kapat

13.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
GÜLAY GÖKTÜRK(gokturk@turk.net )


"Büyük siyaset" yapmak

Yeni ekonomi programı henüz açıklanmadı. Ama biz, yapılan bazı kısa açıklamalardan programın ana hatlarını çıkarabiliyoruz. Dünya Bankası'ndaki uzmanlık alanı yoksullukla mücadele olan Kemal Derviş, yoksulluğu önlemenin yolunun liberalleşmekten geçtiğini görüyor.

Ama bunu, tek başına onun görmesi yetmez.

Bu gerçeği, geniş kitleler de görmeden ve kavramadan, bu kısır döngünün kırılması konusunda geniş bir konsensüs oluşmadan, liberal siyasetçiler de mucize yaratamaz. Toplumun geniş kesimlerinin bu gerçeği görmesi için şimdiye kadar hiç olmadığı kadar dobra bir tartışmanın başlaması gerekir.

Ben Sayın Derviş'in yerinde olsam, hemen, hiç vakit kaybetmeden halkla doğrudan ilişki içine girer ve programımı geniş kitlelere aracısız bir biçimde aktarırdım. Derdimi önce koalisyon ortaklarına, etrafımdaki bürokratlara anlatmak, onları ikna etmek ve onlar aracılığıyla halk kitlelerine ulaşmak yerine, doğrudan televizyon ekranına çıkar, halkı ikna etmeye çalışır, sonra da oradan aldığım güçle Bakanlar Kurulu'ndaki, bürokrasideki ya da Meclis'teki engelleri aşmaya çalışırdım.

Televizyon ekranından insanlara devlet ekonomisinin nasıl iflas ettiğini hiçbir şey gizlemeden bütün açıklığıyla ortaya koyar, kimseyi kızdırmaktan, kimseyi gocundurmaktan korkmadan; ekonominin irili ufaklı bütün "kaçak" noktalarını bir bir sayar, bu kaçaklar tıkanmadığı takdirde birlikte yaşayacağımız hiperenflasyon felâketini bir güzel tasvir eder, sonra da tabloyu düzeltmek için yapılması gerekenleri açıkça ortaya koyardım.

Halkın bazı kesimlerine, enflasyonun hem kurbanı, hem de yaratıcısı olduklarını anlatırdım. Onlara, kendi orta vadeli çıkarlarının da radikal bir değişimde olduğunu, hesap kitapla ispata çalışırdım.

Eğer Kemal Derviş, etrafını kuşatan siyaset sınıfı içinde boğulup gitmeden, girift rant mekanizmasının kurbanı olmadan, derhal ve aracısız (doğrudan) bir şekilde halka ulaşamaz ve programını onlara aktaramazsa başarı şansı çok zayıftır.

Hemen söyleyelim ki, bu programın bütün halkın desteğini alacağını sanmak hayaldir. Üstelik de bu programdan zarar görenler sadece yolsuzlukla beslenen bir avuç iş adamı ve politikacı değil, bazı temel kitleler de olacaktır.

Ama zaten siyasetin farklı toplum kesimlerinin çıkarlarını temsil etmesi dediğimiz şey de bu değil midir? Hedef, bütün seçmenlerin değil, bu programın hayata geçirilmesine yetecek oranda ve ağırlıkta bir seçmen kesiminin desteğini kazanabilmektir.

Eğer program yeteri açıklıkta ve samimiyette ortaya konursa, şimdiye kadar yürütülen demagojiler etkili biçimde çürütülürse, ben bunun mümkün olabileceğini düşünüyorum.

Derviş'in programı; en başta, üretim yapan, vergisini ödeyen, daha çok üretmek, bunu dışarı satmak isteyen kesimlerin; yaptığı iş her neyse, onu verimli bir şekilde yapmaya hazır olan kesimlerin, globalleşme çağını kavrayan ve gelecekte dünyayla rekabet etmezse yok olacağının farkında olan gençlerin; kısacası Türkiye'nin en aktif, en dinamik, en vasıflı ve gelecek vaadeden kesiminin desteğini alabilir.

Derviş'in tek şansı, tam bir şeffaflık ve dobralıkla "Büyük siyaset" yapmaktır. Büyük siyaset onu, Türkiye'nin geleceğini temsil eden kesimlerle birleştirecektir. Bu program ancak bu yolla siyasi taban kazanabilir. Ve bu gerçekleşirse, Türkiye uzun bir süredir ilk defa, sorunlarını siyaset yoluyla çözüme doğru yönelir.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır