyasalardaki vahim kilitlenmenin çözülmesi şeklinde tanımlanıyor. Buna kayıtsız şartsız katılıyoruz. Hem Kasım, hem Şubat, kelimenin tam anlamı ile likidite krizleridir. Önce oradan başlamak gerekir. Kilitlenmenin açılmasından ne kasdediyoruz? Öncelikle, ikinci el bono ve tahvil piyasasında işlem hacminin artışa geçmesini anlıyoruz. Bu sağlandıkça, diğer önlemlerle birlikte döviz piyasası da derinleşecektir.
İkinci aşama aslında ilki ile içiçedir. Piyasaların canlanması, faiz ve kurdaki dalgalanmanın azalması ile beraberce gidecektir. Yani, faizlerde ve döviz kurunda volitilite düşücek, istikrar artacaktır.
Normal olarak önümüzdeki haftanın ilk gününde birinci aşamanın başlaması, hemen ardından ikinci aşamaya geçilmesi gerekmektedir. Bu operasyonun başarılı olması için yönetimin IMF ve Dünya Bankası desteğini sağlamaya büyük önem verdiği anlaşılmaktadır.
Üçüncü aşama, kriz sonrası için yeni bir enflasyonla mücadele programının devreye sokulmasıdır. Bu programı farklı toplum kesimlerinin desteği ile tasarlamak ve uygulamak başarı şansını olumlu etkileyecektir. Bakan Derviş'in bunu hedeflediği anlaşılmaktadır.
Beklentilere dikkat
Birkaç küçük uyarı yapmak istiyorum. Olup biteni sakın yanlış okumayalım. Kriz bitmedi. Hemen de bitmeyecek. Şu anda yapılan, ekonomideki kötü gidişin bir yerde durdurulmasıdır. Daha da büyük felaketlere dönüşmesinin engellenmesidir.
Ekonominin düzelmesi daha sonra, yavaş yavaş gelecektir. Arada reel ekonominin sıkıntıları sürecektir. Önümüzde hala çok zor günler vardır. Acı ilaçlar içilecektir.
Bakan Derviş'in de özellikle vurgulayarak belirttiği gibi, ekonominin toparlanmaya başlaması en erken yılın ikinci yarısına, büyük bir ihtimalle son çeyreğine sarkacaktır. Bunu bilmekte yarar vardır.