kapat

13.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
OKAY GÖNENSİN(ogonensin@sabah.com.tr )


Sulandırma imkânı kalmadı

Ankara'da dün güneş doğarken Kemal Derviş ekonomi bürokrasisi ile toplandı. Sonra Bakanlar Kurulu toplandı. Toplantı sonrası yapılan açıklamaya göre Başbakan Ecevit, yeni ekonomik programla ilgili bir sunuş yaptıktan sonra "diğer" konulara geçildi, bu arada önemli bir konu olarak, Ankara-İstanbul hızlı tren projesiyle ilgili çalışmaların başlaması ve Ulaştırma Bakanı başkanlığında bir komite kurulması kararlaştırıldı.

Ayak sürümeye devam
Bundan sonra Başbakan, Başbakan Yardımcıları ve yemin etmediği için görevine resmen başlayamayan ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Derviş biraraya geldi.

Bu trafiğe bakınca iki kesin gözlem yapmak mümkün.

Birincisi: Bakanlar Kurulu'nun, ülkenin en önemli ve bugünkü acil meselesiyle, ekonomik krizle bir ilgisi yoktur.

İkincisi: Bir saat bile ertelenemeyecek olan "ameliyat"la ilgili olarak hâlâ ayak sürümeye, kararları sulandırmaya çalışanlar vardır.

Mali sistemde ameliyat
Bakanlar Kurulu'nun "fikren" ve "cismen", ülkenin en önemli meselesinin bu kadar uzağında olması, nasıl bir "yönetim zaafı" içinde olduğumuzu bir kez daha gösteriyor.

Ameliyatı sulandırmaya çalışanlar olması da, "siyaset"in ülkenin ne kadar gerisine düştüğünün vahim bir göstergesidir.

Türkiye "dibe vurmuştur". Ekonomik olarak, siyasi olarak, moral olarak. Dibe vuran ülkenin tekrar ayakları üzerinde dikilebilmesinin birinci koşulu güçlü ve güvenilir bir ekonomi yönetimiyle mali sistemden başlayacak ameliyattır. Bu ameliyatı geciktiren her hareket "vatana ihanet"e eşittir.

Kamu bankalarını, bütün ekonomiyi kemiren kanserli hücrelere dönüştüren, özelleştirmeleri engelleyerek sistemi tıkayan, siyasi çıkar uğruna devlet açıklarını büyüten bütün yönetimler bugün açığa çıkan "vatana ihanet" eyleminin ortakları durumundadır.

On dört ay uygulanan ekonomik program başarısızlıkla sonuçlanınca kendilerinin görevlerini yapmadıklarını gizleyerek "Uluslararası Para Fonu bizi yanılttı" diyen yöneticilerin, bu sözleriyle inandırıcılıklarını iyice sıfırladıklarını görmemeleri mümkün değildir.

Hasta masada kalır
Bugün toplumun Kemal Derviş'i bir "umut" olarak görmesinin anlamı bellidir. Siyasi yapıdan umut kesilmiş, bu yapının dışında "ışık" aranmaya başlanmıştır.

Siyasi yapının içindeki "görmez unsurlar," sulandırma çabalarını eski yöntemlerle devam ettirmelerinin sonuçlarını kendileri elbette görmemektedir.

Ameliyat, kamu bankaları ve mali sistemden başlayarak en hızlı ve kararlı şekilde uygulanmak zorundadır. Bir önceki ameliyatın başarısız olması bu "son" ameliyatı daha da kritik ve belirleyici hale getirmiştir. Geçen ameliyat Türk halkını ve Türkiye'yi yarı yarıya fakirleştirmiştir.

Bu ameliyatın hiçbir risk taşımadan ve bütün gerekleriyle yapılması dışında bir seçenek kalmamıştır.

Ve bu ameliyat siyasi yapının, idari yapının "tam katılımı" ile yapılmak zorundadır. Bu katılım olmazsa, küçük hesaplarını hamasi "vatan, millet" nutuklarının arkasına gizleyen unsurlara tekrar sulandırma imkânı verilirse, hasta ameliyat masasında "kalır".

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır