kapat

16.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Psikolojik çıta

Kemal Derviş daha Amerika'dan yola çıktığı anda "manşetlerin... Ekranların" ona verdiği rütbe "Mehdi"lik oldu. Mehdi, Hazreti Ali'nin 12 imamının sonuncusudur. İnanışa göre de "zor günde geri gelecektir."

Bir oyun yazarıyken Çek Devlet Başkanlığı'na getirilen Vaclav Havel, ilk konuşmasında (1 Ocak 1990) şunları söylemişti:

- Benden öncekiler size, önümüzde ne kadar parlak ufuklar olduğunu söylediler... Herhalde beni, sizlere yalan söylemem için bu makama getirmediniz.

Ve devam etmişti:

- Ülkemiz gelişemiyor... Ulusun yaratıcı ve manevi potansiyeli kullanılamıyor... Ahlaken hasta düştük... Sadece kendimizi düşündük.

Vaclav Havel "çareyi" de söylemişti:

- Herşeyin suçunu eski yöneticilere yıkamayız... En iyi parlamento veya en iyi hükümet, kendi başına birşey yapamaz... Çare... Özgürlük ve demokrasi... Hepimizin katılımı... Herkesin sorumluluk alması.

Havel "doğruyu söyleyerek" başladı.

İlk hedefi "halkın moralini yükseltmek" oldu.

O ŞİMDİ MEHDİ
Kemal Derviş bir Havel değil.

Daha Amerika'dan yola çıktığı anda "manşetlerin... Ekranların" ona verdiği rütbe "Mehdi"lik.

Mehdi, Hazreti Ali'nin 12 imamının sonuncusu.

Hicretin 256. yılında doğdu.

Fakat "öldüğünü gören olmadı."

"Ortadan kayboldu."

İnanışa göre "zor günde geri gelecek."

O gelince de...

Tüm ağaçlar meyve verecek.

Gökyüzündeki yağmur boşalacak.

Dirlik, düzenlik, bolluk olacak. Birisi "ey Mehdi bana şunu ver" deyince...

Mehdi de verecek.

Mehdi inancı insanların "barışa, huzura, mutluluğa olan özleminin bir simgesi."

Ancak "bizim Mehdi" Kemal Derviş şu ana kadar "kimseye birşey vermiş değil."

Hatta...

Vermek bir yana, o toplumdan "birşeyler istiyor."

"Mehdimizin" şunu bilmesinde yarar var:

"Moraller düzelmeden" insanların Derviş'e yardımcı olması zor.

SIFIR MORAL
Kültür Bakanı İstemihan Talay ile konuşuyorduk.

"Ekonomi... Derviş... Siyasal destek" konusu açılınca...

Talay dedi ki:

- İlk iş, psikolojik çıtanın yükseltilmesinde.

Daha sonra Fazilet Partili Cemil Çiçek'i gördük.

Söz yine "ekonomi'den... Derviş'ten... Halk desteğinden" açıldı.

Ve Çiçek şöyle dedi:

- Vatandaş ateş püskürüyor... Halkın psikolojisi çok bozuk... O yükselmeden kimse destek falan vermez.

Ardından, eski bakanlardan Köksal Toptan'la karşılaştık.

Daha biz ağzımızı açmadan, Toptan konuştu:

- Toplumsal moral sıfır... Kimse geleceğe umutla bakamıyor... Derviş'in önce bu psikolojik havayı dağıtması lazım.

DOST ACI SÖYLER
Kemal Derviş "gerçek havayı öğrenmek istediği için..."

"Beni eleştirin" dediği için.

"Dost acı söyler... Doğrunun söylenmesine gücenmem" dediği için...

"Genel havayı" yansıtmaya, bir başka örnekle devam edeceğiz.

Bu defa konuştuğumuz kişi "siyasetçi" değil.

Manyas'ın, Kızıksa Köyü'nden Ahmet Kalyoncu. (0266 811 70 52)

Kalyoncu dedi ki:

- Köylü perişan... Ekim yapacağız ama gübreye verecek paramız yok... Derviş Bey bunu bilsin... Ayrıca... Bir ricamız daha var... Yağmur yağdırsın.

Eeee, "Mehdi" olmak kolay değil.

MEKTUP
"Genel havayı" burada noktalayalım...

Şimdi de "hükümetin içindeki havaya" göz atalım.

Ve Özelleştirmeden Sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova'nın, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'e gönderdiği mektuba bakalım.

Mektup "iki sayfa."

"Birinci sayfada" deniliyor ki:

* Likidite problemi en kısa zamanda çözülmelidir.

* Aksi halde hastalık tüm mali sektörü saracaktır.

* Ve hastalık, tedavisi imkânsız hale gelecektir.

* Ziraat, Emlak ve Halk bankalarının "ortak yönetime" alınması yetmez.

* Bu üç banka "bir tek banka adı altında" birleştirilmelidir.

* Fon bankalarının satılamayanları da "bu evliliğe" dahil edilmelidir.

* Böylece ülke genelinde bin şubesi olan, rekabet gücü yüksek, büyük bir banka doğmalıdır.

* Gereksiz şube ve personel, tasfiye edilmelidir.

* Bu bankaların gayrimenkulleri ve iştirakleri nakde dönüştürülmelidir.

ÖNERİ
Mektubun ikinci sayfasında ise...

"Cesur bir öneri" yer alıyor.

"Özetle" şöyle:

- Devlete güvenen bankalar düşük getirili hazine kağıdına paralarını bağladılar... Ve zarar ettiler. Sektörün on milyar dolar düzeyindeki öz kaynağı yok olma noktasında... Güvenin yeniden oluşması için... 2000'den bu yana ihraç edilmiş ve henüz vadesi gelmemiş kağıtların, o tarihteki faizi ile şu anda piyasada oluşan faiz arasındaki fark karşılanmalıdır.

ULUSAL BANK
Yüksel Yalova ile konuştuk.

İki şey söyledi:

1. Ne yapılacaksa 20 Mart'a kadar yapılmalıdır... Zira 21 Mart'ta üç milyar dolar iç borç geri ödemesi yapılacak.

2. Türkiye, zamana karşı büyük bir yarışın içindedir.

Yalova'ya sorduk:

- Derviş'e önerdiğiniz "banka evliliği" nasıl bir sonuç getirecek?

- Yeni ve güçlü bir banka doğsun... Onu öneriyorum... Adı ne olursa olsun... Ama dünya bunu "Türk Ulusal Bankası" olarak algılasın... National Bank of Turkey gibi...

UÇAĞIN PENCERESİ
Yazımıza Vaclav Havel'in "ilk konuşmasıyla" başlamıştık.

Yine "onunla" nokta koyacağız.

Havel o konuşmada demişti ki:

- Sadece uçağın penceresinden bakan bir yönetici değil, yurttaşlarım arasında dolaşan ve onları can kulağıyla dinleyen bir insan olacağım.

Derviş şu anda meşgul.

"Yurttaşların arasına girmeye" zamanı yok. Onun için sadece "uçağın penceresinden" bakabilir.

Bugün biraz "uçağın aşağısını... Vatandaşın fotoğrafını" göstermek istedik.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır