


Derviş çalışıyor! Sıra orduda...! Ve Meclis'te...!
İstanbul'da ekmek 100 bin liraydı. Dün yüzde 50 zam koydular. 200 gram ekmek, sandviçten biraz irice, bir kişi sabah kahvaltısında ancak doyar. 150 bin lira yaptılar.
Enflasyon patlıyor.
Al kaşağıyı gir ahıra...
Bütün atlar kişniyor...
İşte pırlanta beyin, dahi bankacı Erol Aksoy'un süslü püslü, görkemli bankası İktisat da kişneyerek gümledi. Prof. Dr. Kemal Derviş, yemin etti, girdi ahıra elinde kaşağıyı çalışmaya başladı.
Planını açıkladı. Üç hedef koydu...
Bütün süsüne püsüne, görüntüsüne, reklamına rağmen bankacılık sisteminin erime içinde olduğu ortaya çıktı. 81 bankanın aşağı yukarı yüzde 80'i bahar güneşine tutulmuş dondurma gibi eriyor. Kamu bankaları ve özel sektör bankalarının kendi özkaynaklarını yiyip bitirdikten sonra, kendilerine yatırılan paraları da yemekte oldukları anlaşıldı.
Derviş ne yapsın?
Derviş çalışıyor... Samimiyetle... Canla başla....
Bilimsel bilgiyle.... Vatanseverlikle...
Önce bu erimeyi durduracak.
***
Bankacılık sistemindeki erimeyi durdurmak için bankalara 13 katrilyon lira destek, 3 katrilyon lira da sermaye artırımı için toplam 16 katrilyon lira para pompalayacak.
16 katrilyon, büyük para...
Derviş parayı nerden bulacak? Para basacak.
Para basarak, bankacılık sistemindeki erimeyi durdurmanın enflasyonu azdıracağını o da biliyor. Ama Derviş ne yapsın? Denize düşen yılana sarılır, yılan da onu sokar. Derviş denize düştü. Derviş iki beladan en az belalısını seçti, ona sarılıyor. Para basarak bankalara pompalamazsa, "Kapattım Erol'un İktisat'ını, buna para yatıranların parası da battı" demek zorunda kalacak. İkinci bela daha büyük olduğu ve ülkeyi iyice uçuruma götürme riski bulunduğu için Derviş, birincisini seçiyor.
Önce erimeyi durduracak.
Bankacılık sistemini yeniden fabrikalara, tezgâhlara, işletmelere, tarlalara kredi açabilecek duruma getirecek ki, duran ekonomi çalışmaya başlasın.
Sonra sıra ikinci adıma gelecek.
İkinci adımda Derviş, dövize müdahele ederek, doları ekonominin kaldıracağı ve gelecek dış kaynağın omuzlayabileceği bir noktaya getirmeye çalışacak. Ve getirecek. Sonra, enflasyona uygun bir reel faizin oluşup oturması düğmesine basacak.
***
Sıra gelecek üçüncü adıma.
Üçüncü adımda ülkeyi krizlerden krizlere sokan 'büyük deliklerin kapatılması' operasyonu var. Denk bütçe yapmak. Ülke ekonomisinin direksiyonunu yeniden, sürdürülebilir bir zenginleşmeye doğru çevirmek. Enflasyonu yılda yüzde 5'e indirmiş ve AB Katılım Ortaklığı Belgesi'ne uyum yapabilecek Ulusal Program'ı hazırlamış bir Türkiye yaratmak.
Derviş çalışıyor...
Demokratik sistemin, parlamenter rejimin son umudu Derviş, canla başla, bilimsel bilgiyle, büyük bir vatan sevgisiyle uğraşıyor.
Derviş'i desteklemeliyiz...
Bütçenin yüzde 20'den fazlasını alan ordu, harcamalarında tasarruf yapılmalı. Genelkurmay, "Batık ekonominin güçlü ordusu olamaz. Orduların birinci görevi ekonominin güçlenmesi, ülkenin zenginleşmesidir" diyerek silahtan, tanktan, toptan, uçaktan ve diğer kalemlerden özveri yapar bunu da halka açıklarsa bu büyük moral olur.
Manevi vitamin olur. Harika olur.
***
Derviş'i desteklemeliyiz.
Meclis de ona omuz vermeli.
Türkiye'de çürümüş siyaset yüzünden bakanlıklar arpalık haline getirildiği için bu krizler patlıyor. Bakanlıklara bütçeden büyük paralar ayrılıyor, bu paralarla bakanlıklar tembel, miskin, beceriksiz, bilgisiz parti yandaşı insanlarla dolduruluyor. Devletin açığı büyüyor. Ve devletin hizmet kalitesi düşük olduğu için krizler patlayıp, halk fakirleşiyor.
Meclis artık dürüst olmalı...
Bakanlık sayısı indirilmeli...
36 bakanlık sayısıyla dünyanın en çok bakanlı ülkesi Türkiye... Afrika kabile devletlerinde bile bu bolluk yok! Aşağı yukarı Türkiye ile aynı nüfusa sahip fakat, toplam milli geliri Türkiye'den 6 kat daha fazla ülkeler 12 bakanlıkla yönetilirken bizde 36 bakanlık.
Korkunç bir harcama...
Karşılığında kalitesiz devlet hizmeti ve ülkeyi krizlere sokan beceriksizlik.
Yarın size bu korkunç israfı kıyaslamalı olarak burada yazacağım.
Ekmek 150 bin lira oldu.
Enflasyon patlıyor.
Derviş, canla başla çalışıyor.
Sıra orduda ve Meclis'te... Hadi görelim!