kapat

18.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Aktif Dagitim
Kızımı öldürülen hostes yatıştırdı
Kaçırılan uçaktaki 8 aylık Zülal'in babası Mustafa Kara, ağlayan kızını, ölen Rus hostesin sakinleştirdiğini anlattı

Operasyonun ardından Türkiye'ye dönen yolcular arasında bulunan Kara Ailesi, 2 küçük çocuğu yüzünden korkuyu belki de diğerlerine oranla kat kat fazla yaşamıştı.

Leningrad'da öğretmenlik yapan Mustafa Kara uçağa binmeden önce, henüz otobüsteyken bir gariplik hissettiğini belirterek, kendisi ve ailesi adına korktuğunu belirtti. Mustafa Kara, şunları söyledi:

"Teröristlerden yaşlı ve genç olan kolkola girmişti. Kör gibi davranıyorlardı. 'Bunlar nereye gidiyor' diye düşündüm. Uçak havalandıktan 20 dakika sonra gördüğüm 2 kişi ve 1 genç daha, erkek hostesle birlikte, kokpitin girişine girdiler. Erkek hostesin kolunda kan gördüm. Sanıyorum karnına bıçak saplanmıştı. Yaşlı adamın elinde ters tutarak sakladığı bıçak da kanlıydı. Yolculara göstermemeye çalışıyordu. Benim tek düşündüğüm ise 8 aylık bebeğimdi."

Minik kızı Zülal'in havasızlıktan çok rahatsız olduğunu ve ağlamaktan katıldığını anlatan Mustafa Kara, "Ölen Rus hostes, kızımı yatıştırmak için çok uğraştı. Bu yüzden onun ölümü bizi biraz daha derinden etkiledi. Eğer operasyon olmasaydı, birkaç dakika içinde ben dayanamayarak korsanların üzerine atılabilirdim" diyor.

Mustafa Kara'nın eşi Rabia ise, "Korsanlar ortaya çıktığında çok korktum. Tek düşündüğüm çocuklarımı korumaktı. Onları bağrıma bastım. Bizim bebeğimiz sürekli ağladığı için, Medine'ye iner inmez kadın ve çocukları uçaktan indirmeye karar verdiler. Belki de, daha fazla can kaybı olmasını Zülal önledi" diyerek hissettiklerini aktarıyor.

Kara ailesi 5 yaşındaki kızı Berfin'e, uçakta arıza olduğu söylemiş. Ne olduğunun farkına varamadığını, bu yüzden de korkmadığını söyleyen Berfin, "Bana kimse kötülük yapmadı. Annem gözlerimi kapatıyordu. Biraz korktum. Ama annem ve babam yanımdayken bana bir şey olmazdı zaten" dedi.

RUS KIZLAR GERİ GELDİ
Uçağın en renkli yolcuları Moskova'ya gitmek üzere yola çıkan, ancak operasyon sonrasında İstanbul'a geri gelen Ekaterina Svotjina ile Mukaddas Sadıkova isimli Rus kızlardı. Onlar, Medine'de Moskova'ya gidecek olan Rus uçağını kaçırınca Türkiye'ye uçmak zorunda kaldılar. Yol boyunca gazetelerden, atlattıkları "korku filmi"nin ayrıntılarını okurken, Kara ailesinin çocuklarından Berfin'i de kucaklarından indirmediler.

'Kapının kolunu 24 saat bırakmadık'
Kaçırılan uçağın pilotları, korku dolu saatleri Rus haber ajansı RIA-Novosoti'ye anlattı. Korsanların pilot kabininin kapısını açmamaları için 24 saat nöbetleşerek kapının kolunu tuttuklarını söyleyen pilotlar şöyle konuştu:

"Kilidi kırabileceklerinden korktuk. Bu yüzden nöbetleşerek kilit kolunu sıkıca tuttuk. Korsanlardan birinin neredeyse 2 metre boyunda ve 150 kilo olduğunu dikkate alırsak, bu hiç de kolay bir görev olmadı..."

KAPIYI TEKMELEDİ
Yardımcı pilot, Suudi yetkililere uçaktaki durumu ve acil çıkış noktalarını anlatmak için pencereden atladı. Pilotun anlattığına göre, askerlerin operasyon hazırlığında olduğunu anlayan korsanlar, pilottan derhal uçağı havalandırmasını istedi. Pilot, kapı kolunu bırakarak, uçağın iki motorunu çalıştırdı. Korsanlardan biri, kabinin kapısını tekmeleyerek, içeri girdi. Ve Suudi komandolar operasyonu başlattı.

Yusuf DEMİR


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır