kapat

16.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
'City' farkı
New York'lu şef Tom Colicchio'nun, Gramercy Tavern'deki çeşitlerinin, Ahmet Usta'nın Refik'teki lezzetlerini anımsatacak üslupta olmaları, şüphesiz ustalığının yanı sıra mutfakta rahat bir üslubu savunmasından kaynaklanıyor

Deli dana için son çare: Avrupa'da millet fare benzeri kunduzu, şarap sosu ve sarımsakla, 70 dakika fırınlayarak yiyormuş... Teknolojinin lezzete müdahalesi yetmiyormuş gibi bir de başımıza bu bela geldi. Genleri değiştirilmiş domatesler "al sugo"nun (esası erik biçimi İtalyan yaz domatesleri ile yapılan makarna sosu) tadını tuzunu alıp götürmeleri yetmiyormuş gibi bu kez de bolognese sosu sabote edildi...

Bu gibi komplikasyonlar tabii lezzet sahnesinde yeni operasyonları gerektiriyor... İlk atak Paris'in lezzet piyanisti Alain Plassard'dan. Kırküç yaşındaki Plassard'ın ünlü lokantasındaki Arpege'de mönü sadece sebzelerden oluşuyormuş. Etsiz; şalgam, havuç, kereviz, vs.den oluşan bu degustasyon mönüsünün fiyatı da eski etli mönüler gibi 3000 Frank'mış (Newsweek'den özet nakil). Şef haklı zira artık layıkıyla yetiştirilmiş sebze bulmak sağlam et bulmaktan çok daha zor...

Ne gariptir ki, genetik müdahale görmemiş bir yiyecek bulmanın en zor olduğu Amerika, en çok lezzet çalışmasının yapıldığı ülke. Şöyle demeliyim. Amerika'da bir sürü genç şef, lezzetli yemek yapmak için savaş veriyor. Malum lezzetsiz bir malzemenin üzerine kuş kondursanız nafile. Bunun için günümüzde tek çare organik ürünler... Hayvanlar organik beslenmiş olacak. Gübreler organik ve dolayısı ile ürünler de organik olacak ki; yapılan yemek bir şeye benzesin. Amerika bunun iyice farkında...

Laf lafı açmışken (Türk dili insana ne kolaylıklar sağlıyor!) Amerika'nın organik fanatiklerinden biri de New York'ta birden parlayan şef Tom Colicchio. Özellikle bu tür malzeme seçimi ile methedilen bir şef. Ben de geçen şubat henüz açılmış olan lokantası Gramercy Tavern'de bir yemeğini yemiştim. Yemek muhteşemdi! (Böyle kesin sözcükler her zaman çok etkileyici oluyor) Kuzu derseniz lokum. Paris, St Germain semtinden bir klasik: Le Petit Zinc'in taze kekikli ızgara epaule d'agneau'sunu anımsatmıştı. İlikli dana eti ise hani kaşıkla yenecek kadar yumuşaktı. Zaten öyle yaptık. Zira heykeltraş garsonumuz etin üzerine bir de pırıl pırıl et suyu gezdirdi. Bizde alası vardı demek gibi olmasın ama, bu çeşit de bana İstanbul'daki "Refik"in enfes pazılı kapamasını hatırlattı. Refik'tekinin suyu da ne hikmetse pınar suyu gibi berraktır. (Ahmet usta ser verip sır vermediği için günlerdir bu berraklığın sırrını çözmeye uğraşıyorum.)

Geçtiğimiz ay çıkan Colicchio'nun "Think Like a Chef" (Şef gibi düşün) adlı kitabında, organik malzeme kullanımı dışında verdiği güzel öneriler de var. "Tarife bağlı kalmayın; esnek olun" diyor. Kendisinin New York gibi "city" tarzını oluşturmuş bir kentte, dekorasyonu ile de vurguladığı, böyle tipik bir taverna, meyhane veya bistro gibi bir lokanta açmış olmasının nedeni de böylelikle belli olmuş oldu. Mutfakta rahat bir üslup savunan Colicchio, görücüye çıktığı lokantasında, ustalığının yanı sıra belli ki bu rahatlığı öne çıkarmak istiyor. Çeşitlerinin Paris'teki klasik bir bistro ile bizdeki ünlü meyhane Refik'in lezzetlerini anımsatacak üslupta olmaları da şüphesiz bu yüzden. Ne damağa yabancı lezzetler; ne de iç üşüten bir ambians... Ancak yine de bir New York farkı olacak. Zira Colicchio "tapioca" (Güney Amerika'da bir tür kök ürünü) gibi bir malzemeyi görünce dayanamayıp, kişnişle rayihalandırarak bir hovardalık da yapmaktan kendini alamıyor... Colicchio'nun geçtiğimiz ay eskisine bir dehlizle bağlı "Craft" adında yeni bir lokanta daha açmasına şaşmadım, hatta sevindim. Zira Gramercy Tavern'in rezervasyon listesi THY'nın Bodrum yaz seferlerindeki kadar dolu idi...


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır