|
|
Şarapçılıkta prestij devri
Şarapçılıkta son günlerin modası, değişik ülkelerin önde gelen üreticilerinin bir araya gelerek ortak şarap üretmesi. Bu şaraplardan biri 'Luce' Türkiye'de de tanıtıldı
Uzun boylu, yaşına rağmen hayli dinç görünümlü, gümüş saçlı bir İtalyan asilzadesi... Elinde de tıpkı kendisi gibi ince, uzun ve zarif bir siyah şişe. İtalya'nın ünlü şarap bölgesi Toskana'nın köklü üreticilerinden Marki Leonardo Frescobaldi, yeni şarabı "Luce"yi tanıtıyor. Luce, Frescobaldi ailesi ile Kaliforniya'nın şarap devi Mondavi ailesinin ortak ürünü...
ŞARAP EMPERYALİZMİ
Büyük şarap üreticilerinin kıtalar aşıp birbirleriyle ortaklaşa şarap üretmeleri, son yılların yeni modası. Luce de bunun ürünlerinden.
Uluslararası piyasalarda aslında birbirlerine rakip olan devlerin bir araya gelip şarap üretmeleri, 80'li yıllarda yine Mondavi tarafından başlatılmıştı. Kaliforniya'nın bu yeni parlayan yıldızı, kaliteli şaraplarını Avrupa'ya kabul ettirmek istiyordu. Bir yandan da Amerika'nın elit çevrelerindeki "En iyisi Fransız şarabıdır" imajını sarsmaya çalışıyordu. Fransa'nın şarap devlerinden Bordeaux'daki Château Mouton Rothschild de kabına sığamıyor, yeni tesisler alıp büyümeyi hedefliyordu. Böylece bir araya geldiler ve Kaliforniya'da muazzam bir yatırımla "Opus One" bağlarını ve şarap tesislerini kurdular. Amaç, iki firmanın da şöhretini tazeleyecek ortak bir "prestij şarabı" yapmaktı. Proje, kısa sürede amacına ulaştı. Bugün Mondavi-Rothschild ortak yapımı Opus One, şişesi 100 doları aşan fiyatı ile, Amerika'nın en aranan şarabı halinde...
Opus One'ın başarısı, birçok şarap üreticisini daha işbirliğine itti. Yine de bazılarının "şarap emperyalizmi" dediği bu akımın öncüleri, Mondavi ile Rothschild aileleri olmaya devam ediyor.
"KÖKLERE DÖNÜŞ"
ABD'li şarap kralı Mondavi, 90'larda da kökeni olan İtalya'ya bir seyahat yapmış ve burada üretim imkânları aramış. Kendine ortak olarak da 1300'lerden beri şarap üreten ve Toskana'nın en kaliteli şaraplarını üreten firmalardan olan Frescobaldi'leri seçmiş.
Ön araştırmalardan sonra, yarı yarıya ortak oldukları bir şirket kurmuşlar ve tam 3 milyon dolarlık bir yatırıma girişmişler. Sonuç, ilk ürünü 1995'te piyasaya sürülen, Sangiovese ile Merlot üzümlerinden yapılma nefis bir şarap...
Meşe fıçılarda uzun süre dinlenen Luce, siyahi renkli, siyah kiraz ve biber lezzetleri veren, çok derin, tadı damakta uzun kalan bir şarap. Lucente ise, daha yumuşak içimli kardeşi. Türkiye'ye de ithaline başlanan bu iki şarabı Frescobaldi ile birlikte tattık. Marki, farklı kültürlerin şarap üreticilerinin işbirliklerinin, hem bilgi değiş-tokuşu, hem de şarap kültürlerinin bir sentezini yapma imkânını yarattığını söyledi. Ve "İki taraf da birbirlerinden çok şey öğreniyor, bu da şarabın kalitesini arttırıyor" dedi.
Kadehimdeki Luce'mden son yudumumu alırken, "Keşke bir gün Türk şarapçıları da Fransızlarla, Amerikalılarla ortaklıklara gidip, böyle enfes şarapları dünya piyasalarına çıkarabilseler" diye düşünmekten kendimi maalesef alamadım... Tabii umudu yine de yitirmemek lazım. Bir gün neden olmasın?
Mehmet Yalçın
myalcin@turk.net
|
Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|