10 günlük çalışma temposuyla herkesi hayran bırakan yeni bakan, kendisini tanıyanların "arı gibi çalışır" sözünü boşa çıkartmadı. 2-12 Mart tarihlerinde Washington-Paris-Ankara-İstanbul-Washington-Ankara arasında adeta mekik dokudu. Şafak bile sökmeden işe koyulup toplantılar düzenledi. İşte süper bakan Derviş'in 10 günlük programı:
* 2 Mart: Saat 17.30'da Ankara'ya geldi. "Türkiye'nin toplum yapısı sağlam. Krizi aşarız" mesajını verdi. Başbakanlık'ta saat 18.30'da Başbakan Ecevit'le biraraya geldi. Saat 20.00'de Hilton Oteli'ne yerleşti. Saat 21.00'de, Ankara'daki yakın akrabalarını ziyaret etti. Gece otele döndü ve dosyalarını okudu.
* 3 Mart: Saat 06.00 sularında Prof. Dr. Hurşit Güneş'le kahvaltı etti. Saat 07.30'da Merkez Bankası eski Başkanı Erçel'le görüştü. Öğle saatlerinde üç liderle biraraya geldi. Bu zirveden Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olarak çıktı. Hazine, Merkez Bankası, BDDK, kamu bankları ve SPK görev alanına bırakıldı.
*4 Mart: İstanbul'da güvendiği akademisyen ve bankacılarla durum değerlendirmesi yaptı. Basın mensupları aracılığıyla verdiği mesaj, "Yaza kadar düzlüğe çıkarız" oldu.
*5 Mart: Bayramın 1. günü saat 12.00'de bürokratlarla program taslağı üzerinde çalışmalarını hızlandırdı. Özelleştirme İdaresi Başkanı Uğur Bayar'la bir değerlendirme yaptı.
*6 Mart: Özelleştirmeden Sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova ile görüştü. Maliye Bakanı Sümer Oral'la telefon konuşması yaptı. "Radikal kararlar alalım" mesajını verdi.
* 7 Mart: Ekonomik programa destek arayışı için ABD'ye gitti.
*8 Mart: Derviş, ABD Hazine Bakanı Paul O'neill ve IMF Birinci Başkan Yardımcısı Stanley Fischer ile görüştü.
* 9 Mart: Dünya Bankası'ndaki görevinden ayrıldı. Uluslararası kuruluşların programı gördükten sonra destek vereceğini açıkladı.
*10 Mart: Meksika Merkez Bankası Başkanı ile konuştu ve bu ülkedeki krizden çıkış reçetesini dinledi.
*11 Mart: Saat 21.20'de İstanbul'a geldi. "Keskin, cesur ve kararlı olmalıyız" dedi.
* 12 Mart: Sabah 06.30'da bürokratlarla uzun bir değerlendirme yaptı ve ardından Bakanlar Kurulu'na yeni programı anlattı.
Derviş'in dün sabah 06.30'da bürokratlarla yaptığı toplantı, bir dönem aynı görevi üstlenen Ekrem Pakdemirli'yi hatırlattı. 1991 yılında ekonominin patronluğuna getirilen Pakdemirli de randevularını genellikle sabah saat 05.30-07.30 arasında gerçekleştirirdi.
Pakdemirli o tarihte ilginç çalışma tarzıyla ünlenmişti. Özellikle bu çalışma tarzından bürokratlar yer yer, "Mesaiye çok erken başlıyoruz, ne zaman biteceğini bilemiyoruz" diye şikayet ederlerdi.
"Kemal'i televizyonda gördüğümde önce hatırlayamadım. Daha sonra arkadaş sohbetlerinde onunla ilgili anılarımız canlanmaya başladı. Herkes bir şeyler anlatınca tablo belirginleşti. Onun sakin, evden okula, okuldan eve giden hali hemen aklımıza geldi. Sessiz bir çocuktu. Bir de kardeşi vardı galiba."
"Babası Rıza Derviş saygın biriydi. Çok da güzel bir sürat teknesi vardı. Hafta sonları onları bu tekne ile dolaştırırdı. Bunun dışında maddi durumları iyi olduğu için bazen okula faytonla gidip gelirdi."
* Günde 4.5 saat uyudu
* Akademisyen ve bankacı dostları ile
*10 saati aşkın telefon konuşması yaptı
* Bürokratlarla tek tek ve gruplar halinde toplam 30 saat program tartıştı
* Liderler ve bakanlarla 7 saat durum değerlendirmesi yaptı
* Medyanın yoğun takibine göğüs gerdi, sıcak ilişkiler kurdu ve kısa mesajlar verdi
Okan MÜDERRİSOĞLU-Emre KULCANAY