kapat

16.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kubrick seksten bir şey anlamamı
Kirk Douglas Berlin'de Spartaküs'teki yönetmeni Stanley Kubrick'i çekiştirdi: "Gözleri Tamamen Kapalı'da gerçek anlamda seks var mıydı?"

Biraz ötemizdeki yaşlı adam, sinemasever ömrümüzü doldurmuş o efsanevi adlardan biriydi. Sinemaya gitmeye başladığımız ilk yıllarda onun filmlerini izlemiştik; önce siyah beyaz "Yalnız Gidenler", "Şampiyon", "Karakolda", "Çıplak Ruhlar"... Sonra renklenen serüvenler: "Deniz Altında 20 Bin Fersah", "Ölmeyen İnsanlar", "Vahşi Mücadele", "Vikingler", "Spartaküs"...

Ama zaman acımasızdı. Kirk Douglas artık 85 yaşındaydı. Bir kalp krizi geçirmiş, bir helikopter kazasında ölümden dönmüştü. Konuşma yeteneği sınırlanmış, hareketleri ağırlaşmıştı.

Son Berlin festivali, ömürboyu başarı ödülünü sinemanın bu dev oyuncusuna verdi. Douglas, gazetecilerin önüne çıktığında zafer işareti yaptı. Hastalık ve kazaları yenmenin, bunca yıldır yaralı, ama pes etmemiş bir aslan gibi ayakta olmanın zaferiydi bu... Zor konuşuyordu. Ama espri gücü hâlâ yerindeydi. Gazetecilere "Hepiniz benden iyi İngilizce konuşuyorsunuz" derken, konuşmasındaki ağırlık için de özür diledi.

Rus kökenli sanatçının ailesi Amerika'ya göç etmişti. Çocukluğunun yoksulluk içinde geçtiğini ve sinemaya geçtiğinde adını değiştirdiğini anlattı: "İssur Danielovitch aslında iyi bir isim Eğer bale sanatçısı olacaksanız!"

80 film çekmişti, hangilerini en çok seviyordu? "Onlar benim çocuklarım gibidir, ayrım yapmam zor. Ama en sevdiklerim Van Gogh'u oynadığım "Ölmeyen İnsanlar", John Sturges'in western'i "Vahşi Mücadele", bir de unutulmuş küçük bir film, "Lonely are the Brave - Yalnız ve Cesur".

Elia Kazan'ın "The Arrangement - Kader Değişmez" filminde Anadolu kökenli bir işadamını oynamıştı. Peki, Anadolu'yu biliyor muydu? "Yıllar önce Türkiye'ye geldim ve çok sevdim. Harika bir yer orası. Keşke yeniden gelebilsem!"

Douglas yönetmenlerden kimleri seviyordu? "Büyük insanlarla çalıştım. Mankiewicz, William Wyler, King Vidor, Elia Kazan, John Frankenheimer Hepsi usta yönetmenlerdi. Ama belki en az değeri bilinen Vincente Minnelli idi."

Peki iki filmde, "Zafer Yolları" ve "Spartaküs"te birlikte çalıştığı Stanley Kubrick? "Kubrick'i çok severdim elbette. Zafer Yolları'nı bana getirip başrol önerdiğinde, filme para koymamı da istedi. O zamanlar küçük bir şirketim vardı, peki dedim. Beş kuruş kazanmadık. Ama sanırım sinema bir başyapıt kazandı. Daha önemlisi, Kubrick'i kazandı. Yalnız son filmi 'Gözler Tamamen Kapalı'dan bir şey anlamadım. Film seks hakkında. Ama söyleyin Allah aşkına, filmde gerçek anlamda seks gören oldu mu?"

SPARTAKÜS GURUR DUYUYOR
Yine Kubrick'in yönettiği "Spartaküs"ün de yapımcılarından biriydi Douglas... Ve bu filmin senaryo yazarı Dalton Trumbo'nun, ABD'deki ünlü solcu avı sırasında kara listeye alınarak yasaklanan adının ilk kez bu filmde kullanılmasını sağlamış ve böylece 50'lerde Hollywood'da dehşet estirmiş olan "cadı avı"nın fiilen bitmesine katkıda bulunmuştu. Şöyle dedi bize: "Bu olay tüm yaşantım boyunca gurur duyduğum sayılı olaylardan biri."

Ve kaçınılmaz soru geldi: Oğlu Michael Douglas ve gelini Catherine Zeta-Jones'la ilişkileri nasıldı? "İkisiyle de çok iyi. Michael harika bir oğuldur. Catherine ise yalnızca çok güzel bir kadın değil, tam bir aile kızı. Çok mutlu olacaklarına eminim. Ve eminim ki çocukları da ister kız ister erkek olsun sinemayı seçecek ve bu aile geleneğini sürdürecek."

Atilla Dorsay


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır