kapat

13.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
MEHMET TEZKAN(mtezkan@sabah.com.tr )


Korkarım.. Yine mafya kazanacak..

Anadolu'dan gelen, bir lokma ekmeye muhtaç insanlardı.. Başlarını sokacak yerleri yoktu.. Briketten derbe çatma tek göz odalı barınaklar yaptılar..

Kentin çok uzağındaydılar. Hani gece kurt iner dediğimiz yerler var ya her biri böyleydi. Ne yürüyecek yolları, ne içecek suları vardı..

Gecekondu hayatımıza böyle girdi. Hazine arazilerinin işgali böyle başladı..

Ve aradan yıllar geçti..

Bir de baktık ki büyük kentlerin çevresi halka halka örülmüş..

Bir de baktık ki bu yerleri işgal edenler, sandığımız gibi elinde avucunda bir şey olmayan göç kurbanı insanlar değil..

Biz oy avcılığı yaparken, biz yoksul edebiyatı yaparken, arazileri mafya kapmış gitmiş..

Çıkar çıkarabilirsen..

Sat satabilirsen..

Yağmayı durdurmanın tek bir yolu vardı.. Hazinenin elinde kalan alanları parselleyip satmak..

Önce Turgut Özal denemeye kalktı.. Ortalık birbirine girdi.. Siyaset mantığı yendi.. Özal nasıl olur da devletin arazilerini satabilirdi?

Sattırmadılar tabii...

Sonra Çiller ortaya çıktı.. O farklı bir yöntem izledi..

Madem ki hazine arazileri gecekonducuların işgali altındaydı.. Madem ki devlet artık onları çıkaramıyordu o halde bedelini almalıydı..

Çiller, 1995 seçimlerinden önce bu projeyi gündeme getirdi..

Kendisine ait tek ya da birkaç katlı gecekonduda oturanlar vergi ödedikleri bedel üzerinden taksitle binanın sahibi olacaklardı..

İçinde kiracı bulunan gecekondular ise rayiç bedelle satışa çıkacak, en çok veren alacaktı..

Sonuç fiyasko oldu.. Seçim yatırımı, oy avcılığı diye muhalefet ayağa kalktı..

Hazine arazileri yok pahasına peşkeş mi çekiliyor diye ortalık birbirine girdi..

Ve olan oldu.. Sonunda ne satış oldu ne de af.. Ama af sözü bile dağın taşın işgal edilmesine yetti..

Çiller satmaya kalktığında Türkiye'de 1 milyon 700 bin gecekondu vardı.. Oturanların yüzde 32'den fazlası kiracıydı..

Bugün 2.5 milyona yaklaşıyor..

Siyaset, bu oy deposuna elini uzatmaya korkuyor.. Nasıl uzatsın ki.. Depo kime çalışırsa o iktidar oluyor..

Depo kimi gösterirse koltuğa o oturuyor..

Bugün seçim meçim yok ama kamu arazilerinin satışı gündeme geldi..

Ekonomik kriz.. Maliye'nin kaynak arayışı, kamu alanlarının, işgal altındaki arazilerin, değerli binaların satışını zorunlu hale getirdi..

Yumurta kapıya dayandı, siyasetçilerin aklı başına geldi..

Türkiye 20 yıl önce yapacağını şimdi yapmaya kalkıyor..

Ama göreceksiniz.. Bir kaç değerli arazi, bir kaç değerli bina dışında satış fiyasko olacak..

Çünkü çok geç kalındı.. İş işten geçti..

Kendimizi kandırmayalım..

Adam niye alsın ki.. Zaten işgal etmiş yıllardır oturuyor..

Durduk yerden cebinden neden para çıksın ki..

Bir kaç arpalık arazi varsa onu da mafya kapar olur biter..

Sonra.. İstanbul'un yarısı satılık zaten.. Hem de yok parasına satılık.. Ama alan yok.. Ne emlak para ediyor ne de boş arazi..

Maliye diyor ki, Kartal'da bulunan işgal altındaki 670 dönümlük alan öncelikle satılarak 300 trilyonluk kaynak yaratılacak..

Bakın bakalım satılacak mı?

Siyaset İstanbul'un ipini yıllar önce çekti..

Siyasi patronaj yıllar önce hazine arazileri parselleyip oy adı altında sattı..

Şimdi ikinci kez mi satılacak..

Arazi işgalcileri bedelini oy vererek çoktan ödedi..

Bir mala iki kere bedel ödenir mi?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır