Operasyonun ardından Türkiye'ye dönen yolcular arasında bulunan Kara Ailesi, 2 küçük çocuğu yüzünden korkuyu belki de diğerlerine oranla kat kat fazla yaşamıştı.
Leningrad'da öğretmenlik yapan Mustafa Kara uçağa binmeden önce, henüz otobüsteyken bir gariplik hissettiğini belirterek, kendisi ve ailesi adına korktuğunu belirtti. Mustafa Kara, şunları söyledi:
"Teröristlerden yaşlı ve genç olan kolkola girmişti. Kör gibi davranıyorlardı. 'Bunlar nereye gidiyor' diye düşündüm. Uçak havalandıktan 20 dakika sonra gördüğüm 2 kişi ve 1 genç daha, erkek hostesle birlikte, kokpitin girişine girdiler. Erkek hostesin kolunda kan gördüm. Sanıyorum karnına bıçak saplanmıştı. Yaşlı adamın elinde ters tutarak sakladığı bıçak da kanlıydı. Yolculara göstermemeye çalışıyordu. Benim tek düşündüğüm ise 8 aylık bebeğimdi."
Minik kızı Zülal'in havasızlıktan çok rahatsız olduğunu ve ağlamaktan katıldığını anlatan Mustafa Kara, "Ölen Rus hostes, kızımı yatıştırmak için çok uğraştı. Bu yüzden onun ölümü bizi biraz daha derinden etkiledi. Eğer operasyon olmasaydı, birkaç dakika içinde ben dayanamayarak korsanların üzerine atılabilirdim" diyor.
Mustafa Kara'nın eşi Rabia ise, "Korsanlar ortaya çıktığında çok korktum. Tek düşündüğüm çocuklarımı korumaktı. Onları bağrıma bastım. Bizim bebeğimiz sürekli ağladığı için, Medine'ye iner inmez kadın ve çocukları uçaktan indirmeye karar verdiler. Belki de, daha fazla can kaybı olmasını Zülal önledi" diyerek hissettiklerini aktarıyor.
Kara ailesi 5 yaşındaki kızı Berfin'e, uçakta arıza olduğu söylemiş. Ne olduğunun farkına varamadığını, bu yüzden de korkmadığını söyleyen Berfin, "Bana kimse kötülük yapmadı. Annem gözlerimi kapatıyordu. Biraz korktum. Ama annem ve babam yanımdayken bana bir şey olmazdı zaten" dedi.