kapat

16.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Neco 'mai ve siyah'
Neco, 'Sanatçılar üçüncü sınıf vatandaş' diyor, kendini Sabahattin Eyüboğlu'na benzetiyor ve toplum için bir şey yapmak zorunda hissediyor. Yeni bir albüm ve iki kitap projesi var

Neco bir süredir TV ekranlarına, şarkı söylemenin dışında farklı bir yönüyle çıkıyor. Dinden, siyasetten konuşuyor. Bir de bakıyoruz, o sadece bu programlara katılmakla kalmıyor; bir de Türkiye'yi geziyor, konferanslara katılıyor. Sanatçı kimliğinin yanına yeni bir kimlik ekliyormuş gibi görünüyor.

'Hair' ve 'Evita' müzikallerinin ardından, şimdi de 'Sefiller' oyununda seyirci ile buluşan Neco, 1996'dan bu yana Akşam gazetesinde köşe yazarlığı, Güneş gazetesinde de spor yazarlığı yapıyor. Ve Neco itiraf ediyor: "Sanatçılar bu toplumda üçüncü sınıf. Ben bir kalem üste çıktım."

* Siz değiştiniz mi? Yoksa hep böylediniz de biz mi fark etmemiştik?

Toplum için bir şeyler yapmam gerektiğini hissediyordum. Şimdi kendimi Sabahattin Eyüboğlu ile çok özdeşleştiriyorum. "Mavi ve Kara" adlı kitabı başucu kitabım.

* Yaşar Nuri Öztürk ile beraber ekrana çıkıyorsunuz...

Yaşar Nuri Hoca'yı işinde çok başarılı buluyorum. Programlara çıkıp birkaç kelam edebilmek kolay değil. Gönlümü ortaya koymaktan öte bir şey yapmıyorum.

* Siz nasıl inançlı biri oldunuz?

Müslüman bir anne babanın çocuğu olarak doğdum. Sonra sorguladım kendimi. Kuran'ı, İncil'i okudum. Bu yönde eksiklikleri de gördüğüm için düşüncelerimi, edindiğim bilgileri aktarma isteği duydum.

* Dinden, siyasetten konuşan sanatçıya toplum inanıyor mu?

Bu toplumda sanatçılar üçüncü sınıf vatandaş. Ve o kadar da saygı görüyorlar.

* Sınıflar mı var toplumumuzda?

Türkiye'de cumhuriyet olmasına rağmen monarşik bir düzen var. Ekonomik ve siyasi gücü olan insanlar birinci sınıf, memur ve bürokratlar ikinci sınıf, sanatçı, işçi ve çiftçi üçüncü sınıf vatandaş.

NECO GİTTİ BAŞKA BİRİ GELDİ
* Şarkı söylemenin dışındaki kimliğinizle tanınmaya başladığınızdan beri sizin için neler değişti?

Neco olduğum zamanlar içerisinde çok abartıldığımı da gördüm, yerildiğimi de gördüm. Ne zaman düşüncelerimi yazmaya başladım, işte o Neco gitti başka biri yerine geldi. Bir kalem daha yukarı çekildiğimi gördüm.

* Sanatçıların üstüne mi çıktınız?

Bu toplumda sanatçı ne yaparı kesinlikle öğretmek gerekir. Rakı masası eğlencesinden öteye gitmeyen bu müzik türü ile ve sanat anlayışıyla, Türk kültürü çok kayba uğruyor. Bu anlamda Türkiye'de sanatçının yeri hâlâ belirlenmedi.

* Yazmaya nasıl başladınız?

Yıllardır çok okuyan bir adamım. Yazmak benim için zor olmadı. İki kitap projem var. Biri Türkiye'de cumhuriyet dönemi ve öncesi müzik sanatı ile ilgili. Diğeri de annem, babam ve büyüklerimden aktarılan bir hikaye. Roman olacak.

CENK KORAY'I ARIYOR
* En yakın arkadaşınız Cenk Koray'ı kaybettiniz. Bir insanın yakınını kaybetmesi nasıl bir eksiklik doğuruyor yaşamda?

O öldüğünden beri kendime gerçek bir dost arıyorum. Her şeyimi paylaşacağım ve yeri geldiğinde çocuklar gibi saçmalıklar yapabileceğim gerçek bir dost arıyorum. Örneğin o öldüğünden beri fıkralarla ilişkimi kestim. Çünkü Cenk ile beraber fıkraların keyfine varırdım. O aklıma geldikçe onun olmadığını biliyorum ve keyfim yok. Kafama ve zevkime göre düşüncelerimi paylaşacağım bir dost arıyorum. Erken bırakıp gitti.

Gülmeyi unutan adam
Neco'nun gerçek adı Tahir Nejat Özyılmazer. İstanbul 1948 doğumlu. 1964'te Altınparmak orkestrası ile müzik hayatına başladı. 1968'de ilk radyo emisyon programında Neco ismi ilk defa İlhan Feyman tarafından dile getirildi. 1970 yılında İstanbul Gelişim Orkestrası'nın kuruluşunda yer aldı. 1971'de ünlü müzikal "Hair" de başrollerden biri olan Berger'i oynadı. 1974 yılında yalnız çalışmaya başladı. İlk 45'lik plağı "Ne Bu Halimiz Böyle/Gülmeyi Unutan Adam" idi. 1975'te içinde Pembe Panter'in dünya ve Türkiye'de ilk sözlü düzenlemesinin de bulunduğu "Kızmayın Bana/Pembe Panter" plağını yaptı. Albümler birbirini izledi. Türkiye'yi Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil etti. 1989 yılında dünyaca ünlü "Evita" müzikalinde Che rolünü oynadı.


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır