kapat

13.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Superbahis
Derviş'ten hızlı maraton
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, Türkiye'ye adımını attığı 2 Mart tarihinden itibaren gösterdiği performansla maratonculara taş çıkarttı.

10 günlük çalışma temposuyla herkesi hayran bırakan yeni bakan, kendisini tanıyanların "arı gibi çalışır" sözünü boşa çıkartmadı. 2-12 Mart tarihlerinde Washington-Paris-Ankara-İstanbul-Washington-Ankara arasında adeta mekik dokudu. Şafak bile sökmeden işe koyulup toplantılar düzenledi. İşte süper bakan Derviş'in 10 günlük programı:

* 2 Mart: Saat 17.30'da Ankara'ya geldi. "Türkiye'nin toplum yapısı sağlam. Krizi aşarız" mesajını verdi. Başbakanlık'ta saat 18.30'da Başbakan Ecevit'le biraraya geldi. Saat 20.00'de Hilton Oteli'ne yerleşti. Saat 21.00'de, Ankara'daki yakın akrabalarını ziyaret etti. Gece otele döndü ve dosyalarını okudu.

* 3 Mart: Saat 06.00 sularında Prof. Dr. Hurşit Güneş'le kahvaltı etti. Saat 07.30'da Merkez Bankası eski Başkanı Erçel'le görüştü. Öğle saatlerinde üç liderle biraraya geldi. Bu zirveden Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olarak çıktı. Hazine, Merkez Bankası, BDDK, kamu bankları ve SPK görev alanına bırakıldı.

*4 Mart: İstanbul'da güvendiği akademisyen ve bankacılarla durum değerlendirmesi yaptı. Basın mensupları aracılığıyla verdiği mesaj, "Yaza kadar düzlüğe çıkarız" oldu.

*5 Mart: Bayramın 1. günü saat 12.00'de bürokratlarla program taslağı üzerinde çalışmalarını hızlandırdı. Özelleştirme İdaresi Başkanı Uğur Bayar'la bir değerlendirme yaptı.

*6 Mart: Özelleştirmeden Sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova ile görüştü. Maliye Bakanı Sümer Oral'la telefon konuşması yaptı. "Radikal kararlar alalım" mesajını verdi.

* 7 Mart: Ekonomik programa destek arayışı için ABD'ye gitti.

*8 Mart: Derviş, ABD Hazine Bakanı Paul O'neill ve IMF Birinci Başkan Yardımcısı Stanley Fischer ile görüştü.

* 9 Mart: Dünya Bankası'ndaki görevinden ayrıldı. Uluslararası kuruluşların programı gördükten sonra destek vereceğini açıkladı.

*10 Mart: Meksika Merkez Bankası Başkanı ile konuştu ve bu ülkedeki krizden çıkış reçetesini dinledi.

*11 Mart: Saat 21.20'de İstanbul'a geldi. "Keskin, cesur ve kararlı olmalıyız" dedi.

* 12 Mart: Sabah 06.30'da bürokratlarla uzun bir değerlendirme yaptı ve ardından Bakanlar Kurulu'na yeni programı anlattı.

Şafak zirvelerini o da çok severdi
Ekrem Pakdemirli 91'de ekonominin patronluğuna getirildiğinde kurmaylarını sabahın köründe toplardı

Derviş'in dün sabah 06.30'da bürokratlarla yaptığı toplantı, bir dönem aynı görevi üstlenen Ekrem Pakdemirli'yi hatırlattı. 1991 yılında ekonominin patronluğuna getirilen Pakdemirli de randevularını genellikle sabah saat 05.30-07.30 arasında gerçekleştirirdi.

Pakdemirli o tarihte ilginç çalışma tarzıyla ünlenmişti. Özellikle bu çalışma tarzından bürokratlar yer yer, "Mesaiye çok erken başlıyoruz, ne zaman biteceğini bilemiyoruz" diye şikayet ederlerdi.

KILIÇ İSYAN ETMİŞTİ
Bu olaylardan en ilginci Pakdemirli ile dönemin Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarı Namık Kemal Kılıç arasında yaşanmıştı. Tüm bürokratlara sabah saat 06.30'a randevu veren Pakdemirli, bir tek Kılıç'ın bulunmadığı fark etmiş ve bunu merak etmişti. Kılıç, saat 09.00'da toplantı salonuna girmiş, Pakdemirli başta olmak üzere tüm ekip şaşkınlığını gizleyememişti. Şaşkınlığını ilk üzerinden atan Pakdemirli, "Namık Bey geciktiniz. Herhalde toplantı saatini yanlış bildirdiler" deyince Kılıç'ın cevabı salona bomba gibi düştü:

"Hayır efendim, toplantı saatini biliyordum, ancak dokuz gibi medeni bir saatte gelmeyi tercih ettim!"

DERVİŞ'TE İSYAN YOK
Ancak Kemal Derviş'in çalışma sistemine Pakdemirli'de olduğu gibi bir itiraz gelmedi. Ekonomi kurmayları Derviş'in çok sıkışık bir zamanda göreve başladığını, adeta zamana karşı yarıştığını belirttiler ve "Şafak zirvesini yadırgamadık. Umarız Türkiye daha fazla bu tür toplantılara ihtiyaç olmadan düzlüğe çıkar" dediler.

Okula faytonla giderdi
45 yıl önce birlikte okuduk. Babasının güzel bir sürat teknesi vardı. Okula da faytonla giderdi. Sessizdi biraz ama dersleri çok iyiydi. Biz oynardık, o izlerdiKemal Derviş hayatının çok kısa bir dönemini İstanbul Büyükada'da geçirdi. İlkokul 4'üncü sınıfı Büyükada İlkokulu'nda okuyan Derviş, orada bir yıl kaldı ama okul arkadaşları onu çoktan unutmuştu. Ancak Derviş'in ekonominin başına geçmesiyle birlikte anıları canlandı. Bu gelişme en çok onları sevindirdi. Özellikle de antikacı arkadaşı Mustafa Kuriş'i:

"Kemal'i televizyonda gördüğümde önce hatırlayamadım. Daha sonra arkadaş sohbetlerinde onunla ilgili anılarımız canlanmaya başladı. Herkes bir şeyler anlatınca tablo belirginleşti. Onun sakin, evden okula, okuldan eve giden hali hemen aklımıza geldi. Sessiz bir çocuktu. Bir de kardeşi vardı galiba."

"Babası Rıza Derviş saygın biriydi. Çok da güzel bir sürat teknesi vardı. Hafta sonları onları bu tekne ile dolaştırırdı. Bunun dışında maddi durumları iyi olduğu için bazen okula faytonla gidip gelirdi."

'BİRLİKTE DENİZE GİRDİK'
Kuriş şöyle devam ediyor: "Adadaki arkadaşlarla Değirmen kumsalına takılırdık. Kemal geldikten sonra bizle tanıştı. İlk başlarda o da bizimle geldi. Denize girdik, dolaştık, eğlendik. Ancak atılgan biri olmadığı için içimize tam anlamıyla giremedi. Genelde dışarıda kalıp bizi izlemeyi tercih etti."

10 GÜNDE...
*40 saat uçtu

* Günde 4.5 saat uyudu

* Akademisyen ve bankacı dostları ile
*10 saati aşkın telefon konuşması yaptı

* Bürokratlarla tek tek ve gruplar halinde toplam 30 saat program tartıştı

* Liderler ve bakanlarla 7 saat durum değerlendirmesi yaptı

* Medyanın yoğun takibine göğüs gerdi, sıcak ilişkiler kurdu ve kısa mesajlar verdi

Okan MÜDERRİSOĞLU-Emre KULCANAY


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır