kapat

13.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )


Yasal reform zenginliğe kapı açar

Ne garip değil mi? Dönüp dönüp aynı konulara değiniyoruz. Çünkü evimiz alev almışken bile, birtakım insanlar sorunları görmüyor; görmek istemiyor.

Hâlâ döviz, repo, faiz tartışmaları yapılıyor bu ülkede.

Yani ağır yara almış ve yavaş yavaş sulara gömülmekte olan gemide, kamara kavgasına tutuşuluyor.

Gelin hep birlikte şu deliği tıkayalım, geminin yarasını tamir edelim dediğinizde de yüzünüze tuhaf tuhaf bakıyorlar.

Demek ki bu ülkeye, şubat dersi de yetmemiş.

Ne yazık ki biz öğrenene kadar krizler devam edecek; hem de ağırlaşarak.

***

Biz diyoruz ki: Bu hükümet gitmeli ve yine koalisyon partilerinden çıkacak yeni bir hükümet, dışardan atanacak bakanlarla birlikte görevi devralmalı.

Artık önündeki kağıdı bile okuyamayacak hale gelen Başbakanımız dinlenmeye çekilmeli.

Hiç vakit kaybetmeden yeni, sivil ve çağdaş bir anayasa için seferber olunmalı. Bu konuda sivil toplum kuruluşları da üstüne düşeni yerine getirmeli.

Siyasi partiler ve seçim yasaları derhal değiştirilmeli.

Bunlar olmadan halka güven vermek ve yangını söndürmek mümkün değil.

***

Şimdi birileri çıkıp diyebilir ki: "Biz mali piyasalardaki yangından söz ediyoruz. Sen kalkmış anayasa diyorsun. Hele para pul işleri düzelsin, ona da sıra gelir!"

Böyle düşünenler fena halde yanılıyor.

Çünkü şu andaki çözümsüzlüğümüz mali değil, siyasidir.

Siyasi yapınının bozukluğu, çürümüşlüğü ve gırtlağına kadar yolsuzluğa batmış oluşu, metastaz yapan kanserin ana tümörünü oluşturuyor.

Koskoca ülke uçuruma doğru sürükleniyor ama "Elim kırılsaydı!" diyen 65 milyon insan ne Başbakan'ını değiştirme gücüne sahip, ne de Meclis'i çalıştırma enerjisine.

Çünkü sistem kilitlenmiş.

Meclis'te 550 bağımsız millet temsilcisi değil, sanki 550 robot oturuyor.

Genel Başkan'ın bastığı düğmelerle hareket eden robotlar.

Herkes birbirini aklıyor, paklıyor ve ne gensoru kurumu çalışabiliyor, ne güvenoyu tazelemesine başvurulabiliyor.

Bizimkiler, "Devlet benim!" diyen Fransa Kralı'nda olmayan yetkilere sahip.

***

Çözüm Anayasa ve diğer yasaların bir an önce değişmesinde.

Çünkü Türkiye'ye yabancı sermaye gelmeden hiçbir şey yapılamaz.

Bunun çaresi de dışarıdan para dilenmek değil, sağlam, şeffaf, yolsuzluklardan arınmış, istikrarlı, demokratik bir ülke yaratmak.

Türkiye'nin en büyük şansı olan sayın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in diğer mesajlarıyla beraber, bayram mesajını da tekrar dikkatle okuyun:

Göreceksiniz ki bu büyük hukuk ve devlet adamı da aynı prensipleri dile getiriyor.

***

Zenginlik, refah, yolsuzluklardan kurtulmak ve krizlerden çıkıp, dünyanın onurlu ülkelerinden biri olabilmek yasal reformlara bağlı.

Milyonlarca insan bu iradeyi haykıramıyor mu?

Yeni bir anayasa diyemiyor mu?

Demokrasiyi ve çağdaşlığı talep etmek bu kadar mı zor?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır