


Yine o kafa!..
Devlet iflas noktasına gelmiş; yeni kaynak lazım... IMF'ye, Dünya Bankası'na el açılacağına ilk etapta Hazine arazilerinin satılması planlanıyor...
Ama bildiğimiz kafalar koro halinde başlıyor:
"Devletin malını satamazsınız.. Kimseye peşkeş çekemezsiniz..."
Bu koronun koristlerinden biri de Mimarlar Odası Başkanı Oktay Ekinci... Bay Ekinci tavrını hemen koyuyor: "Sa-ta-maz-lar!" Zannedersiniz ki vatan hainliği yapılıyor, memleketin toprağı düşmana satılıyor...
Yapmayın Oktay Bey! Başınızı kumdan çıkarın da dünyaya bakın...
Söyler misiniz; imrendiğimiz, seviyelerine gelmek istediğimiz Batılı ülkelerin hangisinde devletin 11 milyar metrekare arazisi var?
Kaldı ki; bu araziler çoktan işgal edilmiş... Oy kaygısına düşen hükümetler ve yerel yönetimler bu arazileri çoktan konduculara hediye etmiş... Sonuçta Sultanbeyli gibi ilçeler meydana gelmiş...
Devletin fiilen sahip olmadığı bu arazileri, üzerine bina diken vatandaşlarına satması, bundan hem katrilyonluk bir kaynak sağlaması hem de yıkamadığı binaları yasal kılıp bundan sonra vergi alması size mantıklı gelmiyor mu?
Mimarlar Odası Başkanı olarak bu arazilerin envanterinin nasıl çıkarılacağını, hangi emsalde imar planı tanınacağını tartışmaya açmanız gerekirken hala devletçi bir kafayla "Satamazsınız" diyerek kestirip atmak kolaycılık ve biraz da çağdışılık değil mi?
FIKRA...
Ama gülmek için değil!
Dünya bizim olacak
Dünyanın gelişmiş ülkeleri bir araya gelmişler. En son teknolojilerle üretilmiş bir bilgisayara bütün ülkelerle ilgili verileri yüklemişler ve sormuşlar:
"Dünyanın sahibi kim olacak?"
Bilgisayar uzun süre bilgileri değerlendirmiş ve büyük an gelmiş. Nefesler tutulmuş. Bilgisayar sonucu yazıcıya göndermiş. Heyet de sonucu ilan etmiş: "Türkiye!" Herkes şaşırmış. Mutlaka bir yanlışlık olmuştur düşüncesiyle aynı soru bir kez daha sorulmuş... Bilgisayar uzun süre çalıştıktan sonra sonucu ikinci kez yazıcıya göndermiş: "Türkiye!" Tüm dünya şoka girmiş. Birisinin aklına "Niye?" diye sormak gelmiş. Bilgisayar sonucu yazıcıya hiç düşünmeden göndermiş: "Herkes bir gün uzaya çıkacak ve dünya Türkler'e kalacak."
Esef ediyoruz!
Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün teknik direktörlük görevlendirilmesi sürecinde yaşanılan olayları fırsat bilip maksadını ve haddini aşarak camiamızın saygınlığını ve onurunu hedef alan saldırıları ve eleştirileri ibretle ve esefle izlemekteyiz... Önyargılı infazlar yapanlara en güzel cevabı Alman Futbol Federasyonu vermiştir. Şampiyon olur veya olmaz Beşiktaş her zaman onurlu ve başı dik olacaktır. Her yönetimin çalışacağı teknik adamı seçmesi en doğal hakkıdır. Yönetimimizin almış olduğu bu karara saygı duyuyoruz.
Kabataş'tan Karaman'a 52 tane
Beşiktaşlılar Derneği
Pisletenler ve temizlikçi Derviş
Kimse kusura bakmasın; Türkiye'nin bugünkü tablosu bizim eserimiz... Sistemin tıkanması, çalışırken patinaj yapması, bankaların batması, doların 1 milyonu aşması, onbinlerce kişinin işsiz kalması bizlerin günahı, hatta yüzkarası...
Sebep mi?
Toplumun 40 yıldır aynı isimlere takılması... Takım tutar gibi parti tutması... Onu tüketeni, çocuklarının geleceğini kumar masasına yatıranları baştacı yapması... Sandık ortaya her konulduğunda da beyin jimnastiği bile yapmadan gidip mührü alıştığı yere vurması... En önemlisi yeni isimlere şans tanımaması...
Peki; bu ülkeyi yönetenlerin hiç günahı yok mu?
Tabii ki var...
Yıllarca Türkiye'yi kente değil köye endeksleyen, Çankaya'ya çıkarken "Bir daha arkama bakmam diyen" Demirel suçsuz mu?
Zoru görünce "Ben yokum" diyerek Pembe Köşk'e çekilen İnönü günahsız mı?
Kavgacılığı ile CHP'yi eriten, Meclis'e sokmama başarısını gösteren Baykal sütten çıkma ak kaşık mı?
Tavanda aldığı ANAP'ı tabana indiren Yılmaz'ın, koltuğu kimseye bırakmamak için direnen Çiller'in, millete yıllardır adil düzen yalanları dinleten Erbakan'ın suçu günahı saymakla biter mi?
*
Bu isimlerden sonra bugün umut olan Kemal Derviş'in yüzündeki acı tebessüme dikkat ettiniz mi?
Alnında biriken terlerini, o terleri silerken titreyen ellerini gördünüz mü?
İşte bunlar bizlerin ve seçtiklerimizin el ele vererek ülkeyi hangi noktaya getirdiğimizin işareti...
Ülkeyi pisletenlerin, ekonomiyi kilitleyenlerin, sistemi çökertenlerin, bütün değerleri ayaklar altında çiğneyenlerin "mucize yarat" dedikleri bir teknokratın çaresizliği...
İnancım; Kemal Derviş'in bu ülkeyi hepimizin göstereceği fedakarlıklar sayesinde düze çıkaracak olması... Korkum ise; bunun ülkeye değil, Derviş'in politik geleceğine yararı olacağını zanneden bazı beyinsizlerin Ankara oyunları ile onu safdışı bırakmaya kalkışması...
IGNE
Erken uyanıp, komşumuzun kapısına bırakılan gazeteleri yürütüyorsak...
Dairemizde ampul yandığında merdiven boşluğundakini alıp takıyorsak...
DÜNÜN
* BAŞLIĞI
Türk yine istifa edemedi. (Akşam... Adalet Bakanı'nın tavrı)
* LAFI
Türkiye'den ayrılmam. Belki şehir değiştiririm... Devlet Bakanı Kemal Derviş
* GAFI
Nerede öyle karı...
MHP'li Bıçakçıoğlu (Medeni yasa tartışması)
* YALANI
Partinin kapatılması umrumda değil...
FP Lideri Recai Kutan