'Koca popolusun'un kibarcası var mı?
'Image maker' Nahide Büyükkaymakçı, sanatçılar için çalışmayı bırakmış. 'Parasıyla değil mi' zihniyetine dayanamamış
Image maker'lık dünyada önemli bir iş. Filmlere bile konu oluyor. Türkiye'de bu işi yapan birkaç kişi var, yok değil. Fakat layığıyla yapabiliyorlar mı diye soracak olursanız, işte orası şüpheli. Uzun bir süre sanatçıların imajı için çalışan, ancak sonunda 'delirip' bırakan Nahide Büyükkaymakçı, bu işi Türkiye'de yapmanın çok zor olduğunu söylüyor. Şimdilerde işadamları ve sosyetenin imajını düzelten Büyükkaymakçı'ya imaj nedir, nasıl yapılır sorduk.
Sanatçılara imaj yapmayı neden bıraktınız?
Türkiye'de olamayacağını anladığım için vazgeçtim. Bilmemkimde gördüm, böyle askılı, üzerine yapışan bir şeyler giyiliyor, ondan yap diyorlar. Yahu senin göbeğin var, kocaman popon var. Bunu giyemezsin.
Bu kadar sert eleştiriyor musunuz?
Tabii ki hayır, kırmadan söylemeye çalışıyorum. Senin boynun yok, böyle bir şey giymemen lazım dediğin zaman alınıyor. Zaten hatasını kabul etmeyen kişiyle çalışmayı bırakıyorum. Parasıyla değil mi diyorlar. Bu ne demek?
Ne zaman pes ettiniz?
Candan Erçetin'i yaptıktan sonra pes ettim. Onun altyapısı sağlam olduğu için iyi oldu. Biri geliyor, ilkokulu bitirmiş, iki günde kaseti çok satmış, neler istiyor neler... Zaten insanlar 'benim param var, ben bir şeyim' zihniyetinde olduğu zaman onlara bir şeyler yaptırman çok zor.
İMAJ GÖZLÜKLER
Doğru imaj için ne lazım?
Taşıyabilecek temele sahip olmak lazım. Bir moda oluyor, insanlar koca koca çerçeveli gözlükler takıyor. Hepsi sanki çiçek çocuğu. Biz 68 kuşağı değiliz ki. Yüzbinlerce mark ya da dolar verilip imaj yapılmaz. Ama Türkiye'de öyle olduğunu zannediyorlar. Versace giyince olmaz bu işler. Bu markayı taşıyamazsın çünkü geldiğin yer belli.
Peki siz bunları söylediğinizde ne diyorlar?
Öncelikle kusurlarını söylediğim için benden nefret edenler var tabii.
Şimdi kimler için bu işi yapıyorsunuz?
Şimdi bana güvenen insanlara bu işi yapıyorum. Daha çok sosyete ve işadamları tabii. İşadamları bu işlerden anlıyor mu?
İşadamları bunu çok gizli kapaklı yapıyor. Pek çoğu çok tutucu davranıyor. Neyi görürse aynen onu istiyor.
Sarar'ın çok şık bir mankeni var mesela. İşadamları 'Sarar man' olmak
istiyorlar mı?
İstiyorlar tabii, ama bilmiyorlar ki o adam yakışıklı ben değilim. Benim koca bir göbeğim var, boynum yok.
İyi bir imaj yapabilmeniz için nelere ihtiyacınız var?
Birine imaj yapmak haftalar sürüyor. Önce o kişiyi tanımaya çalışıyorum. Hiç istemediğim halde imajını yaptığım insanların hayatlarını yaşamaya başlıyorum.
ANATOMİ BİLİYOR
Peki bir günde imaj değiştirmek mümkün değil mi?
Şöyle söyleyenler oluyor, haftaya kasetim çıkacak, hemen bana bir şey yap. Yapmam. Beni baştan yarat, yok öyle bir
şey. O yavaş yavaş olabilir. Bugün böyleyken yarın şöyle olamazsın. O zaman senin kimliğin yok. Aklın, fikrin yok. Hülya Avşar, nasıldı? O temkinli adımlarla buralara geldi.
İnsanların kusurlarını hemen görebiliyor musunuz?
Evet. Mesela hemen saçlarını şöyle kestirse, şöyle manikür yapsa, şöyle olabilir diyorum. Dört sene resim bölümünde okudum ve anatomiyi bildiğim için çok çabuk anlayabiliyorum. Ben çok kişiyi takip ettiğimi bilirim, kıyafeti yüzünden. Bakarım, detayları alırım. Bu iyi, bu kötü falan diye herkesle ilgili bir şeyler mutlaka düşünürüm.
Kim ıskaladı kim kazandı?
Bakalım Nahide Büyükkaymakçı'ya göre ıskalamış ve çok başarılı olmuş imajlar hangileri. Örneğin Mirkelam başarısız olmuş ona göre. Neden mi? Şöyle anlatıyor: "Mirkelam bir gecede parladı. Bir süre ortaya çıkmadı, herkes geberdi meraktan. Bu da imajın bir parçasıydı. Bu iyiydi, ama sonra çıktıktan sonra birden güm diye gitti. Neden? Çünkü kendini çok çabuk harcadı, ya da harcandı. Biri çıktı onu ben yarattım dedi, öteki hayır ben yarattım dedi. Haydaa!.. Bunlar birbirlerine girdi. İnsanlar bundan sıkılıyor."
Peki kimin imajı başarılı? Cevap: "Tarkan'ın imajı gerçekten başarılı. Genel olarak imajından bahsediyorum. Neden bu kadar gündemde? Çünkü Türkiye'de değil. Ulaşılamaz ya ondan başarılı. Bakın Hülya Avşar'a, birçok kadından daha hoş giyiniyor. Bunu da yavaş yavaş başardı.
Aslı E. Perker
|